kasabay donus
8/10
·176 syf.··
2026 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:00
her zamanki gibi cok guzel ilerledi bu kitapla beraber hikayenin ortasina anca gelmis olduk. Marcus, Robert ve Victoria'ya kotu seyleri yapanlarin karmasini yasamasini okumak cok zevkli S. T. Abby Mindf*ck 3: Kızıl Melek
Mindf*ck 3: Kızıl MelekS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202617 okunma
Kendimi Victoria'nın içindeki dördüncü yolcu gibi hissettim.
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Jules Verne'in Balonla Beş Hafta adlı romanı ilk bakışta Afrika üzerinde yapılan heyecanlı bir keşif yolculuğunu anlatan bir macera kitabı gibi görünür. Ancak roman ilerledikçe bunun yalnızca bir macera hikâyesi olmadığı anlaşılır. Eser aynı zamanda 19. yüzyıl insanının bilime, keşfe, doğaya ve dünyanın bilinmeyen bölgelerine bakışını yansıtan önemli bir dönem belgesidir. Romanın merkezinde Doktor Samuel Fergusson'un Afrika'yı balonla geçme fikri bulunur. Dönemin pek çok insanı bu fikri çılgınlık olarak görürken Fergusson, bilime ve insan aklına duyduğu güvenle yola çıkar. Yanında sadık dostu Dick Kennedy ve yardımcısı Joe vardır. Yolculuk boyunca fırtınalar, kuraklık, açlık, susuzluk ve çeşitli tehlikelerle karşılaşırlar. Ancak romanın asıl gücü yaşanan olaylardan çok, bu olayların karakterler üzerindeki etkilerinde gizlidir. Kitabın yazılış amacı yalnızca okuru eğlendirmek değildir. Jules Verne, okuyucusuna coğrafya, tarih ve keşifler hakkında bilgi vermek istemiştir. Roman boyunca Afrika'yı araştıran gerçek kaşiflerin isimleri, keşfettikleri bölgeler ve dönemin coğrafi bilgileri sık sık anlatılır. Bu yönüyle eser, kurgu ile bilginin birleştiği bir yapı oluşturur. Okur, hikâyeyi takip ederken aynı zamanda dünyayı tanımaya başlar. Romanın temel fikirlerinden biri bilimin insanı bilinmeyene ulaştırabilecek güçlü bir araç olduğudur. Ancak hikâye ilerledikçe bilimsel bilginin her sorunu çözemeyeceği de görülür. Başlangıçta neredeyse kusursuz görünen Doktor Fergusson zaman zaman çaresiz kalır, kararsızlık yaşar ve hata yapar. Böylece okuyucu bilim insanının da her şeyden önce bir insan olduğunu fark eder. Bilim güçlüdür fakat doğa karşısında mutlak değildir. Romanın dikkat çeken bir başka yönü doğaya bakış biçimidir. Yolculuk boyunca hayvanların sık sık avlanması ve
1000Kitap
Balonla Beş HaftaJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma
Reklam
Kan ma sakın
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 22:26
Neye kanmayalım? Van helsing ve arkadaşlarının iyi olduğuna kanmamalısın okurken. Onların kötülük dediği şey tamamen farklı ve bambaşka bir yaşam formunun doğası gereğiydi. Drakula hayatta kalmak için insan kanı ile beslenmek zorundaydı. İnsanlardan saklanıyordu evet çünkü kendisini açık ettiği zaman insanların onu yok edeceğini biliyordu empati yapan her insan drakula gibi davranıp hareket edeceğini gayet iyi bilir. Doğası gereği bir aslanı kötü saymıyorsan drakulayı da kötü bir karakter olarak sayamayız. Aksine insanlar bu hayatta kalma mücadelesi veren varlığı diğer bütün varlıklar gibi yok etme eğilimindedir. Çünkü homo sapiens istilacı bir türdür. Günümüzde olduğu gibi dünyadaki bütün yaşam formlarını hızla yok etmekteyiz. Kitabın hemen başlarında Drakula Alman bir şairin şiirinden alıntı yapar "Denn die totden reiten schnell" bu ölüler hızlı sürer anlamına geliyor, ölümün kaçınılmazlığını ve yaşamın zamana kaçınılmaz olarak yenik düştüğünü simgeliyor. Kitabın sonunda da drakulanın hızlı bir şekilde uzun soluklu kaçması ve sonunda ölmesi kitabın başı ve sonu hakkında harika bir köprü kuruyor bu söz ile birlikte. Kitabın başından beri ve genelinde vurgulanan batıl inançlara ön yargı geliyor. Günümüzde bulunan merdiven altından geçme falan gibi şeyler yani. Burada yazar Bram Stoker insanların ön yargısını sunuyor ve kitabın bir kısmında da anlatmak istediği batıl inanç olmasa bile insanlar kafalarındaki eski inandıkları bilgiyi daha sağlam ve güvenilir bir bilgi olmasına rağmen ona her zaman şüpheyle yaklaşmasıdır. Zamanında Albert Einstein Isaac Newton'un dünyada kabul görmüş zaman mutlaktır ilkesini yıkıp zaman görecelidir dediği zaman dönemin aydın bilim insanları bile buna şüpheyle yaklaşmış. Aynı bizlerin de günümüzdeki batıl inançlara ya da batıl inancı olanların modern
Edebiyat
DrakulaBram Stoker · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,3bin okunma
8/10
··
27 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 17:22
Her ne kadar okumam çok uzun sürmüş olsa da güzeldi. İlk kitabı daha çok beğendim. Bence çok yavaş ilerledi, sondaki olaya hazırlık yapıldı falan ama bilmiyorum sonu beni çok tatmin etmedi. Yine de konusu vs her şeyi benim için okumaya değer bir kitaptı. Üçüncü kitap çıkacakmış, bilmiyorum gerek var mıydı ama kesin alıp okurum gibi. *Buradan sonrası spoilerlı* Marcella karakteri çok güzel tanıtıldı, ilerleyişi de yazıldı. Sonra hemen öldü? Bilmiyorum ben daha komplike olsun isterdim açıkçası. Eli ölmüş gibi duruyor ama üçüncü kitap var ve orda da olacakmış gibi? O da kolay öldü gibimsi. Bu kitapta Victor'un da kötü adam olması kitabı ayrı bir ilginç yaptı. Karakterlerin dümdüz olmaması baya hoşuma gidiyor. Yine de yan karakterler harcandı gibi genel, bilmiyorum, sanki bazı kısımları boşuna okumuşuz gibi hissettim. Sydney'nin daha aktif olmasını isterdim çok boştu onun kısımları. Dominic boş yere öldü, bari onu canlandırsaydılar.. Öyle işte beğensem de eksik bulduğum kısımlar da vardı.
VengefulVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Titan Publ. Group Ltd. · 201993 okunma
10/10
·528 syf.··
2026 37. kitabı
bir şehrin zenginleşebilmesi için bir başkasının çökmesi gerekmektedir. bu kitabı okurken gerek bu alıntı olsun, gerek açgözlülüğün ve güç arzusunun bir şehri nasıl açlığa, sefalete ve yok oluşa sürüklediği olsun ister istemez günümüz dünyasını anımsadım. sanki fantastik bir kurgu üzerinden yüzümüze çarpılan gerçekler gibi. kitaba gelecek olursak daha uzun olmasına rağmen ilk kitaptaki kadar çatışma sahneleri yoktu, daha çok bizi üçüncü kitapta olacaklara hazırlayan bir geçiş kitabı gibiydi. çok büyük bir zevkle okudum, sonu kilit bir noktada bittiği için de meraklıyım
Edebiyat
Gölgede Bir BuluşmaVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 2020166 okunma
Her haz bir hüsrana..
Puan vermedi·272 syf.··
2026 19. kitabı
Dorian Gray'in portresi ; Oscar Wilde'nin kendisini tanımadan, Victoria Dönemi'ni bilmeden, Dorian Gray'in Portresi'ni okumak yeterli gelmeyecektir bence. Kendisinin de içinde olduğu Victoria Dönemi'nin tartışılan ahlak anlayışına atıfta bulunarak güzellik ve hazzın ardına gizlenen ahlaksızlıklardan çürüyen asiller sınıfının yozlaşmışlığını; varsayımsal olarak tartışılsada seçiciliğin ahlaki tüm değerlerin üstünde tutulup günümüzde de benzer bir algının varlığı ve bu yüzden zamanın ötesine geçen bir yapıt olduğu; ayrıca Oscar Wilde'nin sözlerine baktığımızda kendisi ile özdeşleştirdiğinide düşünebiliriz. "Basil Hallword benim düşündüğüm kişidir; Lord Henry Wotton dünyanın beni gördüğü kişidir; Dorian Gray ise olmak isteyebileceğim kişidir, belki başka bir çağda." Oscar Wilde -Şeytan yalnızca sunar, insan isterse seçer. Peki ama şeytan kim? Ruhların şeytana satılıp arzu ve isteklerden daha büyük bedeller ödendiği her hikayedeki gibi bu kitaptaki bütün yollarda yaşanan hazlardan sonra hüsrana çıkıyor. -Bizi en zorlu biçimde kendine köle eden tutkular kökenleri bakımından kendimizi aldattığımız tutkulardı. Dilan Yamaç Dorian Gray’in Portresi Oscar Wilde
Dorian Gray’in PortresiOscar Wilde · Dorlion Yayınevi · 201999bin okunma
Reklam
Reklam