Vuslat Arca

Vuslat Arca
@vuslatarca
Her şey başkalarına ait, onlara sahip olmamanın hüznü hariç.
Edebiyat-Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ben bir şey olmak istemiyordum zaten. Ve bunda fevkalade başarılı olduğum tartışılmazdı.
Sayfa 195·Kitabı okudu
10/10
·272 syf.·
2016 115. kitabı
Bilim ve onu temsil eden bilim adamlarının amacı, ulaşmak istediği nihai sonuç objektif gerçekliktir. Eskiden bilim nesnel varlığın (3 boyutlu varlık alemi) objektif gerçekliğini izah etme üzerine yoğunlaşmıştı. Öznel varlığın (subje ve onunla ilgili olgular) yorumlanması daha çok felsefecilerin üstlendiği konuydu. Artık şimdi bilim adamları din(!)den sonra felsefeyi de yetersiz bularak, var olan, olup biten her şeyin bilimsel açıklanabileceği inancindadırlar. Son zamanlarda çıkan eserler ve hatta elimde okuyup incelemesini yapmakta olduğum bu eser de bende böyle bir izlenim bırakmıştır. İsminden belli olduğu gibi kitap beyin'imizi konu edinmiştir. Bu kitabın farkı, beynin anatomi veya fizyoloji kitaplarında bahsedilen yapısı ve fonksiyonlarından bahsetmiyor olmasıdır. İnsanın subjektif gerçekliginin en çok tezahür ettiği yer beyindir. Düşünüyoruz beyinde, acı çekiyoruz beyinde, görüyoruz beyinde, duyuyoruz beyinde, karar veriyoruz beyinde...vb. İşte bu kitapta, bu ve bu türden beyinde gerçekleşen, nesnel diyemediğimiz, boyut biçemediğimiz gerçekliğin altında yatan, olup biten objektif gerçekliği sorgulamak ve açıklığa kavuşturmak amaçlanıyor. Yazarın kendi ifadesiyle; "derin bir sorgulama düzeyi yakalamak." Okurken elinizde olmadan böyle bir sorgulama düzeyi yakalayacaksınız. Kitabın bazı yerlerinde "yok artık" demiştim. Yazar, dilimizle hatta kol ve bacaklarımızla da görebilecegimizin nörolojik olanağından bahsediyor. Bunun gibi nice şey. Kafatasımızın içinde bu ķüçücük fiziksel malzemenin inanılmaz "işler çevirmesine" çok farklı bakış açısı ortaya koymakla D.Eagleamen beni büyülemiş durumdadır. Sorguladım ve bir anlamda da ürktüm kendimden. I am a the brain man!
Bilim
BeyinDavid Eagleman · Domingo Yayınevi · 20167,1bin okunma
Cinsellik,bir insanı tanımanın en kesin yoludur.
+ Bugünlerde yeni bir erkek türü çıktı. "Kadına muhtaç olmayan erkek" her işini kendi yapıyor, ütü, çamaşır, temizlik, yemek gibi. Bakıyorum, siz de onlardan birisiniz. - Kadına muhtaç olmamak mümkün değil. Çünkü doğuramıyoruz, filan. Yani kadına her zaman muhtaç demektir erkek. Yalnız yemek pişirmek, çamaşır yıkamak değil ki, kadının varlığının nedeni. Kadının desteği, kadının ilgisi, kadının yumuşaklığı... Hatta kadın olmasa bile böyle bir kadın umudu bile gereksinimdir bence; kadından vazgeçilemez. Tıpkı kadınların da erkekten vazgeçemediği gibi. Kadın erkek ayrımı bir cins ayrımıdır; ne kadın tek başına insandır, ne de erkek tek başına insandır, bu bütünleştiği zaman ancak insan olur.
Sayfa 130