Genelde böyleydi işte. Herkes ölüydü, her şey yakılıp yıkılmış, herkes yersiz yurtsuz kalmıştı. Bundan böyle herhangi bir üzüntü duyamayacak kadar çok acı çekmiştik.
İyice görmek için, yarın aç gözlerini:
Sonsuz duygusuzlukla aşkın ruhuna kıyma.
Bu acıklı ayrılık, diyelim ki bir umman,
Böler yaman gücüyle bir sahili ikiye.
Her gün iki nişanlı gelir, sevgi o zaman
Dönmüştür: sevinirler kıyı şenlendi diye.
Ya da ayrılık kıştır, nice üzüntü dolu,
Onun için dört gözle beklenir yazın yolu.