"Aramızdaki şey en basından beri ikimizin de elde edemeyeceği bir şeydi. İki mutsuz insanın kurduğu bir hayaldi sadece. Gerçeklerden kaçıp sığındığımız bir limandı. Hayatımda baska biri vardı o yüzden senin için mükemmel adamdım çünkü sen aslında kimseyle ilişki yaşamak istemiyordun. Ben senin bahanendim." Duvara yaslandı, yorgun görünüyordu. "Seni asla heveslendirmemeliydim ama gururum okşanmıştı."
Eğer bu devlet, sosyal, laik bir hukuk devletiyse zaten hoşgörü kavramına da ihtiyaç yok! Birileri kendilerini bu devletin, bu ülkenin, bu toprakların 'asıl sahibi', beni de 'kiracı' olarak gördükçe, hoşgörü yalanını da sürdürecekler demektir.