Barış geçmişinle her gün yeniden..
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:32
Şermin Yaşar'dan okuduğum 3. kitap 29 kısa öyküden oluşan kitap 172 sayfadır. Pencere önü muhabbetlerinde buldum kendimi. Hacannenin yalnızlığında üşüdüm, tıpkı onun gibi battaniyeye sarıldım. Kimi zaman ATM'de kart şifresini unutup paniğe kapılan amcaya yardıma gittim. "Beş dakika gecikince 'kusura bakma' dersin; birine kazara bir omuz geçirince dersin, üstüne yanlışlıkla çay dökünce dersin. Fakat insanın kalbini dağlayınca denir mi? Kusura bakma dağlarını kaplayan coğrafya öğretmeninin içindeki yangını dinlemek üzere sınıfın kırık penceresinin boşluğuna dayadım kulaklarımı .. Yeşilçam filmlerini aratan karakterlerle yanı başınızda sizinle dertleşen bu insanları çok seveceksiniz. Bitmesin diye her gün bir iki sayfa okudum. Tavsiye ederim efendim. Keyifli okumalar "Konuşana kadar herkes sıradan, herkes birbirinin aynısıydı; dertlerimizle farklılaşıyorduk, anlattığımızda birbirimizden ayrılıyorduk."
1000Kitap
Tarihi Hoşça Kal LokantasıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20238,1bin okunma
10/10
·312 syf.··
2026 70. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 00:56
❝ Ailenin açtığı yaraları kapatmaya zamanın gücü yetmiyordu.❞ Bu alıntıyla başlamak istedim incelememe çünkü bu alıntı romanın kalbindeki üç ana temaya değiniyor: “aile, yara, zaman” . Tüm kurgu bu üçü üzerinde yoğunlaşıyor. Birbiri arasında yüz yıl bulunan iki büyük hikayenin, romanın sonunda nasıl bir araya geldiğine şaşıracak ve Gece Açan Çiçekler in içinize işlemesine engel olamayacaksınız. Bir yanda Osmanlı’nın son çırpınış zamanlarından gelen İstanbulda bir derviş, diğer yanda Canfeda konağındaki insanlar. Hikaye iki ağızdan bambaşka zamanlarda anlatılıyor fakat bu anlatım, zihnimizde ve duygumuzda hiçbir kopukluk yaratmıyor. Aksine Tarık Tufan o büyülü kalemiyle kelimelere ruh üflüyor ve iki farklı zaman bir zamana dönüşüyor. İnsanın en savunmasız olduğu konu belki de “ailedir” çünkü seçim hakkı yoktur. Canfeda konağında işte bu bağın insanı nasıl bir yalnızlığa, acıya ve terkedilmişliğe sürükleyebileceğinin en çarpıcı örneğini görüyoruz. Ebeveyn olmayı beceremeyen iki insanın hem kendi hayatlarını hem de en çok çocuklarının hayatlarını mahvetmelerinin izlerini sürerken çok üşüyeceksiniz. “Bana sorsalardı bu sevgisiz dünyaya gelmeyi istemezdim.” Ben o kadar üşüdüm ki sürekli Yaşar Kemal in “Tanrı kimsenin başına vermesin böyle bir yalnızlığı” satırları yankılandı durdu içimde. Evin büyük kızı Halide hikayeyi anlattıkça içimde nice mumlar alev aldı, nicesi de söndü… “Zaman çatlağında, geçmişin ve geleceğin arasındaki karanlık mahzende unutulup kaldım, karşılaştığım her insan bana ağır kıvamlı bir yalnızlık bulaştırıyor.”Yalnızlık, Allah’ın sadece bana yazdığı bir yazgıymışcasına etimden, kanımdan bir parça haline geldi.” Öte yandan Osmanlı döneminin İstanbulunda bir tekkeden bize seslenen Derviş Ali, aşkın en yakıcı halinin ete kemiğe bürünmüş
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·416 syf.··
2026 50. kitabı
Uzun zamandır fantastik okumayan biri olarak bu kitap bana o eski hissi geri verdi diyebilirim Daha ilk sayfalardan itibaren Gümüştepe’nin o karla kaplı, soğuk ve biraz da ürpertici atmosferine çok kolay giriyorsunuz. Okurken gerçekten üşüdüm desem abartmış olmam. Eira, annesi ve kardeşiyle birlikte büyükannesinin yanına, Gümüştepe’ye geliyor. Ormanda kardeşiyle çıktığı bir gezinti sırasında kendini bir anda bambaşka bir dünyada buluyor. Üstelik bu geçiş tamamen kontrolü dışında gerçekleşiyor. Kardeşinden ayrı kalması, ne olduğunu anlayamadan yalnız ve savunmasız kalması o çaresizlik hissini çok iyi geçiriyor. Bir de geçmişinde babasının öldürülmüş olması gibi ağır bir yük taşıması, karakterle bağ kurmamı kolaylaştırdı. Fey dünyasına geçişle birlikte olaylar sadece geri dönme meselesi olmaktan çıkıyor. Eira’nın kendi dünyasına dönebilmesi için gerekenler, karşılarına çıkan engeller ve bu süreçte dahil olan karakterlerle birlikte olaylar daha da derinleşiyor. Nos, Marlo ve Zeina ile çıktıkları yolculukta hem bu dünyanın kurallarını öğreniyoruz hem de karakterlerin geçmişlerine dair önemli detaylara ulaşıyoruz. Özellikle Nos ve Marlo’nun geçmişine dair ortaya çıkan sırlar, olayların yönünü ciddi şekilde değiştiriyor. Bu sırların Eira’nın dönüşüyle bağlantılı olması bence kurguyu daha ilgi çekici hale getirmiş. Nos’un geçmişine indikçe karakter daha anlamlı bir hal aldı. Verilen fedakârlıklar da duygusal olarak bağ kurmamı sağladı Sonlara doğru tempo iyice yükseliyor Eira dönebilecek mi, Nos ile neler olacak derken sayfalar akıp gidiyor. Final ise tam merak duygusunu zirvede bırakacak şekilde bitiyor Genel olarak; atmosferi güçlü, akıcı ve o yolculuk hissini veren bir fantastikti. Serinin devamını kesinlikle merak ediyorum
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,671 okunma
"Bize Çanakkale'yi anlat!"
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 16:51
Cepheden dönmüş bir askere halkın söylediği şu cümlelerle giriş yapmak istiyorum: "Bize Çanakkale'yi anlat! Artık bizi bir daha horlamaz, küçük göremezler değil mi? Doğru mu? Söyle!" Hadi bize Çanakkale'yi anlat Turgut Özakman . Mehmetçiğiyle, Mustafa Kemal'iyle, Conkbayırı'yla, Anafartalar'ıyla, bilinen/bilinmeyen tüm kahramanlarıyla, hainleriyle, Almanların yanlış kararlarıyla, Nusret'iyle, toplanılmasına izin verilmeyip düşmanlarca yakılan şehitleriyle, okulda olması gerekirken cephedeki kınalı kuşlarıyla, kanla boyanan Boğaz'ıyla, atılan mermi ve topların vahşetiyle siperlere biriken toprağın altında kaldıkları için can veren şehitleriyle, bayram iznine gidecekken şehit olan Hüseyin Avni'siyle, cephe arkasındaki Türk kadının direnişiyle ve burada sayamayacağım daha tonla şeyle, her şeyiyle bize Çanakkale'yi anlat... Yazarın Türkiye üçlemesinin ilk kitabı olan Diriliş Birinci Dünya Savaşı'ndan itibaren başlıyor ve Çanakkale zaferiyle sona eriyor. İkinci kitabı olan Şu Çılgın Türkler'de Milli Mücadele'yi ve serinin son kısmı olan Cumhuriyet - Türk Mucizesi İkinci Kitap ve Cumhuriyet - Türk Mucizesi Birinci Kitap kitaplarında ise cumhuriyeti anlatacak bize... Kitabın kalınlığından korkmayın. Yazarın dili gayet akıcı ve okurken yormuyor. Yaklaşık son 120 sayfası açıklama ve kaynakça. Okurken açıklamaları okumayı ihmal etmeyin. Çok olduğu için bölünüyor gibi gelebilir ancak anlatılanlar onlarla tamamlanıyor. Bir de tavsiyem karakterlerin kim olduklarını okudukça bir kenara not almanız. Kitabın sonundaki katlanır harita, savaştaki yerleri gözümde canlandırmamda bana yardımcı oldu. Bunun yanında yeri geldikçe savaş planlarına, çıkarmaların nereden ve nasıl yapılacağıyla ilgili resimlere, askerlerin/komutanların fotoğraflarına ve savaşta çekilen fotoğraflara da yer verilmiş. Kitapta aynı zamanda Kanal Cephesi ve Kafkasya Cephesi gibi cephelerde
DirilişTurgut Özakman · Bilgi Yayınevi · 20146bin okunma
Doruat
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 00:07
Çok güzeldi . Tek başıma sinema izler gibi okudum . Doruat kışta ayazda kaldıkça üşüdüm. Kurtları gördükçe korktum. Hastalandığında o halsizliği hissettim .Tayını görüp sevinince sevindim, gözden kayboluşları beni meraklandırdı. Umarım Himmet Emmi ye gitmişsindir.
Duygu ve Düşünce
Yılkı AtıAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 20268bin okunma
10/10
·556 syf.··
2026 3. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 22:42
Yaklaşık on yıldır okuma listemde duran bir kitaptı. Bir türlü fırsat bulamamıştım okumaya ama keşke bulsaymışım. Öyle etkileyici bir anlatı öyle bir kalem ki. Madendeki insanlık dışı çalışma şartları, aç kalmamak için on yaşında madene indirilen çocuklar, aldıkları üç kuruş yövmiyenin kuru ekmeğe bile zor yetmesi, üstüne daha da kesilen ücretlerin yarattığı sefaletin canlarına tak etmesi ve kaçınılmaz grev. Burdan sonrasını öyle bir yazmış ki yazar, okurken tepeden tırnağa ürperdim. O işçilerden birisi gibi aylarca aç kaldım. Üşüdüm. Burjuvalardan nefret ettim. Sonuna kadar direndim. İsyan ettim. Paramparça oldum. Bu başyapıta hayran kalmamak elde değil. Benim için unutulmaz kitaplar arasına girdi. Hayran kaldım.
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma