Ne yazıkki ilişkiler doğaları gereği kontrol yitirmekle ilgilidir.İlişkide diğer taraf bizi sevme ya da sevmeme, yanımızda olma ya da yarı yolda bırakma, iyi ya da kötü davranma özgürlüğüne sahiptir. Sonuç olarak nasıl davrandığını bizim değil, onun kararıdır ve yapabileceğimiz tek şey buna tepki vermektir. Açıklama uzağına odaklanmak, sahip olduğumuzdan daha fazla kontrolümüz olduğunu yanılsamasını yaratır.
1000Kitap
Bir kere kendini duygularına kaptır, bir anlığına şuurunu susturup, düşünmeden, esas aramadan hakaret et, nefret et, birini sev, daha doğrusu boş durmamak için bir şeyler yap bakalım. En geç öbür gün bu bilinçli kandırmaca yüzünden kendi kendini küçümsemeye başlarsın. Sonuç: Sabun köpüğü ve atalet.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yazıklar olsun sana, çağımızın yüz karası peşin hükümler saltanatı! Kendi ülkesinin ve insanının medeniyetine, dinine, sanatına, ahlâkına, bütünüyle kültürüne ve sonuç olarak varlığına diş bileyen, batı düşüncesinin azatsız köleleri olan ilim ve kalem sahipleri, size yazıklar olsun!
KİTABIN EN GÜZEL KISMI GELDİ
Mesela bana, “Türkiye için bir dilek dilesen ne olurdu?” diye sorsalar, “Türk vatandaşlarının etki alanlarının ve bu etki alanı içerisindeki önceliklerinin farkına varıp ona göre sorumluluk almalarini isterim.” diye yanıtlardım. Toplum olarak biz herkesi tenkit etmeyi severiz, biliyorsun. Ekonomide, siyasette, sporda, hemen her konuda… ama kendimize dönüp bakıyor muyuz? Örneğin evde üç aydır bozuk olan bir sifon vardır ve sürekli su akıtıyordur diyelim. Bunu gayet iyi bildiğimiz halde kalkıp onu tamir ettirmeyiz. Dahası insanımız bu basit hareketin Türkiye’nin geleceği ve ekonomisi ile ilişkisini henüz kurmuş değil. Çocuklarına bu şekilde örnek olmanın Türkiye’nin geleceğine ne kadar büyük zarar veren bir tavır olduğunun farkında değil. Bir anne babanın etki alanı içinde o tamirat… sonuç üretiyor. Sorun çözüyor. Yapmazsan sorun kalıyor aylarca da sürüyor işte sana mikrokozmos…
Sayfa 66·Kitabı okuyor
KİTABIN EN GÜZEL KISMI GELDİ
Mesela bana, “Türkiye için bir dilek dilesem ne olurdu?” diye sorsalar, “Türk vatandaşlarının etki alanlarının ve bu etki alanı içerisindeki önceliklerinin farkına varıp ona göre sorumluluk almalarini isterim.” diye yanıtlardım. Toplum olarak biz herkesi tenkit etmeyi severiz, biliyorsun. Ekonomide, siyasette, sporda, hemen her konuda… ama kendimize dönüp bakıyor muyuz? Örneğin evde üç aydır bozuk olan bir sifon vardır ve sürekli su akıtıyordur diyelim. Bunu gayet iyi bildiğimiz halde kalkıp onu tamir ettirmeyiz. Dahası insanımız bu basit hareketin Türkiye’nin geleceği ve ekonomisi ile ilişkisini henüz kurmuş değil. Çocuklarına bu şekilde örnek olmanın Türkiye’nin geleceğine ne kadar büyük zarar veren bir tavır olduğunun farkında değil. Bir anne babanın etki alanı içinde o tamirat… sonuç üretiyor. Sorun çözüyor. Yapmazsan sorun kalıyor aylarca da sürüyor işte sana mikrokozmos…
Sayfa 66·Kitabı okuyor
Ulusal Cepheyi Kurmanın Sırası Gelmiştir
20 Mart 2004 günü Ankara’da, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin öncülüğünde toplanan Ulusal Birlik Kurultayı, bir Sonuç Bildirgesi yayınladı ve bir Ulusal Birlik Hareketi başlattı. Bildirgede belirttildiği üzere, zaman Türkiye aleyhinde işlemekte o bakımdan bir an önce birleşmeyi sağlamak gerekiyor.
Sayfa 16 - arkadaş Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı