Varlığın tüm koşullanmaların ötesinde olan fiili bütünselliğinin, Hindu öğretisindeki "Kurtuluş" (Moksha) ya da İslam maneviyatındaki "Yüce Özdeşlik" (Vahdet-i Vücud) ile aynı şey olduğunun şimdiden iyi anlaşılması gerekir.
Aslında, varlığın bu çifte açılımına bir yandan, yatay (ufki) tarzda yani belirli bir varoluş düzeyinde ya da derecesinde, diğer yandan da dikey (şakulî) tarzda yani tüm derecelerin hiyerarşik biçimde üst üste dizilişiyle gerçekleşiyor olarak bakılabilir. Böylece yatay yön, "genişliği" ya da tahakkukun temeli olarak alınan bireyselliğin tüm yayılımını, bazı özel tahakkuk koşullarına bağımlı olan bir olanaklar birlikteliğinin sınırı belirsizce yayılımını temsil eder. Beşer varlığı durumunda, bu yayılımın hiç de bireyselliğin cismânî kısmıyla sınırlı olmadığının, fakat bireyselliğin bedenselliğin yalnızca birini oluşturduğu tarzların tümünü içerdiğinin iyi anlaşılması gerekir. Dikey yön, sınırı belirsiz hiyerarşiyi ve, tabiî ki, her biri bütünselliğinde tasavvur edildiğinde, bütünsel "İnsan-ı Kâmil" sentezinde içerilen "älemlere ya da derecelere tekabül eden şu olabilirlik birlikteliklerinden birini oluşturan çeşitli hålleri temsil eder.
Ben ölürsem ölürüm bir şey değil;
Ne olursa garip eşyama olur.
Bir hayır sahibi çıkar mı dersin,
Mektuplarımı iade edecek?
Ya kitaplarım, ya şiir defterim?
Yanarım bakkal eline düşerse.
Sorun şurada ki,acıya karşı en korunmasız olduğumuz zaman, sevdiğimiz zamandır;en çaresiz olduğumuz zaman ise,sevdiğimiz nesneyi ya da onun sevgisini yitirdiğimiz zamandır.
Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
–İbadetlerinizde ölçülü ve titiz olun; (fakat) bilin ki hiçbiriniz (sadece) ameli sayesinde kurtuluşa eremez.
–Yâ Resûlallah (sav), sen de mi, dediler. (Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle dedi:)
–Evet, Allah, rahmetiyle ve lütfuyla kuşatmamış olsa ben de kurtulamam.
Nadiren kendimizi sarsıp özgür kılarak başka gelecekler tasavvur ederiz. Tarih okumak, geçmişin sımsıkı tutunan o elini gevşetmeyi amaçlar. Başlarımızı çevirip atalarımızın hayal edemediği, ya da hayal etmemizi istemediği ihtimalleri farketmemizi sağlar.