"Utangaç koleksiyoncuların yaşadıkları toplum, koleksiyonları ve müzeleri önemsemediği için, toplamak bilgiye, öğrenmeye katkısı olan itibarlı bir şey olarak değil, saklanması gereken bir utanç olarak yaşanır. Çünkü koleksiyonlar utangaçların ülkesinde faydalı bir bilgiye değil, yalnızca utangaç koleksiyoncunun yarasına işaret eder."
Rahmân ve Rahîm olan adına sığınarakAçtım iki elimi: Kor gibi iki yaprak...Bir edep ölçeğinde umutlu ve utangaç,İşte dünya önümde; benim ruhum Sana aç,Bu seğriyen ellerle Senden Seni isterim,Senden Seni isterken, canımdan çıkar terim.Sana âşık ruhumdur merceği yakan ışık,Gözlerim cemâlini görmeden de kamaşık.
Sayfa 27 - "ve yalnızca Rabbine rağbet edip (O'ndan) iste." (El-İnşirah, Âyet 8)·Kitabı okuyor
Bir saate, bir dakikaya, bir saniyeye kadar, belki hemen şimdi, her şey yıkılabilirdi. Gene de mucize sürüyordu. Dünya sürüp gidiyordu, utangaç, alaylı ve saygılı.
…”daha iyi bir hayat” isteyen ve bundan dolayı tamahkâr, sessizce hor gören ve gururlu ve sabırlı olan utangaç, hızlıca oradan oraya hareket eden, cıvıldayan, iyi kalpli insanlara rastlamak ne güzeldir!
Utangaç bir gülümsemeyle," Hurma için teşekkürler." deyip odadan çıktı.Tek bildiğim, kadınların zaman zaman böyle aniden gözyaşlarına boğuldukları ve yapılabilecek en iyi şeyin onlara tatlı bir şeyler vermek olduğuydu. Tatlı bir şey yiyince kendilerini daha iyi hissediyorlardı.