İnsan kalamayacağı yerlere gelmemeli, tutamayacağı sözler vermemeli. Sahip olmadığı şeyleri, aşkı mesela, onun için her şeyden vazgeçmeye hazır birine vaat etmemeli. Umursamadığı bir kalbin kapısını sırf meraktan çalmamalı.
Sayfa 186 - Everest Roman·Kitabı okuyor
Siz dünya hayatına razı gelip ahiretten vaz mı geçtiniz? Yoksa size zaman mı çok uzun geldi. Cenabı hakkın vaat ettiğinden vaz mı geçtiniz?
Reklam
Zengin Yahudiler devlet kurma çalışmalarına 19. yüzyılın ikin­ ci yarısında başlamıştı ... Arz-ı mevut (vaat edilmiş topraklar) üze­ rine devlet kurma çalışmaları ilk olarak İngiltereCie görülmüştü. Rothschild ailesi 100 yıl sürecek dünya politikalarını o dö­ nemde devreye sokmuştu ...
Destek Yayınları·Kitabı okuyor
Kitap Simyacıları
Bugün ne olduğum, bugün nerede olduğum -artık sözcüklerle değil, yıldırımlarla konuştuğum bir yükseklikte- ah o zamanlar henüz ne kadar da uzaktım bundan! -Ama gördüm karayı; yol, deniz, tehlike hakkında bir an bile kandırmadım kendimi- ve başarı! Vaatteki büyük huzur, mutluluk içinde dışarıya, sadece bir vaat olarak kalmaması gereken geleceğe bir bakış!
Sayfa 61 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
1000Kitap
Kurtlarla Koşan Kadınlar
Bir kadın ne zaman evet ne zaman hayır diyeceğini söyleyen içgüdülerini teslim ettiğinde;içgörüsünden,sevgisinden ve diğer vahşi özelliklerinden vazgeçtiğinde,altın vaat eden,ama sonunda keder veren durumlar içinde bulur kendini.
Sayfa 435 - Ayrıntı yay. 51.basım·Kitabı okudu
Edebiyat
Mühim...
Nişanlanma, daha sonraki bir zamanda gerçekleşecek olan evliliğe dönük bir vaat yani söz verme olduğu için onu bizzat evlenme demek olan nikâh ile karıştırmamak gerekir. Zira her ikisi de ayrı ayrı hükümlere sahip süreçlerdir. Bu sebepledir ki, nişanlanmış kişiler nikâh kıyılıncaya kadar birbirlerine yabancıdırlar. Sadece nişanlanmakla nikâh meydana gelmeyeceğinden, kız ve erkek, nişanlılık devresinde iken birbirlerine helâl olmazlar.
Din
Reklam
Reklam