Kontrol edemeyeceğimiz güçleri çağırma eğilimimiz, bireysel psikolojik durumumuzdan değil, türümüzün sahip olduğu, kitleler halinde iş birliği yapma becerisinden kaynaklanır. Bu kitabın temel argümanı, devasa iş birliği ağları inşa ederek muazzam bir güç kazanırken, bu ağların ortaya çıkan gücün yanlış kullanılmasına zemin hazırladığıdır. O halde asıl sorunumuz bir ağ sorunudur.
Özellikle de bir bilgi sorunudur. Bilgi, ağların dağılmamasını sağlayan, onları bir arada tutan tutkaldır. Sapiens on binlerce yıldır tanrılarla, yapay zekayla ve yüce dediği daha bir çok şeyle ilgili hikayeler yaratıp onları yayarak geniş ağlar yaratmış ve onları korumayı başarmıştır. Her birey hem kendisi hem de dünya hakkındaki gerçekleri öğrenmeye meraklı olsa da bu büyük ağlar üyelerini birbirine bağlarlarken, düzeni de kurmacalarla fantezileri kullanarak sağlar. Bu, yolumuzun Nazizim ve Stalinizme nasıl çıktığını gösterir.
Bize her şeyi yanlış öğrettiler belki; belki de yanlış anladık, eksik anladık. Başımıza gelen tüm akla sığmaz şeyler kaçınılmaz mıydı gerçekten? Bilmediğimiz, daha öğrenemediğimiz yasalara göre? Kaçınılmaz olan yapılandır, kişinin şu ya da bu etkenle yaptığı. Olmuş, gerçekleşmiş, artık olmaması düşünülemeyen. Akla sığmayan ise yapılmayan, yapılamayan, kişinin belki yıllarca düşleyip de yapmadığı. Düşünüldüğü zaman bile gerçekleşmeyeceği kaydıyla düşünülen...
Kör bir atış, yanlış alınan bir nefes kadar ölümcüldür bazen.
Eğer seni öldüren darbenin nereden geldiğini bilmezsen Azrail’ini meleğin zannedersin.
Belki de bir başkasını Azrail’in ilan edersin.
Gördüklerinizi görün. Bunu birine söyleyin. Asla geç değildir. Yüksek sesle söyleyemeyeceğinizi hissediyorsanız, yazıya dökün. İçgüdüsel olarak güvenilir olduğuna inandığınız bir kişiyi seçin. Açılmasından kaygılandığınız solucan kutusunun, içeride irin toplayacağına, dışarıda durması daha iyidir. Tercih ederseniz, sırlarla nasıl başa çıkılacağını bilen bir terapist arayın. Bu merhametli biri olmalıdır; doğru ya da yanlış konusunda güm güm öten kendine özgü bir davulu olmayan biri, suçluluk ile pişmanlık arasındaki farkı bilen ve yas tutma ile ruhun yeniden dirilişinin doğası konusunda bilgi sahibi olan biri.
Torunlarımızın ve torunlarımızın torunlarının bu şekilde kaydedilen hayatlarımız hakkında ne düşüneceklerini merak ediyorum. Umarım, onlara hepsinin bir açıklamasının yapılması gerekir.
Bu konuda hiçbir yanlış anlama olmasın, çünkü onu hayatınızın zor seçimleriyle kazandınız. Uyruğunuz, etnik kökeniniz ya da soygeçmişiniz sorulursa, esrarlı bir şekilde gülümseyin ve "Yara İzi Klanı" deyin.