Alaeddin Özdenören

Alaeddin Özdenören

Yazar
8.6/10
70 Kişi
·
214
Okunma
·
124
Beğeni
·
5748
Gösterim
Adı:
Alaeddin Özdenören
Unvan:
Yazar-Şair
Doğum:
Kahramanmaraş, 20 Mayıs 1940
Ölüm:
Balıkesir, 26 Haziran 2003
Türk Edebiyatı'nın önde gelen hikayecilerinden Rasim Özdenören'in ikizi olarak 20 Mayıs 1940'ta Kahramanmaraş'ta dünyaya gelen Alâeddin Özdenören, ilk ve orta öğrenimini Maraş, Tunceli, Malatya ve İstanbul'da tamamladı. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitiren Özdenören, İstanbul, Maraş, Çorum, Mersin ve Ankara'da çeşitli okullarda öğretmen olarak görev yaptı. 1991 yılında Kültür Bakanlığı Müşavirliği'ne atanan Özdenören, bu görevindeyken emekli oldu ve emekliliğinden sonra Balıkesir'e yerleşti.

Lise yıllarında ikiz kardeşi Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu ve Erdem Bayazıt ile Maraş'ta çıkardıkları Hamle dergisi ile mahalli gazeteler için hazırladıkları edebiyat sayfalarında edebiyata başlayan Alâeddin Özdenören, daha sonraları Yeni İstiklal, Diriliş ve Edebiyat dergileri ile, 1976'da kurucuları arasında yer aldığı Mavera dergisinde yazmaya devam etti. Özdenören, son yıllarda ise Edebiyat Ortamı, Yedi İklim, Hece, Ay Vakti, Ünlem, Yansıma gibi dergilerde görünmüştü. Şair, kimi zaman kendi adıyla, kimi zaman da Bilal Davut müstearıyla Yeni Devir, Milli Gazete, Zaman, Tutanak ve Sağduyu gazetelerinde de fikrî ve kültürel yazılar kaleme aldı. Özdenören'in şiirlerine hüzün, ayrılık, ölüm, keder gibi duygular hakimdir. Bu duygular, ince bir lirizm ile sağlam bir şiirsel yapı oluşturur. Daha çok şairlik yönüyle tanıdığımız Alâeddin Özdenören'in deneme, inceleme, hatıra ve deneme alanlarında da eserleri vardır.

Bir süre Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü'nde tedavi gördükten sonra, taburcu olan ve ikamet ettiği Balıkesir'e dönen şair Alaeddin Özdenören, 26 Haziran 2003'de hayata gözlerini yumdu. Şairin cenazesi 27 Haziran 2003 günü Cuma namazını müteakip Balıkesir Bahçelievler Camii'nden kaldırılarak Başçeşme Mezarlığı’na defnedildi.
Sen geliyorsun ayak seslerinden belli
Ayaklarının yerleri öpüşünden belli
Ki o öpüşler deniz dalgalarına vergi
Ayaklarında menekşelerden bir sergi
Menekşeler mi seni bana getiren.
Alaeddin Özdenören
Sayfa 11 - İz Yayıncılık
Yersizim yoksulum âvareyim
Yerlerde göklerde divâneyim
Saçlarında hâleyim
Öyle deme böyle deme güzelim
Sesindeki son vâdeyim
Ne kadar sıksan da göğsüme kurşunlarını
Ben senin göğsünde açan lâleyim
Aman ey hemvâre
Sana âmadeyim
Salma ki beni rüzgârlarına
Yaban ellerde Virâneyim
Alaeddin Özdenören
Sayfa 63 - İz Yayıncılık
144 syf.
·1 günde·8/10
Arka arkaya hızlıca okunmaktan ziyade yavaş yavaş sindirerek okunacak şiirlerin bulunduğu kitapta “yedi güzel adam”ın isimlerine de rastlıyoruz “Cahit Deyince” şiirinde. Yazmış olmak için yazılan değil hissedilerek yazılan şiirler okumak istiyorsanız tavsiye ederim.
182 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Yedi Güzel Adam dizisini izlemeye geç başladım, diziyi izledikçe bu yedi güzel adamların eserlerini merak eder oldum. İzmir kitap fuarında karşıma gelincede dayanamayıp aldım. Şahsen şiire karşı bir ön yargım vardı bu diziyi ve bu kitabı okuyana kadar ama bir yerde ön yargıları yıkmak gerektiğini anladım. Kitapta yazarımızın anıları, şiir ve şairler üzerine yapılmış söyleşiler yer almaktadır. Şiiri tanımak isteyenlere ve hali hazırda şiir aşığı olanlara tavsiye ederim.
88 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Şairleri bir şairden, dahası yakın arkadaşı olan birinden dinlemek, onlara birde onun gözünden bakıp tahlil etmek gibisi yok bence. Kitabı okurken çok keyifle okudum. Ne kadar az ve kısa gelsede. Alaaddin Özdenörenin okuduğum ilk kitabıydı bu arada. Anlatımı seçtiği kelimeler mükemmel.
Tavsiye ediyorum. Şiddetle
182 syf.
·10/10
“Allah’a inanmazsa insan, bu yırtıcı hayata nasıl karşı koyabilir”
Alaaddin Özdenören. Şair. Kahramanmaraşlı. Yedi Güzel Adam’dan biri. Onun Unutulmuşluklar kitabını okudum. Kitapla beraber, memleketimin o eski hali gözlerimin önünden aktı. Yaşanmışlıklarına aşina olmak beni kitaba daha fazlasıyla çekti. Ahırdağı’ndan beri esen, insanı yerinden uçuran Maraş’ın rüzgârını, uçmayalım diye okula giderken beş altı çocuğun el ele tutuşmasını anlatması güzeldi. O, uçmayalım diye birbirine tutunan ellerden biri de bendim.

Yazarların ve şairlerin yaşamlarını okumak ayrı bir lezzet veriyor bana. Ama birilerinin kaleminden değil. Farklı duyguların ve yorumların karışmadığı yazarın bizzat kendi kaleminden.

Şairin bu kitabında onun çocukluğundan ilk gençlik yıllarına, tahsil hayatından öğretmenlik yıllarına, arkadaşlarından dostlarına birçok yaşanmışlığını okuyoruz. Yazdıkları aynı zamanda küçük ikizi ünlü denemecimiz, hikâyecimiz, romancımız Rasim Özdenören hakkında da ipuçları veriyor. Özdenörenler memur bir ailenin çocukları. Tayinler dolayısıyla çocukluk hayatlarında bir yerde çokça kalamıyorlar. Çocukluklarında kardeşlerin birbirilerini hırpalamaları, güçlerinin son demlerine kadar vuruşmaları, bir odaya kapatılıp ne haliniz varsa görün denilmesi bana pek de yabancı gelmedi, yaşları birbirine yakın iki erkek oğlu olan ben için.

Kitapta Ramazan Dikmen’in anlatıldığı bölümler hüzünlüydü. Kitabın sonundaki söyleşiler verimliydi. Şiir ve edebiyat üzerine görüşleri daha çok burada veriliyor. Neden az şiir yazdığını da buradan öğreniyoruz. Dilinden düşürmediği şairler olarak Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu, ve Akif İnan’ı sayıyor.

Ondan bir cümle daha: “Hayat bir armağan değil, canla başla çalışarak yerine getirilmesi gereken bir vazife.”
144 syf.
Unutma
Sen yine de
Kalbimin barınağındasın
Orada kırmızı güller arasında
Beyaz bir gül vardır
İşte sen o'sun
Sen beni kollayan uçurumsun

Kalemiyle ilk kez tanışmama rağmen şiirlerini sevdim, diğer kitaplarına da bir göz atacağım. Şiir seven arkadaşlar alternatif olarak bakabilirler.
Keyifli okumalar.
182 syf.
·15 günde·9/10
Unutulmuşluklar aslında büsbütün yazarın unutamadıklarını içeriyor. Dostlukları, çocukluğundaki anıları, yitirdikleri hayatında iz bırakmış kişi ve hadiseler bütünü.. Cahit Zarifoğlu, Sait Zarifoğlu, Erdem Beyazıt ve özellikle Akif İnan'la aralarındaki muhabbet beni derinden etkiledi. Okuduğum ilk kitabında Alaeddin Özdenören'i bu kadar tanımayı beklemiyordum açıkçası. Denemeleri, hikayeleri, felesefi ve edebi kişiliğinin harmanlanması bilhassa son bölümde yer verilen repörtajlarında ortaya çıkan samimi kişiliği hayran bıraktı. Edebi olarak bir zamanlar dillerde dolaşan şiirlerini bırakalım kendisi şimdi bilinmiyor. Bu üzücü. Kendisini tanımak değerini bilmek isteyenlere keyifli okumalar
144 syf.
·Puan vermedi
Edebiyat dünyasında bir parça unutulmuş kalemi keskin bir şairimiz. Aynı zamanda Rasim Özdenören'in ikizidir. Bu kitap ise tüm şiirlerinin toplandığı güzide bir eserdir.
144 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Yedi güzel adam ile şiire başladım. İyikide öyle oldu. Cahit Zarifoğlu'ndan sonra Alaeddin Özdenören'in şiirleride çok hoşuma gitti. Şiirler çok bizden çok gerçekçi. İnsan okudukça bir şeyler ögreniyor. Geçmişten geleceği uzanan bir köprü gibi ....
88 syf.
·Puan vermedi
Cahit Zarifoğlu ve Akif inanın hayatına yakından pencere olmuş, özellikle şiirsel geçişleri dostane ve tarafsız ön plana çıkaran, sizi o anlara tanıklık ettiren bir uslüple Alaaddin Özdenören’in kaleme almış olduğu güzel ve serin bir kitap. Önemli ve samimi bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alaeddin Özdenören
Unvan:
Yazar-Şair
Doğum:
Kahramanmaraş, 20 Mayıs 1940
Ölüm:
Balıkesir, 26 Haziran 2003
Türk Edebiyatı'nın önde gelen hikayecilerinden Rasim Özdenören'in ikizi olarak 20 Mayıs 1940'ta Kahramanmaraş'ta dünyaya gelen Alâeddin Özdenören, ilk ve orta öğrenimini Maraş, Tunceli, Malatya ve İstanbul'da tamamladı. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitiren Özdenören, İstanbul, Maraş, Çorum, Mersin ve Ankara'da çeşitli okullarda öğretmen olarak görev yaptı. 1991 yılında Kültür Bakanlığı Müşavirliği'ne atanan Özdenören, bu görevindeyken emekli oldu ve emekliliğinden sonra Balıkesir'e yerleşti.

Lise yıllarında ikiz kardeşi Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu ve Erdem Bayazıt ile Maraş'ta çıkardıkları Hamle dergisi ile mahalli gazeteler için hazırladıkları edebiyat sayfalarında edebiyata başlayan Alâeddin Özdenören, daha sonraları Yeni İstiklal, Diriliş ve Edebiyat dergileri ile, 1976'da kurucuları arasında yer aldığı Mavera dergisinde yazmaya devam etti. Özdenören, son yıllarda ise Edebiyat Ortamı, Yedi İklim, Hece, Ay Vakti, Ünlem, Yansıma gibi dergilerde görünmüştü. Şair, kimi zaman kendi adıyla, kimi zaman da Bilal Davut müstearıyla Yeni Devir, Milli Gazete, Zaman, Tutanak ve Sağduyu gazetelerinde de fikrî ve kültürel yazılar kaleme aldı. Özdenören'in şiirlerine hüzün, ayrılık, ölüm, keder gibi duygular hakimdir. Bu duygular, ince bir lirizm ile sağlam bir şiirsel yapı oluşturur. Daha çok şairlik yönüyle tanıdığımız Alâeddin Özdenören'in deneme, inceleme, hatıra ve deneme alanlarında da eserleri vardır.

Bir süre Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü'nde tedavi gördükten sonra, taburcu olan ve ikamet ettiği Balıkesir'e dönen şair Alaeddin Özdenören, 26 Haziran 2003'de hayata gözlerini yumdu. Şairin cenazesi 27 Haziran 2003 günü Cuma namazını müteakip Balıkesir Bahçelievler Camii'nden kaldırılarak Başçeşme Mezarlığı’na defnedildi.

Yazar istatistikleri

  • 124 okur beğendi.
  • 214 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 157 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları