Puan vermedi·288 syf.··
2026 14. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:29
Çerezlik, birkaç saatte okunabilecek dili basit bir kitap. Yazar ters köşe yapmak için fazla zorlamış gibi. Birkaç kitabı ters köşelerle tuttu diye buna bu kdr şartlanmak ya başarısızlık getirir yada insanı yorar tüketir diye düşünüyorum. Konuyla alakalı bilgi vermeyeceğim spoiler vermeden söylenebilecek pek bir şey yok,e kısa özet de zaten arka kapakta mevcut. Beklentiye girmeden şöyle çıtır çerez bir şeyler okumak istiyorum diyenler varsa, tavsiye ederim.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,1bin okunma
8/10
·352 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:23
Öncelikle Simon’un hasta ruhundan bahsetmek istiyorum. Kendisini öldürmek istemesi ayrı bunu yaparken de ünlü olmak, dikkat çekmek için alışagelmişin dışında dört kişinin daha hayatını mahvetmek istemesi ayrı ruh hastalık belirtisi. Bunu planlayacak zekası da ayrı iğrenç. Gerçek hayattaki örneklerini de birebir yaşayaınca insan ister istemez daha rahatsız bir şekilde okuyor. Addy’nin Jake’in zincirlerinden kurtulup muhteşem bir karakter gelişimi gösterdi yani bayıldım. Nate.. benim vişneli kekim kendisi favori karakterlerimden biri. Ancak son kısımlarda Browyn’e yaptığı beni bile yaraladı ama benim best couple araları düzeldi. İnsanların düşünceleri, aile baskısı yüzünden Cooper’ın olmak istediği kişiden uzakta olması beni üzmüştü ancak cinayet zanlısı ekibiyle bunu aştııı. Veee arkadaşlıkları çokkk tatlıydı. Birbirleirni en iyi onlar anlar o yüzden hep destek çıktılar Kitapta en sevdiğim şey ise karakterin gelişimlerini bizzat onların ağzından okuyarak görmek, onların hayatlarını kendi ağzından okumak.
Birimiz Yalan SöylüyorKaren M. McManus · Yabancı Yayınları · 20173,516 okunma
Reklam
Yakıcı Sır
8/10
·88 syf.··
2026 32. kitabı
Yetişkinlerin göremediğini çocuklar görebilir mi ? Yalan ya da menfaati kim daha iyi görür sizce? Saf bir yürek mi yoksa heyecan arayan bir yürek mi ? Zweig bu hikayede size farklı bir bakış açısı sunuyor.Hikayemiz Alp Dağlarında bir otelde başlıyor.Tatile gelen Edgar ve annesi , çapkınlık peşinde olan Baron. Ailesi tarafından sevgiye aç olan Edgar otelde Baron ile tanışır.Baronun annesine yaklaşmak için gösterdiği sevgi aslında bir yaradır kalbinde Edgar’ın. Sevilmek ,fikirlerine değer verilmesi , dinlenilmek . Edgar’ın iyi niyetini kullanan baron annesine yaklaştıkça Edgar’ı dışlamaya başlar.Zamanla Edgar’ın sevgisi nefrete dönüşür. Okunmaya değer farklı bir hikaye pişman olmazsınız .
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,4bin okunma
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:36
Heinrich Böll’ün Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru adlı eseri, modern insanın ne kadar kırılgan olabileceğini ve bir medyanın, bir insanın tüm hayatını tek bir manşetle nasıl harcayabileceğini gösteren sarsıcı bir deneyim oldu benim için. Hikaye, her şeyi kuralına göre yaşayan, son derece disiplinli ve dürüst Katharina Blum’un, sadece yanlış zamanda yanlış kişiyle tanışmasıyla hızla karanlık bir noktaya evriliyor. Okurken beni en çok sarsan şey, toplumun ve medyanın Katharina’ya karşı takındığı o acımasız tavırdı. Onu kendi kurguladıkları bir "terörist sevgilisi" imajına hapsetmek için geçmişini, özel hayatını ve değerlerini nasıl vahşice çarpıttıklarını izlemek gerçekten dehşet vericiydi. Bir insanı hayatta tutan en önemli şey olan "onuru" elinden alındığında, geriye ne kalır ki? Romanın finaline doğru Katharina’nın o gazeteciyle yüzleşmesi, benim için sadece bir çatışma değil, sistemin onun üzerinde kurduğu o yalan makinesine karşı verilmiş son ve çaresiz bir cevaptı. Yasal yolların tıkandığı, gerçeklerin manipüle edildiği bir dünyada Katharina'nın attığı son adım, onun için tek kurtuluş yoluna dönüşüyor. Sonuç olarak Böll bana şunu sorgulattı: Eğer bir insan, toplumsal linç mekanizmaları tarafından köşeye sıkıştırılırsa ve elindeki tüm savunma araçları elinden alınırsa, geriye kalan tek çıkış yolu nedir? Katharina'nın hikayesi, sistemin bir bireyi nasıl kendi karanlığına çekip dönüştürdüğüne ve onurunu korumak adına bir insanın ne kadar ileri gidebileceğine dair, okuyanı derinden sarsan bir hesaplaşma. Eseri okurken sistemin acımasız dişlileri arasında ezilen bir karakterin, kendi sesini duyurmak için ne kadar ağır bir bedel ödediğini bizzat hissettim… İyi okumalar.
Katharina Blum'un Çiğnenen OnuruHeinrich Böll · Can Yayınları · 2019821 okunma
Puan vermedi·687 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Bu kitap bana bir olay anlatmaktan çok, insanın kendi içinde kurduğu düşünceyle nasıl değişebildiğini hissettirdi. Başta her şey çok mantıklı gibi geliyor ama sonra o mantığın aslında insanı nasıl yavaş yavaş sıkıştırdığını fark ediyorsun. Raskolnikov’un yaşadığı şey sadece yoksulluk değil, aynı zamanda kendi kafasında kurduğu “ben farklıyım” fikri. Bu fikir ilk başta ona güç veriyor gibi duruyor ama zamanla insanı kendinden uzaklaştırıyor. “Ezici bir yoksulluk içindeydi, ama buna bile aldırdığı yoktu.” Aslında her şey küçük bir düşünceyle başlıyor. Sonra o düşünce büyüyor, insanın içinde başka bir ses gibi yaşamaya başlıyor. “Güç gerek bana, güç! Güçsüz hiçbir şey olmaz!” Ama güç isteği arttıkça insan daha çok karışıyor. Ne doğru ne yanlış netleşiyor, her şey iç içe giriyor. Bir noktadan sonra insan kendi kendini ikna etmeye başlıyor. “Bir insanın artık gidebileceği hiçbir yerinin olmaması…” Bu his kitap boyunca sık sık geliyor. Sanki insanın seçenekleri varmış gibi ama aslında yokmuş gibi. Ve bu sıkışmışlık hali, insanı yaptığı şeylere doğru itiyor. “İnsanoğlu denen yaratığın alışamayacağı hiçbir şey yok galiba…” Bazen bir bakış, bazen bir karşılaşma bile insanın içindeki o düzeni bozabiliyor. Planlar çok sağlam gibi dursa da hayatın kendisi onları sürekli değiştiriyor. “Bazen hayatta öyle karşılaşmalar olur ki, hem de hiç tanımadığımız insanlarla, bir tek sözcük bile konuşmadan, birdenbire, tek bir bakışla ilgilenmeye başlayıveririz” Kitabı okurken en çok düşündüğüm şey şu oldu: insan gerçekten neyi seçiyor, neye mecbur kalıyor, bunu ayırmak çok zor. Çünkü insan bazen kendini bile yanlış yönlendirebiliyor. “Kendine ait bir yalan, başkalarının gerçeklerinden daha iyi olabilir.” Sonunda geriye büyük bir
İnceleme
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
KEŞKE OKUMAK İÇİN BİR YIL BEKLEMEMESEYMİŞİM
Puan vermedi·552 syf.··
2026 44. kitabı
Bu kitabı okuyalı aslında gerçekten bayağı bir zaman oldu. Ama dönüp profilime baktığımda, hayatımda bu kadar özel bir yeri olan, en sevdiğim serinin ikinci kısmının ilk kitabı hakkında hiçbir şey yazmadığımı fark ettim. Burası benim kitap günlüğüm gibiyse, bu başlangıcın incelemesi burada kesinlikle durmalıydı. Yazmasam eksik kalacaktı, o yüzden biraz nostalji yapıp o dönem hissettiklerimi buraya aktarmak istedim.Ben bu kitabı Şimşek Hırsızı serisinden baya bi sonra okudum 1 yıl faln sonra olabilir.NİYE BÖYLE Bİ MALLIK YAPTIM BİLMİYOM keşke okumak için o kadar zaman beklememeseymişiimm☆ Kitabın başında Percy’yi göremeyince, hatta adını bile duyamayınca açıkçası biraz modum düşmüştü. Yalan yok, ilk birkaç bölüm boyunca hep bir önyargı vardı içimdee; Ama Rick Riordan ’ın anlatımı öyle bir şey ki, insanı bir şekilde o hikayenin içine çekmeyi her zaman başarıyor. Hikaye ilerledikçe, karşımıza çıkan o yeni üçlüye (Jason, Piper ve Leo) yavaş yavaş, hiç fark etmeden çok ısındım. Bu kitapta yazar anlatım tarzını da değiştirmişti; tek bir karakterin ağzından okumak yerine, her bölümde farklı bir karakterin kafasının içine giriyorduk. Bu teknik, karakterleri çok daha yakından tanımamı ve onlarla bağ kurmamı inanılmaz kolaylaştırdı. Karakterlerin bendeki yeri hala çok ayrıdır: Jason’ın o hiçbir şey hatırlamadan uyanıp yine de içgüdüsel olarak liderlik yapmaya çalışması, o gizemli ve ne olduğunu çözmeye çalışan halleri çok etkileyiciydi. Piper’ın sadece "güzel ve popüler kız" klişesinden çok uzak, kendi içinde büyük çatışmaları olan ve göründüğünden çok daha güçlü duran yapısını çok sevmiştim. Leo ise bence kitabın (ve hatta tüm serinin) gizli kahramanıydı. Ne zaman ortam çok gerilse ya da karamsar bir hava hakim olsa, o zeki, bazen hüzünlü ama her zaman ortamı yumuşatan
Alıntı
Kayıp KahramanRick Riordan · Doğan Kitap · 20183,193 okunma
Reklam
Reklam