Selam :)
10/10
·224 syf.··
2026 34. kitabı
Canım seriyi bitirmiş bulunmaktayım. O kadar heyecanlıydı ki bir seriyi bir günde bitirdim. Lana sonunda intikamını aldı. Ve loganla istediği mutlu sona ulaştı. Ayrıca tüm seri boyunca hakkında konuşulan katil beni acayip şaşırttı. Orda bir ters köşe yemiş olabilirim. Çünkü katil olarak onu hiç tahmin etmemiştim. Kitabı okurken nasıl ya diyerek resmen sayfayla bakışmış olabilirim. Yine acayip bir şekilde sürükleyiciydi. Kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Tüm seri boyunca sevdiğim iki karakter vardı Jake ve Logan. Lananın intikam ateşi bir nebze de olsa dinmiş oldu. Kitabı bitirdikten sonra yazarı biraz araştırdım bu tarz başka kitapları var mı diye ama çok üzücü bir şey öğrendim. Yazar 5 sene önce vefat etmiş bunu duyunca çok şaşırdım. Ve ayrıca loganın final sahnesinde Lanaya verdiği hediyeye bayıldım. Bu tarz kitapları okumayı çok seviyorum. Hikaye de gizem, cinayet, intikam, aşk, katil , FBI ajanı , hacker ne ararsan vardı. Bu da kitabı çok sürükleyici yapıyor. Tek kelimeyle bu seriye bayıldım ...
1000Kitap
Mindfck 5: Her Yeri Kızıla BoyaS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026193 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 08:09
SelamÖncelikle Acımak'ı bu kadar geç okuduğum için kendime çok kızdım. Okumalarıma daha cok #resatnuriguntekin ekleme kararı aldım. Zehra akıllı işinde iyi bir muallime ancak bir yetisi eksik kimseye acimiyor, üzülmenin acımanin zayıflık oldugunu düşünüyor. Ailesinden yalnızca babası hayatta onunla da görüşmüyor, yok sayıyor. Yasadıklarından dolayi babasını suçluyor en ufak bir baba sevgisi hissetmiyor. Birgün bi yakını babası hasta gelip görsün diye haber yolluyor .Gitmekle gitmemek arasında kararsızken son anda gidiyor ama çok geçti. O gitmeden bir saat önce gitse babasi ile vedalasabilecekti ama artik mümkün değildi babasi vefat etmisti. Zehra tüm duygusuzlugu ile bir kenarda bekliyordu. Komşuların merhumu tanımayanların bile yas tuttugu evde Zehra icin sıradan bir merhum da farkı yoktu. Ev sahibi olan yakınları babalarından bir sandik kaldigini soylediğinde once dagıtın diyen Zehra sonra merakına yenilip acıyor. Yirtik çoraplar kumaşlar bir de bir defter bulutor. Defteri okurken aslinda hic birşey bilmedigini anlıyor defter bittiginde hickirarak babasının cansiz bedeniyle vedalaşıyor. Ve Zehra artık acıma duygusuna sahip biridir. Okuyun seversiniz, ben çok sevdim.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 202451,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·416 syf.··
2026 39. kitabı
Bu nasıl bir kurgudur? Pascal Mercier kalemiyle ve tabii ki olay örgüsü yaratımıyla çok güçlü bir yazar. Lea’dan sonra bu kitabını da çok çok sevdim. Okurken kayboluyorsunuz. İkinci bölümden sonra olaylar adeta şaha kalkıyor ve kitap hızlanıyor. Hızlanıyor ama yine de dikkat gerektiren bir okuma da istiyor. Olay örgüsü uzun, aralarda yorgun hissediyorsunuz. Bundan mütevellit, zor bir okuma yaptığınız dönemden uzak bir zamanda okuyunuz. Giriş paragrafında da belirttiğim gibi kitabın ikinci bölümünden sonra olay örgüsü akmaya başlıyor. Bunu benim gibi birinci bölümde ben ne okuyorum bıraksam mı çelişkilerine kapılmış olanlara söylüyorum. Bırakmayın, birinci bölümden sonra kitabın devamı bahar bahçe. Benim canı sıkılıyordu diye yorumladığım ana karakterimiz Gregorius, kısaca Gre dersem tanıyın, lisede çalışan bekar bir antik diller öğretmeni. Gayet sakin bir hayat sürerken bir gün köprüde bir kadınla karşılaşıyor. Portekiz olduğunu bildiğimiz kadınla arasında geçen farklı bir muhabbetten sonra Gre, Portekizceye merak salarak sahafa gider. Orada denk geldiği doktor Prado’nun kitabı hayatını değiştirir. 45 yaşında vefat eden Prado’nun kitabı, Prado’nun kız kardeşi tarafından 1975’te yayımlandırılmıştır. Kitabın birinci bölümünde bu konuyu yakaladıktan sonra ilerleyen bölümde görüyoruz ki Gre, Prado’nun hayatını deşifre ediyor. Prado’nun eşi Fatima hariç kız kardeşi Adriana, en yakın arkadaşı O’Kelly, sırdaşı gördüğü kız arkadaşı Maria,ve doktorun aklını çalan kadın Estefania ile olan görüşmelerine tanıklık ediyoruz. Pek şanslı bir adam ki bu Gre, kapılar bir bir açılıyor ve bu kişilerle Prado hakkında konuşabiliyor. Doktorun hayatını ortaya koyarken bir yandan da Prado’nun bazı varoluşsal yazılarına denk geliyoruz. Bu görüşmeler kitabın adeta dinamiği ve inanılmaz
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Sia Yayınevi · 20212,197 okunma
Heyyttt,var mı bana yan bakan :))))
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
SAYILI FIRTINALAR "Eski İstanbul Kabadayıları" REFİ CEVAD ULUNAY Sayılı Fırtınalar Refi Cevad Ulunay'ın Türk edebiyatında ve yakın tarih kitaplığında çok özel bir yere sahip olan, adeta bir "İstanbul folkloru" belgeseli niteliğindeki eseridir. Kitap, tarih kitabı ile roman arasında durur. Olayların önemli bir kısmı hakiki kişiler ve vakalardan beslenir; ancak Ulunay bunları roman tekniğiyle anlatır. Bu yüzden eser, tarihçiler tarafından tek başına belge olarak değil, dönemin sosyal hayatını anlamaya yardımcı bir tanıklık metni olarak değerlendirilir. Bir nostalji sever olarak, eserdeki İstanbul'un mekan hafızası beni en çok etkileyen yönlerden biri oldu.Kahvehaneler, meyhaneler, Direklerarası, arka sokaklar, tulumbacılar, zaptiyeler... Bugün büyük ölçüde kaybolmuş bir şehir kültürü adeta canlı bir dekor gibi anlatılırken ben de adeta içinde yaşadım. ***** Ulunay, bu kitapta Osmanlı'nın son dönemindeki İstanbul kabadayılık müessesesini anlatır.Yazarın bizzat şahit olduğu, dinlediği ya da içinde bulunduğu eski İstanbul sokaklarının yazılı olmayan kanunlarını kayda geçirir. Zincirleme bir hikaye anlatımıyla Abdülhamid döneminin son yılları ile Meşrutiyet İstanbul'unun yeraltı dünyasını ve sosyal hayatını resmeder. Sayılı Fırtınalar, bugün tamamen yok olmuş bir İstanbul alt kültürünü, o kültürün kendine has kodlarını ve insan tiplerini birer belge gibi günümüze taşıyan emsalsiz bir kaynaktır. Üsküdar'da sahafın vitrinde görüp hemen alıp keyifle okuduğum bir eserdir. Yeni basımı var mı bilmiyorum. Merak edersiniz sahaflardan temin edebilirsiniz. Gelelim esere... Kitap, önce kabadayılık, racon gibi kavramları açıklayarak başlıyor. Ardından anlatı, dönemin ünlü kabadayılarından Arap Abdullah'ın karıştığı 'Direklerarası Cinayeti' ile devam ediyor. (Güzel
Tarih
Sayılı FırtınalarRefi Cevad Ulunay · Bolayır Yayınevi · 197361 okunma
10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:37
Bu kitap beni perişan etti. Kahroldum okurken. Hele son bölümler... Sanırım bu kadar çok etkilenmemin en büyük sebebi benim de bir kız kardeşimin olması. Okurken kendi anılarım gözümde canlandı. Kardeşimle saçma sebeplerle küsmelerimiz, bazen sinirlenip kalbini kırdığım zamanlar... Her biri o an gözümün önündeydi ve ben onunla geçirdiğim kötü olan her andan pişmanlık duydum... Gerçekten içerisinde bolca ders çıkarabileceğimiz yerler vardı. Daha romantik, sevgi ve aşkın olduğu bir kitap beklerken bu kitap beni yerden yere vurdu. O sonun geldiğini fark ettiğim an durup sindirmek için bir gün ara vermek zorunda kaldım. O kadar güzel ve hüzünlü bir kitaptı ki... June, bir gün aldığı mektupla çok sevdiği teyzesi Ruby'nin vefat ettiğini ve çocukluğunu geçirdiği Mavi Kuş Kitabevini kendisine bıraktığını öğrenir. Orayı satma amacıyla giden ve anıları içinde kaybolan June, çocukken elinden düşürmediği ve en sevdiği kitap olan İyi Geceler Aydede kitabının yazarıyla teyzesinin çok yakın arkadaş olduğunu öğrenir. Teyzesi onun için mektuplardan oluşan bir gizem bırakmış ve bu gizemle birlikte kitabevini kurtarmasını ümit etmiştir. Bu esnada aşkı bulan ve çocukluğuyla yüzleşen June, ne yapacağına karar vermeye çalışırken yıllardır küs olduğu kardeşi, onunla iletişime geçmeye çalışır. Her şey üst üste gelmişken June nasıl bir yol izleyecek? Mutsuz olduğu bir işe mi dönecek, yoksa tüm kalbiyle işleteceği kitabevini mi işletecek? Peki kardeşiyle arasını düzeltmeye hazır mı?.. Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
Elveda HaziranSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201911,1bin okunma
İnsan yaşamına çok boyutlu bakış
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
William Roseberry, yazıktır ki hızla gelişen kansere yenik düşerek 50 yaşında vefat etmiş değerli bir Amerikalı Marksist antropolog. Klasik bir marksist değil, evrimci ya da aşamalı gelişimci tarihsel materyalizmin kusurlu olduğunu, insanların yaşam deneyimlerin üreyen öznel değerlendirmelerinin ve yaşamlarındaki etkinliklerinin önemini, bu doğrultuda tarihsel değişimin öngörülemezliğini düşünen ve bu yaklaşımına uygun incelemeler yapan bir bilim insanı. Makalelerinden derlediği bu kitabının başlığından da anlaşılabileceği gibi, bütün toplumların er veya geç uyduğu tek bir tarih değil, "tarihler" vardır. Bu kitaptaki makaleler daha çok kapitalizmi ve bununla bağlantılı olarak işçileri ve antropolojinin klasik araştırma öznesi köylüleri ele alıyor. Tek yönlü, mutlak sömürü gibi etkinlik değil, buna verilen karşılıkları da hesaba katınca çift yönlü bir etkileşimin gerçekleştiğini, kısaca kapitalizmin düzensiz bir gelişme gösterdiğini ortaya koyuyor. Muhalif siyasete duyarlı bir antropolog olarak, son makalesinde, alternatif topluluk imgelerinin inşa edileceği kültürel şekil ve simgeler, ayrıca bu imgelerin siyasal ifade alabilmesini sağlayan örgütsel veya kurumsal oluşumlar üzerinde duruyor. Çünkü, "kültürel metinler" (cultural texts) aynı zamanda yorumlardır. Bu metinlerin yazarları ve dinleyicileri ve de vaaz ettikleri eylemlerin sonuçları vardır. Verdiği birçok örnek arasından Nikaragua Sandinista Devrimi dikkat çekici. Faşist ve komprador Somoza'nın devrilmesi, hem büyük, görece örgütlü olmayan ve dik, çok-sınıflı "hayali" bir topluluk (Benedict Anderson'un "hayalî cemaat"ine benzer bir şekilde), hem de çok daha küçük, sıkı bir şekilde örgütlü, yatay, sınıf temelli hayali bir topluluk sayesinde gerçekleşmiştir.
İnceleme
Anthropologies and HistoriesWilliam Roseberry · Rutgers University Press · 19891 okunma