Mustafa Başpınar’ın Başka İklimler adlı deneme kitabı; okuru şehirler, kitaplar, yazarlar ve hatıralar arasında dolaştırıyor.Mustafa Başpınar ilk denemesinde doğum tarihi hakkında şöyle diyor “Yetmiş dokuzda doğan ama doğumunu doksan beş yılıyla başlatan biriyim. Çünkü öncesi susuz geçen bir yaz adeta. Işıksız, aşksız, kelimesiz, kitapsız geçen yıllar.” Ve muhteşem bir cümleyle devam ediyor:” Hayatı kitapla öğrenen insanlardanım ben.” Yazar, bazen bir roman kahramanıyla kendini özdeşleştiriyor, bazen okuduğu kitaplardan hareketle hayatı sorguluyor.
Kitabın en sıcak, en samimi sayfalarının ise ninesiyle ilgili anılar olduğunu düşünüyorum. Bu bölümlerde kişisel hafıza, çocukluk özlemi ve geçmişe duyulan vefa iç içe geçmiş adeta. Başpınar’ın dili o kadar sade, akıcı ve içten ki kitap bende eski bir dostla sohbet ediyormuş duygusu uyandırdı.Başka İklimler; yalnızca kitaplar, şehirler, anılar, insanlar üzerine değil; insanın dünyayı anlama ve anlamlandırma çabası üzerine de düşündüren bir eser. Zaten sayfalar ilerledikçe okur kendi iç iklimlerinde dolaşmaya çıktığını fark ediyor. Deneme okumayı özleyenler için eşsiz bir kitap Başka İklimler.