Belli bir yaşa aşmış, belki yaşam koşullarından belki ideolojik formasyonundan belki de inançlarından dolayı düşünceleri katılaşmış insanlar var. Adam kendi hayatını bulmuş, yoluna girmiş. Ona hakaret edemem; “sen yanlış düşünüyorsun, çekil git başımdan” diyemem. Ama mümkün olduğu kadar kendimi de zamanımı da koruyarak alabileceğim varsa almaya, verebileceğim bir şey varsa da vermeye çalışabilirim 
“ecel tuzağını açamaz mısın
açıp da içinden kaçamaz mısın
azad eyleseler uçamaz mısın
kırık mı kanadın kolların hani
bunda yorgan döşek yastık var mıdır
bu geniş dünyada yerin var mıdır
dalın tahta duvar önün yar mıdır
yeşil başlı sunam göllerin hani”
• 8. İnsanlar içinden bazıları vardır, "Allah'a ve âhiret gününe inandık!" derler ama onlar inanmış değillerdir.
• 9. Allah'ı ve inanmış olanları aldatma yoluna giderler. Gerçekte ise onlar öz benliklerinden başkasını aldatmıyorlar. Ne var ki, bunun farkında olamıyorlar.
—Şunu bil ki, aşkın hakikati bulunmadıkça, hilkatin maksudu ele gelmez ve insan aşkının kemali derecesine göre mükemmel olur. Hilkatin ve kâinatın manasını bulmak istersen aşkı bul. Çünkü insan aşkı bulmak için dünyaya gelmiştir. Hayatın sebebi aşktır; mükevvenat ta aşkın tekazası sebebiyle tekevvün [Vücuda gelmek.
Meydana geliş. * şekillenmek. * Var olmak. ] etmiştir. Ancak aşkı bulandır ki, maksuduna ve hilkatinin manasına kavuşmuştur. Aşk deyip de geçme, zira kıyamet tarihine, bir hudud vardır, ama aşka had ve gayet yoktur.
“yorgan döşek yastık var mıdır
bu geniş dünyada yerin var mıdır
dalın tahta duvar önün yar mıdır
yatarsın gaflette gamsız kaygısız
ver bana tutayım ellerin hani
ellerin haniellerinhani”