Fatih Bayhan

Fatih Bayhan

YazarDerleyen
7.6/10
61 Kişi
·
222
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.694
Gösterim
Adı:
Fatih Bayhan
Unvan:
Gazeteci,yazar
Doğum:
Adana, 1975
1975 Adana doğumlu. İlkokul ve Lise’yi Adana’da okudu. A.Ü. Kamu Yönetimi ve Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde okudu. Gazeteciliğe 1994’te İstanbul’da Muhabir olarak Başladı. Daha sonra Adana’da sırasıyla Yeni Ufuk Gazetesi, Zirve Gazetesi, Ekspres Gazetesi, Bölge Gazetesi ve kuruculuğunu yaptığı Yeni Gün Gazetesi’nde Yazar ve Yazı İşleri Müdürü olarak çalıştı. Nokta Dergisi Adana Temsilciliği ve Kanal 7 Çukurova Haber Müdürlüğü yaptı. Aktuel, Siyaset, Tarih-Araştırma ve Deneme türlerinde yazılar yazan Fatih Bayhan’ın çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış ikibin makalesi bulunuyor. ÇUSAM Kurucuları arasında görev alan Yazar, Genç Gazeteciler Platformu Genel Koordinatörlüğünü yürütmektedir. http://www.habertakvimi.com Ulusal Haber Portalı’nın Genel Yayın Yönetmenliğini sürdürmektedir.



Vakıflar Genel Müdürlüğü, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığı’nda; Danışman, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Müşavir olarak görev aldı.



Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce; Vakıf(1997), Çukurova’da Vakıf Medeniyeti(1998), Türk-İslam Medeniyeti’nde Vakıflarımız(1998), Ramazanoğlu Vakfı ve Vakfiyeleri(1998) adlı Araştırma-İnceleme dalında Yayınlanmış 4 kitabı bulunan Yazar’ın, Altınşehir Adana(1997), Deprem Güncesi(1999), Adana Markası(2001), Kıbrıs Gerçeği(2003), Satyagraha(2006) Recep Tayyip Erdoğan’ın Liderlik Şifreleri (2007) ve Kayseri’den Çankaya Köşküne Abdullah Gül (2007) adlarıyla 11 kitabı yayınlanmıştır.



Yazar, 2003 Yılında yayınlanan “Kıbrıs Gerçeği” adlı eseriyle İnceleme-Araştırma Dalında “Cüneyt Canver Yılın Gazetecisi Ödülü” nü almıştır.
Mustafa Kemal Latife’nin gözlerine baktı.
“Bu kadar derin bakmayı nereden öğrendiniz “. dedi.
Latife biraz utangaç hale bürünerek cevap verdi,
“Derin mi bakıyorum,
Size hayranım Paşam, o yüzdendir, dedi
Senin talihinde sarı saçlı, mavi gözlü bir adam var .
sonra devam etmişti falcı,

Hem sebeb-i saadetin olacak bu mavı gözlü adam,
hem de sebeb-i felaketin..
“Bir çift mavi göz “ Latife’yi ilkkez görüyor.
Paşam verin elinizi öpeyim.. dedi ama Mustafa Kemal bir centilmen gibi Latife’nin elini tuttu ve;

“Hayır hayır.Hanımefendilerin eli öpülür” diyerek
Latıfe’nin elini öptü..
Utanmalardan hangi utanmayı seçeyim, kullanım süresi dolmasına rağmen tedavülden kaldırılamayan bu 'dil' karşısında?
Annem( Enver paşanın kızı Türkan hanım)
Bir aralık Trt' de çalışmıştı. Trt' nin Fransızca yayın yapan bölümünde, yani frankofon dünyasına yayın yapan radyoda; hem spikerlik hem de tercümanlık yapıyordu. Bir gün dönemin Trt genel müdürü odaya giriyor annem o zaman dalmış işini yapıyor, hiç farkında bile değil. Adam " kızım sen benim kim olduğumu biliyor musun? Ben genel müdürüm niye ayağa kalkmadın?" diyor. Annemin cevabı kısa ve net " Şu anda işim var onun için ayağa kalkmadım çalışıyorum. İkincisi ben sizin kızınız değilim. Lütfen kızım diye değil hanımefendi diye hitap ediniz." diyor. Adam şaşırıyor odasından çıkıyor birine soruyor. "Kimdir bu hanımefendi? Diyorlar ki " Efendim bu Enver paşanın kızıdır. Arkadan birisi atlıyor " yok yok Enver paşanın ta kendisidir "diyor. Ondan sonra genel müdür saygı duyuyor içeri girerek özür diliyor.
"Bir çift mavi göz" Latife'yi ilk kez görüyor. Latife de o mavi gözlere bakıyor ilk kez.
Bu kadar yakından...

Latife hemen başını öne eğdi,
"Paşam, verin elinizi öpeyim," dedi,
ama Mustafa Kemal bir centilmen gibi
Latife'nin elini tuttu ve;

"Hayır, hayır. Hanımefendilerin eli öpülür," diyerek Latife'nin elini öptü.
Fatih Bayhan
Sayfa 86 - Paradoks | Latife Uşşakizade | Atatürk
Bir kitap daha son bulur,
tıpkı Fikriye Hanım'ın hayatı gibi...

Film tadında, akıcı bir üslupla yazılmış, sıkıcı olmayan bir kitap... İçerik olarak, okuduğunuz her cümle gözünüzde canlanıyor.

Bu kitaptan sonra gene anlayacağız ki,
eskilerin aşkları efsanedir,
bir başka aşktır onlarınki...
"Âsım'ın nesli diyordum ya... Nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek!"

Yazarı tarafından imzalı olarak aldığım, ancak bir yıldır daha yeni okuma fırsatı bulduğum 'Gençler İçin Safahat' kitabı, milletin şairi olan Mehmet Akif Ersoy'un edebi kişiliğini yansıtmış olduğu Safahat kitabının Fatih Bayhan tarafından kısaltılmış ve derlenmiş hâlidir.

Kitabın başlangıcında üstad Mehmet Akif Ersoy'un kişiliği ve hayatı hakkında özet bilgilere yer verilmiş. Okudukça feyz alınası, imrenilesi bir hayata şahit oluyoruz. Aynı zamanda her hareketi, hâli, davranışı, kelâmı ile milletimize örnek olacak yüce bir karaktere sahip olan şairimizi daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz.

Ve yine İstiklâl Marşı'mızın yazılış ve kabul ediliş aşamalarına ayrıntısı ile yer verilmiş. Her bir kıtanın her bir mısrasının üzerine en ince ayrıntısına kadar büyük bir titizlikle durulmuş ve incelenmiş. Bu topraklarda yaşayan her bir vatandaşın bilmesi gereken incelikler barındırıyor bu açıklamalar. Bunları bilip, bilinciyle yaşayıp, bilinciyle bu vatanı milleti yaşatmak gerektiği inancındayım. Aksi durumda, İstiklâl Marşı'mızı okuduğumuzda yahut dinlediğimizde içimiz ürpermiyor, derinlerde bir şeyler hissetmiyorsak bizde eksik kalan birşeyler vardır mutlaka. Bu eksiklerimizi kapatıp bu topraklara yakışır birer vatandaş olmak bizi kurtarır ve devamlılığımızı sağlar ancak.

Kitabın yarısından itibaren üstad Mehmet Akif Ersoy'un Safahat adlı eserinden en bilindik şiirlerine yer verilmiş. 'Çanakkale Şehitlerine' şiirinde başa dönüp dönüp tekrardan okudum. Yıllardır milli duygularımı İstiklâl Marşımızdan sonra en çok harekete geçiren beni en çok etkileyen şiirdir. Ancak bu kitaptan sonra benim için çok daha büyük anlam kazandı.

İtiraf ediyorum ki yer yer gözyaşlarıma hâkim olamadığım yerler oldu. Yeri geldi kendimden utanarak okudum, yeri geldi yaşadığım şu dönemden utandım. Geçmişe olan özlemim arttıkça arttı. En kısa zamanda Safahat'ı da okuyacağım bu eser sayesinde.

Şu vakte kadar hiç bir kitap için mutlaka okumalısınız demedim ama bunun için diyorum. Okuyun, hatta başa sarıp sarıp okuyun, okunmasına vesile olun. Anlayın ve hayatınıza tatbik etmeye çalışın. Bize en güzel güzel örnek, en yaşanılası hayata şahit olacaksınız. Anlayarak okumanız dileklerimle.

Selâmetle kalın.
Kitabı büyük bir merakla almıştım, ne yazıktır ki hayal kırıklığına da uğradım. Taraflıca yazılmış bir kitap. Kesin konuşmak istemem ancak farklı kaynaklardan olayın üzerine gittiğimizde olayın farklı perdeleri de olduğunu görüyoruz. Aslında öncelik bakımından çok gerekli bir konu olduğunu da düşünmüyorum. Lakin konuya merakınız varsa kaynak olarak sadece bu kitapla yetinmemenizi öneririm.
Kitap Atatürk ve Latife Hanım'ın tanışmaları, evlilikleri, boşanma süreçlerini anlatıyor.Kitapta Fikriye Hanım'ın Atatürk'ün köşkünün önünde öldürüldüğünü yazıyor .Atatürk ve Latife Hanım hakkında okuduğum kitaplarda intihar ettiğini okudum.
Ömrünü Kıbrıs'a ve Türklüğe adamış, öyle ki "Türkiye olmadan cennete bile gitmem." diyecek kadar Türkiye sevdalısı bir adam.. Rauf Denktaş... Kıbrıs tarihinin en kanlı günlerinde siyaset yapmış biri olarak belki de hayatında ki en zor günlerini, 2002 yılında Annan Planı olarak bilinen SÖZDE ÇÖZÜM PLANI ile karşılaştığı andan itibaren yaşadı....
Bence de çok matrak olmayan bu çözüm planı hem o dönemin hükümeti tarafından hem de Türk düşmanları tarafından dayatma olarak karşısınıa çıkarılmış ve sanki "çözümmüş" gibi gösterilen bu planın önüneki tek engel Denktaş'mış gibi gösterilmişti.. Oysa ki Kıbrıs konusunda yeryüzünde en çok bilgi birikimi olan kişi Denktaş’tı. Onun kabul etmediği bir plan bana göre de başarılı olma şansı yoktu...
Fatih Bayhan’ın kitabını okuduğunuz zaman sadece bu anlamsız plan odaklı Kıbrıs Türklerini bitirme planını değil aynı zamanda Türk siyasetinin basit detaylar üzerine kurulmasına karşın ne kadar kötü yönetildiğini göreceksiniz. Ve tabii ki Denktaşı da yakından tanımış olacaksınız, hayranlığınızı bir kat artırarak..
M.Kemal ATATÜRK'ün eşi Latife Hanım'ı daha yakından tanımak isteyenler için güzel bir kitap.Dün akşam bitirdim.Tavsiye ederim
Yazardan beklenilen bir kitap diyorum . Latife Hanım deyince aklıma ilk önce Fatih Baylan geliyor.
Cumhuriyet kadınını tastamam görüyorsunuz. Bir aşk ve Mustafa Kemal'in beyaz gül ile bu aşk karşısındaki zarif duruşu. Beyaz gülü çok sevdiğimden mi o sahneden bu kadar etkilendim bilemiyorum. Latife Hanım bize özel hayatı dışında bir cumhuriyet kadınının nasıl olması gerektiğini söylüyor. Karşılıklı saygısıyla yıllarca susmuş ve belki de biz bazı şeyleri çok farklı biliyoruz.
ılk gordugumde degısık geldı ne diyeyim yani arkadaslarım vardı yanımda gızlıden aldım ıkudum oyle guzeldiki arkadaslarımada gosterdım ılk begenmediler ama ısrar ettim ve okutturdum sonra begendıler
ATAMIZIN annesi Zübeyde hanımı anlatan çok güzel bir kitap...çok şeyler öğreniyorsunuz...ATAMIZLA ilgili yazılan her kitabı okumaya çalışan bir okur olarak bu kitabı da okudum ve çok beğendim
Piyasada mevcut " Latife Hanim" kitaplarindan bir farkini goremedim. Okuyucuya yeni bilgiler katabilecegini düşünmüyorum. Okumasaymisim da olurmus.
Ipek Calislar'in kitabini okuduysaniz buna cok gerek yok bence.

Yazarın biyografisi

Adı:
Fatih Bayhan
Unvan:
Gazeteci,yazar
Doğum:
Adana, 1975
1975 Adana doğumlu. İlkokul ve Lise’yi Adana’da okudu. A.Ü. Kamu Yönetimi ve Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde okudu. Gazeteciliğe 1994’te İstanbul’da Muhabir olarak Başladı. Daha sonra Adana’da sırasıyla Yeni Ufuk Gazetesi, Zirve Gazetesi, Ekspres Gazetesi, Bölge Gazetesi ve kuruculuğunu yaptığı Yeni Gün Gazetesi’nde Yazar ve Yazı İşleri Müdürü olarak çalıştı. Nokta Dergisi Adana Temsilciliği ve Kanal 7 Çukurova Haber Müdürlüğü yaptı. Aktuel, Siyaset, Tarih-Araştırma ve Deneme türlerinde yazılar yazan Fatih Bayhan’ın çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış ikibin makalesi bulunuyor. ÇUSAM Kurucuları arasında görev alan Yazar, Genç Gazeteciler Platformu Genel Koordinatörlüğünü yürütmektedir. http://www.habertakvimi.com Ulusal Haber Portalı’nın Genel Yayın Yönetmenliğini sürdürmektedir.



Vakıflar Genel Müdürlüğü, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığı’nda; Danışman, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Müşavir olarak görev aldı.



Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce; Vakıf(1997), Çukurova’da Vakıf Medeniyeti(1998), Türk-İslam Medeniyeti’nde Vakıflarımız(1998), Ramazanoğlu Vakfı ve Vakfiyeleri(1998) adlı Araştırma-İnceleme dalında Yayınlanmış 4 kitabı bulunan Yazar’ın, Altınşehir Adana(1997), Deprem Güncesi(1999), Adana Markası(2001), Kıbrıs Gerçeği(2003), Satyagraha(2006) Recep Tayyip Erdoğan’ın Liderlik Şifreleri (2007) ve Kayseri’den Çankaya Köşküne Abdullah Gül (2007) adlarıyla 11 kitabı yayınlanmıştır.



Yazar, 2003 Yılında yayınlanan “Kıbrıs Gerçeği” adlı eseriyle İnceleme-Araştırma Dalında “Cüneyt Canver Yılın Gazetecisi Ödülü” nü almıştır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 222 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 117 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.