Yılmaz Erdoğan

Yılmaz Erdoğan

Yazar
8.0/10
807 Kişi
·
3.285
Okunma
·
691
Beğeni
·
14727
Gösterim
Adı:
Yılmaz Erdoğan
Unvan:
Oyuncu, Yönetmen, Yazar
Doğum:
Hakkâri, 4 Kasım 1967
"Yılmaz Erdoğan 1968 yılında Hakkari’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da yaptı. Tiyatroya 1987 yılında Nöbetçi Tiyatro’da amatör oyuncu olarak başladı. 1988 yılında Güldüşündürü Tiyatrosu’nu, 1994 yılında Necati Akpınar’la birlikte BKM Oyuncuları’nı kurdu. Kanuni Sultan Süleyman ve Rambo, Kadınlık Bizde Kalsın, Otogargara, Cebimde Kelimeler, Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü, Bana Bir Şeyhler Oluyor ve Haybeden Gerçeküstü Aşk adlı tiyatro oyunlarının yanı sıra birçok televizyon dizisi yazdı. İlk uzun metrajlı filmi Vizontele (2000), en çok izlenen Türk filmi oldu. İkinci filmi Vizontele Tuuba (2003) ile de aynı başarısını sürdürdü. Yaşamöyküsü Muhsin Kızılkaya tarafından Yılmaz adıyla kitaplaştı.

Hüzünbaz Sevişmeler (1993), Kadınlık Bizde Kalsın (1994), Kayıp Kentin Yakışıklısı (1996), Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar (1999), Anladım (2001), Hijyenik Aşklar, (2003) Feriştah’ın Fentezileri (2004) ve Bana Bir Şeyhler Oluyor (2005) sanatçının yayımlanmış kitaplarıdır.
"Parasızdık. Paraya para demiyorduk. Para kendini bir şey zannediyordu ve biz ona ismiyle hitap ediyorduk. Kimde varsa ondan harcıyorduk.
SEVDA GİRİŞİMLERİMİZDEN PARA ÜSTÜ ALMIYORDUK,,, Adam gibi, aşık gibi ağlıyorduk..."
Ve şimdi sevdalanmalar fast food hızında...
Hızın içinde yitirilen inceden bir yavaşlık.
Daha yavaştık eskiden biz. Demleye demleye konuşuyor, seviyorduk.. Hemen sevişmiyorduk mesela...Karpuz yemek için efendi gibi temmuz ayını bekliyorduk...
Anlamı kuvvetlendirmenin yolu volümü açmak değildir. Tam tersi, anlamsızlığın sesini açmaktan başka bir işe yaramıyor bu eylem!
...
Ama kim daha çok bağırıyorsa biz onu alkışlıyoruz... En çok bağıran siyasetçiyi,,, Kim şarkı söylerken daha dik seslere çıkabiliyorsa onun kasetini alıyoruz. Bülent Ortaçgil bize fazla(!)...
"Milletin varlığı ve bağımsızlığı, vatanın bütünlüğü, kamu ihaleleri, ekonomi, laiklik ve benzer konularda hayatım boyunca ilgilenmeyeceğime, seçimle ilgili fikir beyan etmeyeceğime, meclis binası ya da devletle ilgili herhangi bir binaya arkadaş ziyareti sebebiyle bile olsa girmeyeceğime, herhangi bir parti çalışmasına katılamayacağıma TÜRK LİRASI VE DOLAR ÜZERİNE YEMİN EDERİM!"
- o kıza şiir yazılmaz
+ niye ?
- elini sıkmadı senin.
- korktu herkes gibi.
+ herkes gibi olana şiir yazılır mı ?
* kelebeğin rüyası *
160 syf.
Hippphijjjyenik bir aşk hikayesi! Şaka şaka öyle değil tabi ki. Ama öyle sanılarak alınmış bir kitap sanırım. Neden mi? Öncelikle kitaptan bahsedeyim anımı sona saklayım okumak istemeyenler hemen geçsin. :D

Öncelikle Yılmaz Erdoğan'ın konuşma stilini çok seviyorum ki ben de arada kelime oyunu yapmayı severim. Ondan dolayı dilini çokça sevdim, keyifliydi.
Kitap, her telden yazmış olduğu kısa deneme tarzı yazılardan oluşuyor. Ben en çok şu başlık altındakileri sevdim: "Hijyenik aşklar, kendini dolandırmak, iyi-kötü ve salak, bahçemdeki erik ağacı ve Selahattin dedemin adıydı."
Kitabın en başarısız yeri kapağı hemfikirizdir heralde. :D O yüzden başlamadan önce biraz önyargılıydım ama iyi ki okumuşum. Sesini bildiğim yazarları okumaya bayılıyorum.
Bence Yılmaz Erdoğan nevişahsınamünhasır bir adam, farklılık arayanlar okusun. Bu kitapla ilgili anıma gelince...

Geçenler de hastaneye gittim, öğle arasına kalınca bir parkta zaman öldürüyorum. Kadınla kocasının tartışmasına şahit oldum. Gitmekte istemiyorum çünkü kavgadır, gürültüdür, acıdır histerik duygularım bunları seviyor. :D Kadın çantasından bu kitabı çıkarıp adamın suratına geçirdi. Sanırım kadın aldatılmış, az daha adama paldır küldür ben de girişmek istedim. Ama kadına da kızıyorum kitabın ne suçu var yani kitap konusunda hassasım, altını bile çizmem, kimseye de vermem. Neyse ayrıldılar ağlaya zırlaya kitap orda kaldı. Kitap bana bakıyor ben kitaba :D Kapağına bakıp bu muydu yani deyip atacaktım kitabı çöpe.(katalog sandım) Baktım Yılmaz Erdoğan yazıyor çaktırmadan çantama koydum kitabı çünkü bu kitabı merak ediyordum. Kim şu an asla hatırlamıyorum(yalan) ama biri bana önermişti bu kitabı da bulamamıştım. Neyse bu da böyle bir anıydı işte. Entrikalı okumalar diliyorum. :D
96 syf.
Yılmaz ERDOĞAN “Kayıp Kentin Yakışıklısı” adlı bu şiiri 1990’lı yıllarda Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu başkan yardımcısı olan amcası Namık ERDOĞAN için yazmıştır.Yani “Kayıp Kentin Yakışıklısı” Yılmaz ERDOĞAN’ın amcasıdır ve eser adını bu şiirden almaktadır,ayrıca bu şiirin yazılmasına neden olan birçoğumuzun bilmedeği hatta ve hatta tahmin edemeyeceği gerçek nedenler canımı çok ama çok sıktı…
.....Delirmemek elde değil…..
Şiirden de anlaşılacağı üzere Namık ERDOĞAN kaçırılıp öldürülmüş dürüst bir adam.-->9 mayıs 1994'de evine dönerken kaçırılmış ve cesedi 12 mayıs günü kafasına iki kurşun sıkılmış halde bulunmuştur.

Merak ettiğiniz neden mi öldürüldü? Evet-

Ölmeden önce tehdit ediliyordu çünkü; görevi gereği eroin(peynir,bit,blue magic…) üretiminde kullanılan asitlerin Türkiye'ye kimin adına ve ne miktarda girdiğinin, belgeleri(asit ithal izin belgeleri) arasında yaşıyordu.Bu cümleden neden ve kimler tarafından öldürüldüğünü de tahmin edeceğinizi umarım.

Olayın en dramatik yanlarından biriyse Namık ERDOĞAN’ın kendisi gibi aslen Hakkari’li olan Leman SAM’ın henüz 16 yaşındayken sevgilisi,nişanlısı olmasıdır.Şiirde fark edilmese de öldürüldüğünde de öldürülmeden önce de Leman SAM’a aşık olmasıdır.Hey gidi hey..Nereden nereye ... :(

Eser genel ve içerik olarak herkese hitap ediyor.Kalemine hayran olmamak bence imkansız.Bu adam yaptığı her şeyi hakkıyla çok iyi yapıyor.Benden yine bu kadar,içim buruk kaldı.

https://www.youtube.com/watch?v=OQ0-9s8AeXc
160 syf.
·10/10
Bir demet tiyatro ile tanıdım ben Yılmaz Erdoğanı sonra da camların buğusuna buğu yazma ihtimali ile devam ettim. Mizah kitapları ile tanışmam onun sayesinde oldu. Kelimeler ile harika oynayan ve kendine has bir tarzı olan biri. Hijyenik aşklarda da çok güldüğüm oldu. Tavsiye ederim.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Fikrimce şairler, buluşunca aşklarıyla, eski hüzünbaz özlemlerle yazlan şiirlere erişemiyor bir müddet...
Özlem şiire uzaksa, hatırlanmıyorsa eski buluşmalar yalnızlık günlerinde, coşkuya alışılmışsa, şiir saramıyor yaralarınızı, dokunamıyor acınıza ve en güzel anlarda söylenemiyor sevdiğinizin gözlerine bakılıp...
Özetle bu anlamsız konuşmanın sonu, “eski şiirleri özlendi Yılmaz’ın...”
96 syf.
·Beğendi·10/10
Benim ilham kaynaklarımdan biridir Yılmaz Erdoğan, şiirlerini okuduktan sonra içimde olan yazma isteğimle beraber kelimelerle nasıl oynanabileceğini öğrendim .Kafiyesi az anlamı çok şiirler. Kısacık bir cümlede bile bütün yaşadığın duyguların özetlenebilmesi Yılmaz Erdoğan'ın en iyi yaptığı şeylerden biri.
160 syf.
·7/10
Yılmaz Erdoğan ekranlardan sevdiğimiz bir isim. Yanı sıra şiirleriyle de gönlümüzü fethetmiştir. Bu kitap Aktüel dergisindeki,Vatan gazetesindeki yazılarından oluşuyor. Okurken en çok hoşuma giden şey şiir gibi olan ve akıp giden dili. Okurken büyük bir zevk veriyor. Ayrıca yaratıcı ve mizah dolu tamlamalar tebessüm ettiriyor. Ama en çok dikkatimi çeken ise ya yıllar içinde başka bir yöne evrilen ya da popülerlik ve maddi sebeplerle maziye gömülen fikirleri oldu. Zaten büyük bir kitle tarafından eleştirilen politik yakınlıkları ve özellikle sinema alanındaki düzenlemelerde bazı sanatçılarla birlikte haraketleri eleştirilmişti. Ama yine de beyaz perdeden ve tiyatrodan tanıdığımız bu yetenekli sanatçıyı okumak kesinlikle zaman kaybı olmaz. En azından mizahı iyi :)
127 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Muhteşem satırları barındıran çok güzel bir eser... Bir felsefe kitabı gibi, düşünceler bulutunda ıslatan sizi, bazen de melankolik bir roman gibi yalnızlığa adanan...
Bu oyunu canlı olarak izleme şansım olsaydı keşke... Bir Hamlet neyse, Hilmi karakteri de odur gecenin içinde.
Okuyun... Oyunu izleyin... Sevmezseniz bir daha izleyin, bir daha okuyun.
144 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Şiirin lezzeti olur mu?
Yılmaz Erdoğan şiirlerinin var.
Hiçbir şair yokken aklımda onu bildim ben.
Neredeyse 20 yıllık. Neredeyse ömrüm kadar. Kötü diyebilir miyim?
Unutamadığım “Yağdıkça” şiiri bu kitabın içinde. 20 yıldır ezberimde.
Hiçbir şey yapmasa da yazsaydı sadece yine de bilirdim bir Yılmaz Erdoğan adını bir şiirde.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yılmaz Erdoğan
Unvan:
Oyuncu, Yönetmen, Yazar
Doğum:
Hakkâri, 4 Kasım 1967
"Yılmaz Erdoğan 1968 yılında Hakkari’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da yaptı. Tiyatroya 1987 yılında Nöbetçi Tiyatro’da amatör oyuncu olarak başladı. 1988 yılında Güldüşündürü Tiyatrosu’nu, 1994 yılında Necati Akpınar’la birlikte BKM Oyuncuları’nı kurdu. Kanuni Sultan Süleyman ve Rambo, Kadınlık Bizde Kalsın, Otogargara, Cebimde Kelimeler, Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü, Bana Bir Şeyhler Oluyor ve Haybeden Gerçeküstü Aşk adlı tiyatro oyunlarının yanı sıra birçok televizyon dizisi yazdı. İlk uzun metrajlı filmi Vizontele (2000), en çok izlenen Türk filmi oldu. İkinci filmi Vizontele Tuuba (2003) ile de aynı başarısını sürdürdü. Yaşamöyküsü Muhsin Kızılkaya tarafından Yılmaz adıyla kitaplaştı.

Hüzünbaz Sevişmeler (1993), Kadınlık Bizde Kalsın (1994), Kayıp Kentin Yakışıklısı (1996), Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar (1999), Anladım (2001), Hijyenik Aşklar, (2003) Feriştah’ın Fentezileri (2004) ve Bana Bir Şeyhler Oluyor (2005) sanatçının yayımlanmış kitaplarıdır.

Yazar istatistikleri

  • 691 okur beğendi.
  • 3.285 okur okudu.
  • 23 okur okuyor.
  • 769 okur okuyacak.
  • 15 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları