“İnsan hiçbir şeye alışmamalı, Eduard. Bana baksana, tam da güneşin keyfini yaşamaya başlamıştım yeniden; dağlara bakmaya, yaşamın sorunlarına bile alışacak gibiydim. Yaşamın anlamsızlığının bile kendi suçum olduğunu kabullenmek üzereydim. Ljubljana’nın ana meydanını tekrar görmek istiyordum. Sevgi ve nefret, çaresizlik ve bıkkınlık, günlük hayatı oluşturan bir sürü basit ama yaşama tat katan şeyi hissetmek istiyorum. Bir gün buradan çıkacak olsaydım, delilikler yapma fırsatı tanıyacaktım kendime, aslında herkes deli, en deliler de deli olduklarının farkında olmayanlar. Oysa bunların hiçbiri olası değil artık, anlıyor musun? Aynı şekilde sen de, gün boyu gecenin gelmesini, hastalardan birinin piyano çalmasını beklememelisin. Çünkü yakında bu da sona erecek. Benim dünyam ile senin dünyan sona ermek üzere.”
Sayfa 105 - Can sanat yayınları