Kadın denilen mahlukun keman gibi, hatta ondan da kaprisli bir enstrüman olduğunu, onun da olanca hüner ve güzelliğini ancak ve ancak virtüoz ellerin emrine verdiğini öğrenişim çok sonralara, saçlarımın iyice dökülmeğe başladığı devirlere rastlıyor. Zaten dar omuzları, geniş kalçaları ile kadın, şeklen dahi az buçuk kemanı, daha doğrusu violonseli hatırlatmaz mı?
Her burjuva ailesi, kendilerinin de müzikleri olsun ister. Ama artık özel konserler verdirmek yerine, kendileri çalmak istemektedir. Henüz hiçbir kadın besteci ya da yorumcu olmasa da -bu gizemin üzerinde sonradan duracağız-, bütün “iyi aile” kızları piyano çalmak durumundadır. Buna bağlı olarak piyano, gitgide küçülen apartmanlara sokulabilmek için, 1801’den itibaren “düzleştirilir. Gençlik, özel yada umumi balolarda, velilerin sıkı denetimi altında dans eder: Müzik kapalı ortamlarda ilişki kurmak, baştan çıkarmak, evlilik için bir bahanedir. Müzik, bir sosyal çoğalma aracıdır. Bu yeni piyasanın karşısında, bestecileri piyano için parçalar bestelemeye iterler. 1806’da İtalya’nın ilk yayıncısı Ricordi, bir kontrat ile bütün orkestra partisyonlarının piyano adaptasyonlarını sahiplenir. Sanat müziği eserlerinin (sonatlar, prelüdler, baladlar) ve balo için yapılmış eserlerin (valsler, mazurkalar) yanı sıra burjuvazinin bir araya gelmek, eğlenmek ve gücünü sergilemek için kendini bulduğu yeni formlar gelişir: opera, büyük orkestra ve virtüöz.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Anlaşıldığı kadarıyla, değişik bir kadın. Gizemli. İçine kapanık. Çok güzel. Çok da güçlü. Bir seksen. Böyle omuzlar… Sık sık piyano çalıyormuş. Bir virtüöz.
Alıntı
Bugün artık ne trajik ne de virtüöz âşıklar görülüyor ortada, var olan sadece yavan izdivaç dolandırıcıları ya da psikopatlardır.
Sayfa 157 - Yapı Kredi Yayınları - 1. Baskı·Kitabı okudu
Bana göre de öyle amirimm :)
Aras'a göre gülmek bir insanın düşünmeden, yorulmadan, para harcamadan yapabileceği en güzel şeydi ve bütün çocuklukları gülerek geçmişti.
Uzun bir aradan sonra...
Biz şanslı nesildik, bizden öncekiler bizden de şanslıydı herhâlde. Ya da bize öyle geliyordur ne bileyim. Şimdiki gibi cep telefonları, bilgisayar oyunları o zaman olsa biz de şu anki çocuklardan farklı olmazdık belki de.