Puan vermedi·240 syf.··
2026 11. kitabı
Bir hastanede çok tontiş bir bebek doğmuş yani ben bebeğin adını annesi ile babası düşünüyormuş babaannesi ben ona 1 yıl önce vefat eden kocamın ismini söyleyeceğim siz istediğinizi koyun demiş annesi ile babasıda tamam Hayri Potur babaannem ne bilsin Harry Potter'ı Harry Potter'ı ben büyüyüp öğrenince kitaplarını okudum okula falan gittiğimde isim benzerliğinden bana öncelik,torpil oluyordu aslında bundan hiçte memnun değil değildim. Yani ben ayrıcalıklı oluyordum.Velidemort bile beni öğrenmişti onla savaşıyorduk resmen bir gün velidemort telefon etti dediki"Hayri Potur ben İngiltere'ye gidiyorum sana pempirik'i göndereceğim" pempirik de kim diyemeden kapadı. Sonraki gün pempirik geldi bu bir vampirmiş kan grubumu sordu farklı olduğu için kan ememedi benim kan dolaşımı posterimi aldı oysa oni öğretmen ev ödevi olarak vermişti bu pempiriki gece gece öğretmenle birlikte yakaladık hoca çok kızdı pempirke pempirikde gitti. Sonra kitabın sonunda ödevleri gösterdiler. Bu kitabı yani Hayri Potur Harry Potter'a Karşı kitabını Muzaffer İzgü yazmış.
Hayri Potur Harry Potter'a KarşıMuzaffer İzgü · Bilgi Yayınevi · 2016159 okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 21:25
Bu kitsp güzeldi. Kitabın içinde başlığında olduğu gibi Hz Ebubekir'in hayatı anlatılıyordu. Bunun yanında Hz Muhammed Hz Ömer gibi değerli isimler anlatılıyordu. Hz Ebubekir Hz Muhammed (sav) en iyi dostlarmış gençlik yıllarında tanışmışlar. Bu değerli isimler Cahiliye döneminde insanların putlara tapmasının ve kötü işlerle uğraşmalarının kötü birşey olduğunu onlara anlatmaları fakat cahil insanlar onlara inanmamaları sonucunda onları imana getirmeye çalışıyor. Onca savaştan onca şeylerden sonra Hz Muhammed ve ekibi galip gelir imanı kanıtlamış Allah'ın trk ve nit olduğunu kanıtlarla. Hz.Muhammed vefat ettikten halife olarak Hz Ebubekir seçilir. Kitabın dili anlaşılırdı. Hz. Ebubekir, Hz.Muhammed, Hz.Hamza, Hz. Ömer'in hayatını merak edenler okuyabilir.
Hazreti Ebu Bekir-Peygamberimizin En Yakın ArkadaşıAbdullah Kara · Uğurböceği Yayınları · 201752 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·415 syf.··
2026 68. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:12
"Yaşayanların dünyasında garip oluyorsun; o kadar ayrısın ki, ne lüzum var aramızda dolaşmana? Kendimizden çektiğimiz yetmiyor mu?" Huzur ilk defa Cumhuriyet gazetesinde, 22 Şubat-2 Haziran 1948 tarihleri arasında tefrika edilmiştir. Daha sonra 1949'da Remzi Kitabevi tarafından tekrar basılmıştır. Bu kitap, yazarın üzerinde en çok çalıştığı eserlerinden biri olmuş. Bazı karakterler sonradan eklenmiş, bazı sahneler çıkarılmış. Üzerinde en çok düşünüp yazdığı eserlerden biri olan bu roman dört kısımdan oluşuyor: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz. Kitabın girişi, Mümtaz'ın İhsan'a doktor bulmak için dışarı çıkmasıyla başlıyor. Sonrasında ise yazarın diğer eserlerinden tanıdığımız karakterlere de rastlıyoruz. Behçet Bey ile Nurhayat Hanım, hem Mahur Beste hem de Sahnenin Dışındakiler ile bağlantı kuruyor. Eser, II. Dünya Savaşı'nın atmosferini de işliyor, en azından bunu güçlü bir şekilde hissettiriyor. Gelelim konusuna. Kısaca anlatmaya çalışacağım ama ne kadar kısaltabilirim bilemiyorum tabii. :) Konusu şöyle: II. Dünya Savaşı'nın başlamasına bir gün vardır. Mümtaz, dokuz gündür hasta olan amcasının oğlu İhsan'a hastabakıcı aramaktadır. Mümtaz'ın babası Rumlar tarafından öldürülünce annesiyle birlikte İstanbul'a gelir. Annesi de burada vefat edince, kendisinden 23 yaş büyük olan İhsan'ın yanına gönderilir. İhsan, yurt dışından yeni dönmüş ve Galatasaray Lisesi'nde tarih dersi vermektedir. Macide ve İlyas ile birlikte yaşayan Mümtaz, özellikle İlyas'ın etkisi altındadır. Olaylara bakışı, yorumlayışı ve görmüş geçirmiş hâli Mümtaz'ı derinden etkiler. Bu yüzden İhsan'ın hastalığı da onu bir o kadar üzer. İhsan'ın anlatıldığı ilk bölümde Mümtaz, ona doktor bulmak için evden çıkar. Bu bölüm hem İhsan'ın hastalığının verdiği üzüntüyle arşınladığı Beyazıt ve Eminönü
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
Abdülhak Şinasi Hisar - Çamlıca'daki Eniştemiz
Puan vermedi·203 syf.··
2026 20. kitabı
Kitap roman olarak geçiyor olsa da bence tam bir enişte biyografisidir. Araştırıldığında bu eniştenin aslında tam olarak bir kişi değil, yazarın yakın akrabalarından belki birkaç kişinin toplanıp tek bir vücut bulduğu kurgusal bir karakter olduğu görülür. Eserin üslubu bana Ahmet Hamdi Tanpınar'ı; özellikle de Beş Şehir'i anımsattı. Onda da artık var olmayan bir şehir dokusunu en ince detayına kadar anlattığı için sıkılmıştım bu eserde de aynısını bilhassa Çamlıca tasvirlerinde yaşadım. İsminin hakkını verecek şekilde yazarda büyük bir Çamlıca sevdası vardır ve kitabın en az %20'si Çamlıca'ya ve onun orada yaşadığı mazisine övgüdür diyebilirim. Burada en dikkat edilmesi gereken nokta artık var olmayan aile gelenekleri ve sosyal yapıların ele alınmasıdır. Eser o zamanlar bir çocuk olan anlatıcının Çamlıca'daki enişteleri Hacı Vamık; namı diğer Deli Vamık'ı tasviriyle ve deliliğe makul bir övgüyle başlar. Babıali onu mutasarrıflık, defterdarlık, valilik gibi çeşitli görevlere verip verip geri almaktadır. Eserin ilerleyen bölümlerinde kendisinin hakkında vazife başında yolsuzluk söylentileri olduğu da verilecektir. Doğal olarak maddi durumu ortalamanın oldukça üzerindedir. Konaklarında hizmetçiler çalışmaktadır. Yazara göre, akıllı dediğimiz insanların sağı solu belli değildir; iyilik beklediğimizden kötülük, sadakat beklediğimizden ihanet görme ihtimalimiz her zaman oldukça fazladır; ancak deliler öyle midir? Deli daima delidir, şaşırtmaz, daima doğasına uygun davranır. Hacı Vamık enişte lakırdı etmeyi pek seven, kendine has ve eğlenceli bir konuşma üslubu olan bir adamdır. Hemen her şeyle ilgili bir fikri veya anısı vardır. Yalnız kaldığı zamanlar harici konuşur; hâttâ yalnız kaldığında bile bazen kendiyle konuşur bazen de türkü söyler. Yeğenlerine daima "can didem"
Çamlıcadaki EniştemizAbdülhak Şinasi Hisar · Bağlam Yayınları · 1996421 okunma
7/10
·264 syf.··
2026 78. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:02
Genel olarak yazarın kalemini seviyorum. Bu kitabını da başlarda keyifle okuyordum ama sonlara doğru özellikle de son 50 sayfa beni çok bunalttı artık. Başlangıçta olan tempo düşmeye başladı ve savaş patlak veriyor. Ama o kısmı bana göre Verimli şekilde anlatmamış. Aşırı nüfus artışı Birleşik Krallığı da etkisi altına almıştır. Hükumet nüfus sorununun önüne geçmek için eşc.nselliği ve kısırlaştırma operasyonlarını öne sürüyor. Kesinlikle doğum yapmak yasak. Kıtlık zaten kapıda ve şartlar zor. Tristram ve eşinin de o sıralar oğulları vefat ediyor. Böyle ölüme giden insanlar için de kimse bir şey yapmıyor çünkü zaten nüfusun artışı istenmiyor. Ama hesapta olmayan bir şey vardır, kadın yine hamile.
Eksik TohumAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 23. kitabı
“Yağmur denizde sefalet oluyor değil mi ?” Bir sarrafın mücevherleri işlediği , bir bestekarın notalarla raks ettiği gibi romanını dahi şiirsel nakışlarla işleyerek yazan Tanpınar , adeta kelimelerle zamanı durdurmayı başarmış bir sanatkardır. XXyy ,coğrafyamızda çalkantılı ve devrimli günlerdi işte bu dönemde yaşamış olan değerli kalem, Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş sürecinde ki siyasi , kültürel değişimler ile doğu batı arasında ki sancılı sürece bizzat şahit olarak , bunları sadece eserlerinde yazmakla kalmayarak adeta kelimelerle, geçmiş ile geleceği cümlelerde buluşturmuştur. Bu kıymete değer eserlerinden bir tanesini de biz şanslı okuyucular Mayıs ayında okuyarak ,analiz tahlil ederek bir nebze de olsa edebiyatımızın hafızasını kendi perspektifimizle görme şansına eriştik. Ben de naçizane kendi paradigmam ve yorumumla bir şeyler söylemek istiyorum. Elbetteki Yaz Yağmuru kitabını tek bir edebiyat çerçevesinde ele alamam çünkü kültürel birikimi ve çok yönlü bir yazar olması nedeniyle ( yazar,şair,denemeyazarı,siyasetçi,akademisyen vs.) kaleminden çıkan şaheser ,bir çok perspektiften açıklanmaya değer. Edebi metin özelliğiyle şiirsel ,estetik açıdan bir cerrahın titizliğiyle kaleme alınmış her bir hikaye hem gözleri hem de ruhu doyurmakta böylelikle onun eserlerinin sadece okunmadığını hissedildiğine de şahit oluruz . Türkçeye kattığı senfoni tadında ki kelimelerin bezenmesi, düşünce dünyamıza bıraktığı izlerle eşine az rastlanan ,dimağlarımızda tat bırakmış Türk edebiyatının en zarif ve en derin sanatkarlarından biridir dersek mübalağ etmiş olmayız değil mi ? ( Burada kendimi Bridgerton’ da ki lady Whistledown gibi hissettim ) Yine tarihi bilgisi ve bilinci bunun yanında kendisinin de yaşanan değişim ve dönüşüme tanık olması neticesinde eserlerine
Yaz YağmuruAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 2023466 okunma