Hasta ruhlar hayallerini hakikat zanneder,onların üzerine aldatıcı dünyalar kurarlar...
Sayfa 246·Kitabı okuyor
Yirminci Söz’ün İkinci Makamı
İşte Kur’an-ı Hakîm; enbiyaları, insanın cemaatlerine terakkiyat-ı maneviye cihetinde birer pişdar ve imam gönderdiği gibi yine insanların terakkiyat-ı maddiye suretinde dahi o enbiyanın her birisinin eline bazı harikalar verip yine o insanlara birer ustabaşı ve üstad etmiştir. Onlara mutlak olarak ittibaa emrediyor.
Envar Neşriyat·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tarih boyunca İslam davetçileri ya şehadeti tatmışlar ya da zindanları mesken edinmişler. Asrımızda da Seyyid Kutub ve Üstad Bediüzzaman gibi İslam önderleri zindanları mesken edinmiş, tutsak edilmeleri onları yollarından çevirmemiş, aksine İslam davasına daha fazla sarılıp zulme karşı dik durmuş, hiçbir zaman davalarından taviz vermemişlerdir. Bizler de bu İslam önderlerini kendimize örnek almalıyız. İçeride de olsak dışarıda da olsak davamızı, İslami duruşumuzu en layıkıyla temsil etmeliyiz, dünyevi menfaatlere meyletmemeliyiz...
Üstad bu benn
Yaşamaktan utanıyordu herhalde. Hayata karşı ayıp oluyordu. Onyüzbin şeyi birden yaşamak istiyordu. Hangisine sarılsa başkasına ayıp oluyordu. Kaç parça olabilirdi? Neden bu utançları bir yana itip yaşamaya çalışmadı? Gözlerini yerden kaldırmayı denemedi?
Ah bi çözebilsem söylecem üstad tasalanma
İllaki kavga etmemiz mi gerek Küfürler savurmamız mı gerek birbirimize sokak ortasında öfkeyle birbirine çıkışan bir sürü gerçek söyler bir sürü de yalan yalanı da gerçeği de öfkeleridir söyleten
Alıntı
5 Şubat 1983... Üstadım, "İslâm ve müslüman nedir?" suâline, suâlin karşılığı cevap yerine, ehline delil olacak söylemek istediğini tesbit ettiriyor: - "Şu işe 15 yaşında başlamışsam, 60 senedir düşündüm... Irkî bakımdan bizim çok münhat bir arazî sahibi olduğumuzu kabul ettim... Başka çaresi yok bu işi halletmenin... Müşahede lâzım... Allah ıstırabını çektirmediği şeyin nimetini vermez... Hakikaten ıstırap... Bu söylediklerim, şeye kaydediliyor mu?.. Video... Bu makine gide gide öyle bir yere gidecek ki, bir âleme, beşerî hiçbir cehde yer kalmayacak, hiç... Benim resmim çekilirken hazirûn görülüyor mu?" Ardından Şarlo misâli!..
Sayfa 569 - Ağustos 1994, “SELÂM SANA HAŞMETLİ AZAP!”, Yevmiye: Kamera Karşısında, İbda Yay.
Üstad Necip Fazıl Kısakürek