Anlatmak istediğin bir şeyi üstü kapalı da anlatsan yine gıybet etmiş olursun. (Mesela sana bir kimsenin durumunu sorana) "Allah onu ıslah etsin. Yaptığı şey beni üzdü. Allah (c.c) onu da bizi de ıslah etsin." demen gıybet olur. Böyle söylemekle iki kötü işi birden yapmış olursun. Birincisi hakkında konuştuğun kimsenin insanlar tarafından anlaşılmasıyla gıybet. İkincisi de Allah (c.c) bizi de onu da ıslah etsin demekle, nefsini temize çıkarman ve kendini övmendir. (Çünkü senin bu sözü söylemendeki asıl gaye, nefsinin kötülükten geri durduğunu ima edip o kişinin kötü olduğunu belirterek ıslahı için dua etmektir.)
Fakat, "Allah (c.c) onu ıslah etsin" sözünden gayen (nefsini temize çıkarmak değil) haline acıyarak ona dua etmekse, namazlarının arkasından gizlice dua et. Ona acımanın alameti, hata ve kusurlarının açığa çıkmasını istememen ve yaptığı bir hata karşısında üzülüp sıkıldığını belli etmemendir. Çünkü hatası karşısında sıkıldığını belli ettiğin zaman onun kusurunu açığa çıkarmış olursun.
Şirketin eskiden yönettiğim Instagram hesabı, bir takıma devredildi ve ilk paylaşımlarını görmek berni üzdü.
Başa geçen yeni kişinin benden daha iş çıkardığını düşünüyorum, ben gitsem bile şirkette her şey gayet yolunda olacakmış gibi hissediyorum ve şirketteki önemimin azalması beni ruhen aşağı çekti. Sanırım rekabetten korkuyorum.
Psikiyatrist: Bunun rekabet olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Ben: Değil mi?
Psikiyatrist: Artık o takımın bir parçasıymış gibi hissetmiyor musunuz?
Ben: Evet. Yerimi kaybetmiş olmaktan korkuyorum.
Psikiyatrist: Ama bu sadece bir bakış açısı. Davulun sesi nasıl uzaktan hoş geliyorsa, bu da öyle, yapmakta iyi olduğunuz şeylerin değerini hafife almıyor musunuz sizce de? Bence güçlü yanlarınız olduğunu da kabul etmeniz gerekiyor.