Etkileşimler etkin ya da edilgin sonuçlara neden oluyordu. Kiside etkinliği artırıcı unsurlar onun doğasıyla uyum gösterirken edilginliği artıcı unsurlar varolma çabasını azaltması nedeniyle kişinin doğasıyla uyuşmuyordu. Elbette tüm ilişkilerimizi ve etkileşimlerimiz belirlemek elimizde değildi. Bu yüzden tüm ilişkileri ve etkileşimleri kuşatan nedenleri ve mantığı kavramak çok önemliydi. Felsefe tam da bunun için vardı. Madem duyguların tanımı tek ise neden farklı insanlar farklı nesnelerden farklı biçimde etkilenir? Çünkü her bedenin etkileme ve etkilenme düzeyi farklıdır. Her bedenin halleri farklı olduğu gibi her bedenin geçmiş deneyimleri de farklıdır. Bu farklık ise bedenin birçok parçadan meydana gelmesinden bağımsız düsünülemez. Yazmaya devam etti: "Beden evrenseldir, etkileşim kaçınılmazdır, ama her beden etkileşim düzeyine göre farklı duygulara neden oluşturur. Burada unutulmaması gereken şey, her duyguya 'bir fikrin eşlik ettiğidir. Fikir ve beden..." Bunlar arasındaki ilişki tarzını kavrayabilirsem epey ilerlemiş olurum diye düşündü Maria. Bunun içinse etkinlik ve edilginlik durumlarını kullanabilirim. "Zihnin kendini anlamaya dönük çabası ve etkinlik gücü olduğu oranda neşesi artar. Zihne ilişkin bu kavrayış daha açık hale geldikçe neşe de o oranda artar. Duygulanımlar, fikirler ve beden..." İşte bunların birbiriyle nasıl sıkı sıkıya bağlı olduğunu kavrayabilirsem ilerleyebilirim.
Başım en beklemediğim anda, ufukta bir tehlike olmadığı zaman da dönüverir. Yükseklik ya da alçaklık değildir söz konusu olan... Göğe, geceye baktığımda, yıldızların uzaklığını düşündüğümde... Hatta gündüz de... Sözgelişi şuraya uzansam, gözlerimi tepeye diksem, başım döner...
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
UHUD ŞEHİTLERİ..
Sordular: “Ya Resûlullah! Ne yapalım şehitlerimizi, Medine’ye mi götürelim, burada mı defnedelim.” Efendimiz: “Burada defnedin kıyamete kadar gelecek mü’minler burada onları ziyaret etsinler, onlara selam versinler. Allah’a yemin olsun ki kim onlara selam verirse, onlar, bu selamları duyar ve bunun karşılığını verirler.” buyurdu.
Alıntı
Pek çok bilgenin dediği gibi, "Başkasının şapkasını takamazsınız" Öyleyse insanlar Doğu'ya karşı duyduklar heyecanla türbanlar ve sariler kuşandığında, aslında ihtiyaç duyduklan bilgeliğin folklorik yönüne kapılmaktadrlar. Bilmeniz gereken bilgeliktir, kıyafetleri değil. O aksesuvarlar aracılığıyla, başka kültürlerin mitleri aracılığıyla, sonradan kendi bilgeliğinize dönüştüreceğiniz bir bilgeliğe erişebilirsiniz. Bütün mesele bu mitolojileri kendi mitolojinize dönüştürmektir.
Bazı romanlar ilerledikçe sarpa sarmaya başlar da bir umut okumaya devam edersin ya hah işte öyle yapmaya yapmayı bıraktım... Neresinde kaldığımı unutmayın diye değil tam da neresinde vazgeçtiğimi hatırlayayım diye sayfayı köşesinden katlayıp rafa kaldırıyorum zamanla geçsin diye beklediğim bu ağrı zamanında geçip gitmesine sebep oluyor...
Alıntı
Anne olmak ya da olmamak: bütün mesele bu mu?
Babaannem bana 65 yıldır kullandığım bir öğüt verdi. “Hayat seni beğenmediğin bir yola sokabilir. Geleceğe baktığında sana sunulan varış noktasından hoşlanmayabilirsin. Geçmişe dönüp baktığında çıkış noktana geri dönmek istemeyebilirsin. O zaman o yoldan çık. Kendine yeni bir yol inşa et.” 𝗠𝗮𝘆𝗮 𝗔𝗻𝗴𝗲𝗹𝗼𝘂
Sayfa 17 - Alfa Yayınları, 19-20. Basım: Mart 2021·Kitabı okuyor
Kişisel Gelişim