Puan vermedi·339 syf.··
2025 54. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 15:47
Bir idam mahkumunun son günü kitabı tadında ama bambaşka bir kitaptı. Meslektaşını öldürüp hapse atılan Darell Standing adlı abimiz bir de bunun üzerine hapishanede de iftiraya uğrar. Bu yüzden de müdürün kendine has işkencelerine maruz kalır. Bu işkencelerden biri olan deli gömleğine çok sıkıca bağlanıp karanlıkta bırakılma; görünüşte basit gibi gelse de belli bir süre sonra nefes alamama kan dolaşımın zorlanmasından dolayı kasların korkunç acılar çekmesi gibi etkileri olan bir işkence. Bu işkencelere dayanmakta zorlanan Darell’e bi hapishane arkadaşı bedeninden ayrılıp ruhuyla gezmesini öğretir. Hikayemiz orada başlıyor. Ruhuyla sadece mekanda değil aynı zamanda geçmiş yaşamlarında da gezmeye başlayan Darell karakteri ile Jack London toplumsal olaylara parmak basmayı nasıl başardı şaşıyorum . Bir seferinde Utah savaşında 8 yaşında bir çocuk bedenine gidiyor mesela, orada savaşı bir çocuğun gözü ile anlatmış. Okuduğum en iyi Jack London kitabı önceden Uçurum İnsanları idi. Şimdi Yıldız Gezgini bir numaraya yükseldi
Yıldız GezginiJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,3bin okunma
10/10
·440 syf.··
2025 66. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 23:41
Soner Yalçın'ın "Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor" adlı eseri, Türkiye'deki İslamcı hareketin tarihsel evrimini, ideolojik dönüşümünü ve günümüzdeki siyasi-toplumsal konumunu eleştirel bir mercekle incelemektedir. Kitabın ana tezi, samimi ve ahlakı merkeze alan bir İslam anlayışı ile yazarın "dincilik" olarak tanımladığı, dini ticari ve siyasi çıkarlar için araçsallaştıran, şekilci ve yozlaşmış bir zihniyet arasındaki köklü ayrıma dayanmaktadır. Eser, Nurettin Topçu, Cemil Meriç ve Nezihe Araz gibi ahlakı ve entelektüel derinliği önceleyen Müslüman aydınların profillerini çizerek, günümüzdeki "sınıf atlayan mücahitlerin" bu idealden ne denli uzaklaştığını vurgulamaktadır. Kitap, Türkiye'deki sol-İslamcı çatışmasının kökenlerini, özellikle Soğuk Savaş döneminde İngiliz ve Amerikan istihbarat servislerinin (CIA/Gladio) manipülasyonlarına bağlamaktadır. Yazar, "Yeşil Kuşak Projesi" gibi stratejilerin, Türkiye'deki toplumsal fay hatlarını derinleştirdiğini ve solu kendi halkına ve kültürüne yabancılaştırdığını savunmaktadır. Güncel siyasete odaklanan bölümlerde ise Ergenekon soruşturması, Sırbistan, Gürcistan ve Ukrayna'daki "renkli devrimler" bağlamında bir "sivil darbe" olarak yorumlanmaktadır. Bu sürecin arkasında, ABD'nin "Büyük Ortadoğu Projesi"ne direnen Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) tasfiye etmeyi amaçlayan, Fethullah Gülen cemaati ile liberal aydınlardan oluşan bir ittifakın olduğu iddia edilmektedir. Bu bağlamda, cemaatin ABD'deki yapılanması, emniyet teşkilatındaki gücü ve Utah merkezli psikolojik harp faaliyetleri detaylı bir şekilde incelenmektedir. Eser, bu ana siyasi analizlerin yanı sıra kıyafet, sanat, tarih yazımı ve Kürt sorunu gibi çeşitli kültürel ve toplumsal meseleleri de
Siyaset
Bu Dinciler O Müslümanlara BenzemiyorSoner Yalçın · Doğan Kitap · 20151,360 okunma
Reklam
8/10
·224 syf.··
2009 3. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2009 00:00
Kızıl Soruşturma, Arthur Conan Doyle’un yazdığı ilk Sherlock Holmes romanı. Bu kitapta hem Holmes hem de Dr. Watson ilk kez sahneye çıkıyor. Watson, savaş sonrası Londra’ya dönen bir doktor olarak yeni bir ev arkadaşı ararken Holmes’le tanışıyor ve kısa sürede onun sıra dışı zekâsına tanık oluyor. Romanın ana olayı, terk edilmiş bir evde bulunan gizemli bir cesetle başlıyor. Duvarlarda “RACHE” (Almanca “intikam”) kelimesi yazılıdır ve ortada hiçbir mücadele izi yoktur. Polis bu olayı çözemeyince, Holmes kendi gözlem ve mantık gücüyle cinayetin ardındaki karmaşık geçmişi ortaya çıkarmaya başlar. Olaylar ilerledikçe cinayetin nedeni İngiltere’de değil, Amerika’daki eski bir Mormon topluluğuna kadar uzanır. Doyle bu kısımda bir cinayet romanı olmaktan çıkarak dramatik bir geçmiş hikâyesi de anlatır. Roman, klasik dedektif hikâyelerinin temel taşlarından biri sayılır. Doyle’un gözlem gücü, mantık yürütme sahneleri ve Holmes’ün karakter özellikleri (soğukkanlılık, keskin zeka, analitik düşünce) bu kitapla birlikte tanımlanır. Dil sade, olay örgüsü dengeli ve iki farklı anlatı (Londra soruşturması – Utah geçmişi) dikkat çekici biçimde iç içe geçmiştir. Edebi açıdan Kızıl Soruşturma, polisiye türünün yapı taşlarından biri. Olay kurgusu klasik bir dedektif hikâyesi mantığıyla ilerliyor, ancak Holmes karakterinin özgünlüğü ve Doyle’un analitik anlatımı sayesinde döneminin ötesine geçmiş bir eser izlenimi bırakıyor.
Sherlock Holmes - Kızıl SoruşturmaArthur Conan Doyle · Parola Yayınları · 201918,1bin okunma
7/10
·176 syf.··
2025 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2025 09:30
Bu kısa roman (165 sayfa) Batı Amerika’da yaşayan japon asıllı dört kişilik bir ailenin Pearl Harbor sırasında yaşadığı günleri anlatıyor. Savaşın sadece cephede yaşanmadığını, kadın erkek özellikle çocukların nasıl etkilendiğini satır satır okuyoruz. Kitabın bölümleri Anne baba ve 2 çocuğun ağzından anlatılıyor bazen de bir dış ses tarafından seslendiriliyor yaşananlar. Tabi ki en çok çocukların bu süreci anlamlandırma çabaları, yokluk ile mücadeleleri üzdü beni. Upuzun konforsuz bir tren yolculuğunda bile kendilerini eğlendirme çabaları gözlerimi doldurdu. ( çocuk her yerde her şartta çocuktur ve bir çocuk bu kadar acı dolu günleri yaşamayı hak edecek hiçbir şey yapmış olamaz) İnsani şartlardan oldukça uzak olan toplama kampında geçen zorlu günler kitabın orta bölümünde anlatılmış. Utah çölünde kum taneciklerinin boğazlarına kaçmasını engellemek için ıslak bezler ile ağızlarını kapatıp uyumaya çalışmaları, açlık pislik hastalıklar ile mücadeleleri… Bunlar gerçek… malesef ki hayatın böyle gerçekleri de var Kitabın son bölümünde tekrar evlerine gönderilişleri anlatılmış. Evlerini bıraktıkları gibi bulacaklar mı? Esir alınan babalarına kavuşan çocuklar acaba ne hissettiler? Tekrar eskisi gibi mutlu bir aile olabilecekler mi? Birbirlerinden ayrı geçirdikleri 4 yılın sonunda tekrar kopan bağları onarabilecekler mi? Bazı soruların cevapları bizim hayal gücümüze bırakılmış bazılarının cevaplarını son bölümde bulacaksınız. Çarpıcı bir kitap. Yazım dili rahatlıkla okunmasını sağlıyor. Sayfa sayısı az. Ama kitabın bitmesinin biraz zaman alması bence anlatılanların ağırlığından kaynaklanıyor. Tavsiye ediyorum. İyi okumalar
1000Kitap
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025140 okunma
İngiliz Anahtarı Çetesi
Puan vermedi·399 syf.··
2025 56. kitabı
ABD’nin Utah, Arizona ve New Mexico yörelerinin müthiş doğasını kendine manzara olarak seçen roman, pek zevkli bir Hollywood macera filmini seyretmek gibi. Böyle söyleyince, romanı küçümsediğim falan sanılmasın. Çok eğlenceli olmasının yanında, aslında sistem karşıtı, siyasî yönü de bulunuyor. Zaten dediklerine göre, yazarı Edward Abbey, ABD’nin tanınmış anarşistlerindenmiş ve hayatını FBI kontrolünde geçirmiş. Adaleti kendi yöntemleriyle sağlamaya çalışan bir grup karakterin macerasını okuyoruz. Bu karakterler iyi şekillendirilmiş. Özellikle “Hayduke” isimli kurgusal karakter, bugün bile ABD anarşist çevrelerinde bir sembolmüş. Romanın baskın ideolojisi, ekolojik anarşizm. Gönüllü olarak bir araya gelen çete üyeleri, çevreye zarar veren yapılara karşı sabotaj faaliyetlerinde bulunuyorlar. Anarşizm felsefesine aşina olanlar, o felsefenin savunduklarının romandaki yansımalarını kolayca fark edebilirler. Zevkli, eğlenceli, komik ve sürükleyici…
Sabotaj ÇetesiEdward Abbey · Sel Yayıncılık · 202037 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2025 107. kitabı
Julia Otsuka’nın kitaplarını seviyorum çünkü anlattığı her şeyi ajitasyona hiç yer vermeden, neredeyse fısıltıyla ama iliklere kadar işleyerek anlatıyor. Bu kitapta da yine aynı etki var; üstelik anlatılan tarihsel bir gerçekliğe dayanıyor. Pearl Harbor saldırısının ardından Japon kökenli Amerikan vatandaşlarının “tehdit” olarak görülüp Utah Çölü’ndeki bir kampa gönderilmesi… Bir gecede, açıklama yapılmaksızın evlerinden alınan bir baba… İsimlerin sayılara dönüştüğü, komşulukların duvara çarptığı, aidiyetin yerle bir olduğu bir dönem… Anlatıcıların isimsiz oluşu da tesadüf değil; kimliklerin silindiği bir dönemde sadece birer sayıdan ibaret olan sessiz tanıklar onlar. Otsuka’nın bu kitabı, diğerlerine göre “ilk kitap” havası olduğunu taşıyor bence. Etkileyici ama “Yüzücüler” ya da “Tavan Arasındaki Buda” kadar beni içene alamadı. Ancak yine de özellikle son bölümdeki o kırılma anı, itiraf bölümü, içimde bir düğüm gibi kaldı. Keşke yalnızca kitaplarda kalsaydı böyle hikâyeler.. Keşke yeryüzünde gerçekten barış hüküm sürse… Ama edebiyat, unutmamıza izin vermiyor; tanık kalmamızı, hatırlamamızı sağlıyor, çok üzülsek de… @duygu.akin.thetranslator çevirilerinin kitapları bu denli sevmiş olmamla büyük ilgisi var kesinlikle #tavsiye #imparatortanrıyken #yüzücüler #tavanarasındakibuda #ödüllükitap #kitapalintilari #kitaplarım
Edebiyat & Roman
İmparator TanrıykenJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 2025140 okunma
Reklam
Reklam