İnsan kitap okuma alışkanlığını aileden kazanır. Anne ve babasını evde karşılıklı oturmuş kitap okurken görmeyen bir çocuğun, öğretmen, arkadaş ya da akraba gibi üçüncü şahısların etkileriyle kitap okuma alışkanlığı kazanması çok düşük bir olasılıktır. Kitap okuyan anne ve baba yalnızca ev değil, Dünya Barışı'na da katkıda bulunur! Birilerinin kum torbalarını yığarak yaptıkları cephelerde çocuklarımızın ölmesini istemiyorsak, evlerimizdeki kütüphanelerimizi yeni kitaplarla durmadan genişletmeliyiz.
Dördüncü sanayi devrimi teknolojiyi bireysel yaşamlarımızın her şeye nüfuz eden baskın bir parçası haline getiriyor ve bu muazzam teknolojik değişimin benliğimizi nasıl etkileyeceğini anlamaya daha yeni başlıyoruz. Nihayetinde teknolojinin kölesi olmak yerine onun bize hizmet etmesini sağlama yükümlülüğü hepimizin üstündedir. Kolektif bir düzeyde teknolojinin karşımıza çıkarttığı meydan okumaların düzgün anlaşılmasını ve analiz edilmesini sağlamak zorundayız. Ancak bu şekilde dördüncü sanayi devriminin esenliğimizi yıkıma uğratmaktan çok iyileştireceğinden emin olabiliriz.