Bugün olduğun kişi, çocukken hayalini kurduğun kişi mi ?
Manavgat'taki son günlerim... Evdeki yalnızlık o kadar derin ve sessiz ki evin içinde yürürken duvarlarla konuşmaya başladım bugün. İnsan bazen sessizliğin de bir ağırlığı olduğunu unutuyor. Oysa sessizlik de taşınırmış meğer; omuzlarda, göz kapaklarında, gecenin tam ortasında insanı uykusundan uyandıran düşüncelerde... Bu evin içinde günlerdir yalnızım ama ilk kez bu kadar yalnız hissettim kendimi.Bu akşam güneş yavaş yavaş odanın içinden çekilirken gölgem duvara vurdu. Her zamanki gibi peşimdeydi. Ama ilk kez bana ait değilmiş gibi duruyordu. Sanki yıllardır sustuğu her şeyi söylemek için bekliyormuş gibi... "Aşkın..." dedi. Sesinde garip bir yorgunluk vardı. "Ne oldu?" "Seni bir yere götüreceğim." "Nereye?" "Kendine." Bu cevabı duyunca istemsizce güldüm. Çünkü insan kendinden kaçmak için ömrünü harcıyor da sonunda yine kendine varıyor. Ama bu kez güldüğüm şeyin içinde huzur yoktu. Daha çok, yıllardır aynı yerde dönüp durduğunu fark eden bir yolcunun yorgunluğu vardı. Gölgem konuşmadı.Sadece elini uzattı. Sonra birden ev kayboldu. Ve kendimi bir çocuğun karşısında buldum. Yaz güneşi vuruyordu yüzüne. Dizlerinde toz vardı. Ellerinde küçücük yaralar... Koşuyordu. Yorulana kadar koşuyor, düşünce ağlıyor, ağlaması bitince yeniden ayağa kalkıyordu. Hayat ona henüz yenilgiyi öğretmemişti. Kalbinin üzerine henüz hiçbir ağırlık bırakılmamıştı. İnsanların söyledikleri sözlerin bazen yıllarca insanın içinde yaşayabileceğini bilmiyordu. Bir gün sevmenin acıtacağını da bilmiyordu. Bir gün kendisini anlatmak için onlarca cümle kurup yine de anlaşılamayacağını da... Sadece gülüyordu.Öyle içten gülüyordu ki gözlerim doldu. Gölgem yanıma geldi. "Bak ona." Bakıyorum zaten.
BU BIR ILANDIR!YAZ AŞKI ARIYORUM
160-170, 40-50, beyaz ten, siyah/bakır saç, uzun bacak, küçük göğüs, ince bel, en az 1 psikolojik tanı, takıntılı, dürtüsel, alkolik, ağzı bozuk, sanatla uğraşan, arada döven ama şefkatli ve ısırmayı seven Yaz bitince hemen ayrılacağız.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sar beni, üşüyorum... (Öykü)
Eskiden çok seviyordum o şiiri. Şimdi daha çok seviyorum. Vallahi üstümü başımı yırtacağım, avazım çıktığı kadar bağıracam. Bağırmak istiyorum çünkü. Öyle normal bağırmak değil. Mahalleye anons arabası çağırıp bağırmak. Haydin yazarınız geldi ha! Düşünceler bilenir! İç sıkıntıları tamir edilir! Yalnızlıklar dikilir! Okur lazım, okur! Ulan ben bu şiiri dinlediğimde başka bir ruh halindeydim, demek duygu değişince şiir de değişiyor. Aynı şiir başka yerden vuruyor. Yaz bunu bir kenara Alper, bir yerde işlersin, okursan beğenirsin. Dur ya bu bilinç nasıl bir şey? O Zindankale'de geçiyordu, böyle değildi ki. "Ay şimdi camı çerçeveyi indirip avazım çıktığı kadar baaracam!" Şimdi ne alaka, bu nasıl şiirle kafamda birleşti? Yanlış şekilde. O şiir nasıldı yaa... Haydin yazarınız geldi ha… Güzelmiş aslında. O güzel adam eşeklerin sırtında kitap taşıyormuş, adam dağa taşa çıkmış, köye girince bağırıyormuş. Şimdi olsa öyle olmazdı. Kaçıran üzülür! İlk yüz okuyucuya imzalı! Bir alan ikinci yalnızlığını bedava götürüyor! Yav adam eşeğin üstünde kitap taşımış. Ben birkaç öteye kitap yollarken kargo hesaplıyorum. Kargo da ayrı mesele. Sen Sevil'in oğlusun demi? Evet. Bunlar ne? Kitap yazdım, arkadaşlarıma yollayacağım. Hıı güzel. Güzel dedi geçti. Benden sana abla tavsiyesi, böyle yoğun günlerde gelme. Aramızda müthiş bir senkronizasyon var. O öyle bir vurguluyor ki ben hemen anlıyorum, diğer bilgiyi tamamlayıp bekliyorum, diğer detay, ve diğer... İnsanın hayalindeki uyumlu harika çift olduk. Kargo üç yüz elli lira. Üç yüz elli lira iki kişi güzel köfte ekmek yer, biliyorum, dede mesleği. Üç yüz elli lira bir buçuk kitap. Üç yüz elli lira dört paket sigara değil, daha az oldu galiba, dur. Yaa her şeyi kitaba çevirmeye başladım ben. Dolar kaç olmuş, 43,85. Altın kaç, dur hesaplayayım,
Mayıs 2026 okumalarım - Haziran TBR
Merhabaaa mayıs ayı aşırı hızlı geçti, full sınav ve koşuşturmaca doluydu maalesef... İstediğim kadar kitap okuyamadım ama çok güzel kitaplar okuduğumu düşünüyorum. Biraz yapping yapacağım wkshqpxjapf ayrıca bu ay 6 kitap okudum.🏔️ -`♡´- ✶ Antonius ve KleopatraYabancıDoğa Kitabı Bitkiler, Hayvanlar ve GezegenimizDoğunun Son EjderhasıMuhteşem Oz DiyarıPinball 1973 -`♡´- Ben okuduklarımdan oldukça memnunum bu ay. daha fazla okuyabilir miydim evet, ama oldukça koşuşturmacalıydı dediğim gibi bu ay bu yüzden elimden bu kadar geldi. Zaten otobüste, teneffüslerde sürekli okumaya çalıştım. Haziran ayına gelecek olursak bu ay 2 hafta bir izolasyon geçirmek zorundayım çünkü finalim var. Bu süreçte kitap okuyacağım elbette ama sınavlarım bitene kadar önceliğimi buna veremem maalesef. Yurtta kalıp ders çalışmam gerek :( bir de haziran ayı için ruhsal olarak planlarım var. bu ay kendimle daha çok vakit geçirip ruhuma iyi gelen şeylerin sıklığını arttırmayı düşünüyorum. özellikle doğada daha çok vakit geçirmek, arkadaşlarımla sosyalleşmek istiyorum çünkü yaz depresyonunun bu sene de beni ele geçirmesine izin vermek istemiyorum. bu yaz kendimi hiçbir şeye çok fazla üzmemeye kararlıyım... bol bol günlük yazacağım hatta. japonca + fransızca + ingilizce çalışacağım ayrıyeten çünkü yaz bitince DELF DALF sınavlarına ve JLPT'ye girmeyi düşünüyorum. ayrıca grishaverse evrenini baştan okumayı düşünüyorum finalim bitince. çok eğleneceğime eminim !! bu yüzden çok heyecanlıyım. 🥺🌟🍃 çok fazla yapping yaptım evet yappingim bittiğine göre haziran ayı tbr efenim; Yunanca Dersleri (şuan okuyorum) Kitapları Kurtaran Kedi Gölge ve Kemik Kuşatma ve Fırtına Çöküş ve Yükseliş Dikenlerin Dili Kargalar Meclisi Sahte Krallık 🫂🫂
Güle güle hababam sınıfı Sabah dedikleri bu mu İçimde gecenin tortusu dururken hala Gözlerim ışığa açık Ama ruhum karanlığın koynunda saklı. Tercanlı24 Rıfat ılgaz sıkılmıştı günün tekrarından İçinde gece tortusu vardı uykusuzluktan Ruhunu karartıyordu geçmeyen zaman Meşguliyetin yoksa yürür mü hiç kervan Müminin sahip olduğu büyük nimettir İman ve inanç insanı kuvvetlendirir Zamanın vaktin kıymetini bilmek gerekir Kıymetini bilmediğin nimet eziyet verir Dolmuş gazetesinde çalışırdı Rıfat Ilgaz Dedilerki otur bir roman yaz Senden bir eser kalsın budur miras Doğrulukla Emrolundun kötüye mezar kaz İşte bir Roman başlıyordu Bizi maziye götürüyor yaşlara boğuyordu Ufukta yepyeni bir sabah doğdu Ekranda hababam sınıfı güle güle diyordu Kul Nefsani oturdu ekranın başına
Şiir
Çayım soğudu. Ece şuan ne yapıyor acaba.
Antalya'da bir ya sabahı. Plaj, garson çocuk ve tatil yapan insanlar. Muhteşem bir salı günü. G.Ç kaldığı otel odasından dışarıya bakmış. Güneşin Akdeniz üzerine doğuşunu görünce sabah olduğunu anlayıp doğru duşa girmiş. Duştan sonra tıraşını olmuş ve beyaz gömlek ile rahat bir şort giymiş. Ona ne zaman ise başlayacağını veya ne zaman biteceğini söyleyen kimse yoktu. O çalışacağı zamanı kendi bilir ve orada olurdu. Patron ne arkadaşı ne de kendisi otel sahibi. Bir şekilde orda emir almadan rahatça çalışmanın bir yolunu bulmuştu. Kendine ait deniz manzaralı bir odası da vardı. Ama tabiki işi gerçekten çok zordu. Bu kadar insandan o sorumluydu ve bir yardımcısı yoktu. Ha bu arada aynı zamanda can kurtarandı bu çocuk. Kahvaltısını bir bardak kahve ve yarım kaşarlı tost ile bir sandalyede oturarak yedi. Erkenci kuşlara baktı. (sabah saatlerinde gelen misafirler) Sonra şunları söyledi " Siz de olmasanız sabah sabah buralar hiç çekilmez." ve çalışmaya başladı. Gelen insanlarla tek tek tanışmaya başladı, onların memnun olmasını sağladı. Sonra plajın en güzel köşesinde tek başına bir kız gördü. Güneşin altında dinleniyor ve huzurlu görünüyordu. Ama bizim çocuğun bundan emin olması gerekiyordu. Evet cidden böyle bir sorumluluğu vardı. Kızı hemen rahatsız etmek istemedi ve karşı şezlonga oturdu. Biraz onu izledi. Kahve krem arası renkte bir bikini giymişti ve açık renkli teni, güneş ile birleşince çok güzel görünüyordu. Havalı kızlardan değildi belliydi yüz hatlarından. Alçak gönüllü ama birilerinden alınmış da ona verilmişti sanki yüzündeki güzel yüz hatları . Vücudu da bu konuda nasibini almıştı. Vücut kıvrımları bir model gibi kusursuz olmasa da her detayına kadar muhteşemdi. Sonra hangendi diyerek söze başladı. Konuşma bitince kız ona hayran hayran bakıyordu, gülümseyerek
Aşk