Bireyin Savunulması:ı Çoğunluğun Tiranlığı
Puan vermedi·149 syf.··
2025 68. kitabı
Özet: John Stuart Mill'in, eşi Harriet Taylor Mill'in derin etkisiyle 1859'da yayınladığı "Özgürlük Üzerine" (On Liberty), modern liberalizmin temel manifestosudur. Bu eser, bireysel özgürlüğe yönelik tehdidin sadece devletin baskıcı yasalarından gelmediğini, aynı zamanda daha sinsi ve boğucu bir tehlike olan "çoğunluğun tiranlığı"ndan (tyranny of the majority), yani kamuoyunun ve toplumsal geleneğin dayattığı "kolektif vasatlıktan" kaynaklandığını savunur. Mill, bu tehlikeye karşı, bireyin eylem alanını korumak için basit ama devrimci bir ilke sunar: "Zarar İlkesi" (The Harm Principle). Bu ilkeye göre, toplumun veya devletin, bir bireyin özgürlüğüne müdahale edebileceği tek meşru gerekçe, o bireyin eylemlerinin başkalarına zarar vermesini önlemektir. Eser, özellikle "Düşünce ve İfade Özgürlüğü"ne ayırdığı bölümde, yanlış veya aykırı olduğuna inanılan fikirlerin bile susturulmasının neden hakikatin kendisine zarar verdiğini kanıtlayan, bugüne kadarki en güçlü felsefi argümanı sunar. 1. Giriş: Tehdit Olarak "Çoğunluğun Tiranlığı" Mill, Özgürlük Üzerine'yi yazdığında, temel siyasi mücadele artık mutlak monarşiye (kralın tiranlığına) karşı değildi; Batı, demokratik yönetimlere doğru ilerliyordu. Ancak Mill, bu yeni demokratik çağda yeni bir tiranlık biçiminin doğduğunu fark etti: Çoğunluğun Tiranlığı. Bu, sadece hükümetin çoğunluk oyuyla azınlığa baskı yapması değildi. Mill için daha tehlikeli olan, toplumsal tiranlıktı: Kamuoyunun (public opinion) baskısı. Geleneklerin ve göreneklerin boğucu gücü. Bireyi "herkes gibi" olmaya zorlayan sosyal dışlama mekanizmaları. Mill'e göre bu toplumsal baskı, bireyin ruhunu köleleştiriyor, "bireyselliği" ve "insani gelişimi" (human flourishing) boğuyordu. Kitabın amacı, bireyi hem devletin hem de toplumun bu haksız müdahalesinden
1000Kitap
On LibertyJohn Stuart Mill · Gece Kitaplığı · 2017863 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2025 65. kitabı
Aklın Ütopyası: "Siyasal Adalet" ve Felsefi Anarşizmin Doğuşu Özet: William Godwin'in 1793 yılında yayınlanan başyapıtı *Siyasal Adalet Üzerine Bir İnceleme*, siyasi felsefe tarihinde bir dönüm noktasıdır. Fransız Devrimi'nin en çalkantılı döneminde kaleme alınan bu eser, devrimin şiddetini reddederken, devrimin altında yatan "akıl" ve "özgürlük" ideallerini en saf ve tavizsiz halleriyle savunur. Godwin, bu metinde, sadece monarşiyi veya aristokrasiyi değil, hükümetin kendisini (her türlüsü), yasaları, ceza sistemini, mülkiyeti ve hatta evlilik kurumunu bireyin "akıl yürütme" (private judgment) ve "mükemmelleşebilirlik" (perfectibility) yetisine vurulmuş birer kelepçe olarak analiz eder. *Siyasal Adalet*, şiddeti reddeden, toplumsal değişimin tek yolunun bireylerin rasyonel diyalog ve iknası olduğuna inanan felsefi anarşizmin kurucu belgesidir. --- ### Bölüm 1: Tarihsel Bağlam – Akıl Çağında Bir Bomba *Siyasal Adalet*, mümkün olan en kışkırtıcı zamanda yayınlandı. 1793'te Fransa'da "Terör Dönemi" başlamış, giyotin çalışıyor ve Kral XVI. Louis idam edilmişti. İngiltere'de ise William Pitt hükümeti, devrim sempatizanlarına karşı "isyankar iftira" (seditious libel) yasalarını kullanarak bir cadı avı başlatmıştı (Thomas Paine gıyabında vatan haini ilan edilmişti). Bu panik ve şiddet ortamında, çoğu radikal sessizleşirken, Godwin tam tersini yaptı. Devrimin şiddetini tiksintiyle kınadı; ona göre şiddet, aklın tam zıttı olan "kaba kuvvet" idi. Ancak aynı zamanda, Burke gibi muhafazakârların "gelenek" ve "otorite" savunularını da reddetti. *Siyasal Adalet*, bu iki kutup arasında üçüncü bir yol sundu: Şiddeti dışlayan, ancak otoriteyi de temelden reddeden, saf akla dayalı radikal bir değişim projesi. Kitap o kadar radikaldi ki, hükümet Godwin'i
Edebiyat
Enquiry Concerning Political JusticeWilliam Godwin · Oxford University Press-Classics · 20132 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·360 syf.·
2025 1610. kitabı
Bloğumdan alıntılama yapıyorum. Paragraflar oldukça uzun olmasına rağmen akıcı ve sürükleyici idi. Dipnotların kısa ve öz olmasını beğendim. 45 yaşındaki Thomas Grangrind, sahibi olduğu eğitim kurumundaki öğrencilerin endüstri devriminin yapı taşından biri plan utilitarianism (faydacılık) öğretisine göre yetiştirdiği için kendiyle gurur duyar. Thomas’a göte tek somut şey gerçeklerdir ve gerçekler arasında özgür, yaratıcı, hayal gücüne, bireyselliğe kesin olarak yer yoktur. Beş çocuğunun eğitimini de bu ilke ile veren Thomas, eve dönerken çocukları Louisa ve Tom’u kasabadaki sirki izlemeye çalışırken görünce inanamaz. Thomas’a göre bunun hiç mantıklı bir yanı yok ve aile şerefinin beş parçalık olduğuna inanır. Çocuklarının bu davranışı sergilemesinin sebebi olarak okuldaki Ceslia Jupe (Sissy)’in sirke çalışan babasını görerek, kızın babasıyla kızını okuldan alması için Josisah Bounserby ile Coketown’a gider. Bay Jupe yaşlılığından dolayı yavaşladığından büyük utanç duymaktadır. Kızına bu utancı yaşatmamak için kızı dahil kimseye haber vermeden gider. Thomas, sirkle olan bağlantısı koparmak şartıyla Sissy’i eve alır ve eğitimini üstlenir. Yıllar geçer ve Sissy, Thomas’ın eğitiminden geçmiş ve istenildiği gibi mekanikleşmemiş ve babasının döneceği umuduyla yaşar. Louisa ile olan arkadaşlığı kızın, Thomas ile evlenmeye karar verdiği gün bozulur. Tom için önemli olan bu evlilik, Thomas ile parlamenter arkadaşının kardeşi olan James’in şehre geri gelmesiyle bozulur. James’den oldukça etkilenen Lousia duygusal yükten kurtulmak için babasına tüm duygularını açıklar. Harthouse ise Sissy’nin rica ile kenti terk eder ve ev işlerini yapan Bayan Sparsit’ten gerçeği öğrenen Thomas, verdiği süre tamamlandığı halde dönmeyi Louisa’yı boşar bekar haline geri döner. Boundeeby’nin
Zor ZamanlarCharles Dickens · Zeplin Kitap · 20201,355 okunma
Victoria Dönemi Edebiyatı
7/10
·64 syf.··
2022 49. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2022 21:02
Mill; fikir özgürlüğünün, fikirleri ifade edebilme özgürlüğünün ve bunları harekete geçirebilmek için eylem özgürlüğünün gerekli olduğunu savunduğu kitabında, bireyin ve aynı zamanda toplumun gelişimi için “özgürlük” kavramının ne kadar elzem olduğunun altını çizer. Bu noktada ise Faydacılık (utilitarianism) ilkesi devreye girer. Bu ilkeye göre; eğer bir eylem sonucunda mutluluk getiriyorsa bu eylem doğru, mutluluğun tersini getiriyorsa yanlıştır. Bu bağlamda, eylem özgürlüğünün olumsuz sonuçları olma ihtimali sebebiyle, fikir özgürlüğünün eylem özgürlüğünden önce geldiğini belirtir. Ve bu özgürlük beraberinde değişimi de getirecektir. John Stuart Mill Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine
Edebiyat
Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü ÜzerineJohn Stuart Mill · Can Yayınları · 20203,645 okunma
6/10
·274 syf.··
2021 27. kitabı
Hard Times Hard Times by Charles Dickens displays ideas of gender, class, politic of the Victorian Age but also it represents the importance of education, social categorization, and social impacts of the individuals. The novel has relevant ideas in those perspectives. Dickens portrays a misleading society. Charles Dickens (1812-1870) is an English author and critic. Not only for his time but also today, he is a well-known author. He mainly defines the Victorian age. 1854 is the year when he publishes Hard Times. There are necessary characteristics of the Victorian Age in the book. The first significant point is that the location of the book is Manchester where the working-class lives. The industrial social life's effects are apparent in the book. The book begins with a girl whose name is Sissy Jupe. She likes illusions of the world, imaginations, etc. But she does not match with the Thomas Gradgrind’s analytic ideas who support that ‘’this is the principle on which I bring up these children. Stick to Facts, sir!’’. Because in his idea there is only black and white or two plus two always four. Another notable concern is that ‘The school children are treated as numbers from an early age, just as the workers'. The beliefs are required to place in their minds. Sissy comes from the working class and her father can not afford the economical obstacles. He lefts her daughter and she has to stay with Gradginds and she always waits for a letter from her father. The conditions here are related to the Victorian Period working-class difficulties. It is because of the political, social, and economical circumstances of the time which require people to work extremely hard and survive in horrifying conditions. Why people work extremely in the working-class is related to the
Hard TimesCharles Dickens · Dejavu Publishing · 20111,355 okunma
Zor Zamanlar
10/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2020 201. kitabı
Merhaba... Charles Dickens, Victoria Dönemi İngiltere’sini ve Endüstri Devriminin insan ve toplum üzerindeki etkilerini en iyi yansıtan yazarlardandır. 1838 yılında gittiği Manchester’deki pamuk fabrikası işçilerinin durumuna şahit olduktan sonra kaleme aldığı Zor Zamanlar eserinde Dickens, Endüstri Devrimi kuramının temelini oluşturan Ekonomi Bilimi ve Utilitarianism öğelerini olay örgüsünden tasvirlere ve karakter isimlerine kadar ince ince işlemiştir. 19. yüzyılda büyük önem kazanan istatistik biliminin kısıtlayıcı bakış açısı, matematiksel kesinliğin getirdiği sorgulama, düşünme, hissetme duygularının yok sayılması Dickens’in hicvettiği önemli noktalardır.
1000Kitap
Zor ZamanlarCharles Dickens · Dorlion Yayınevi · 20181,355 okunma