Yılmaz Erdoğan

Yılmaz Erdoğan

Yazar
7.8/10
402 Kişi
·
1.488
Okunma
·
275
Beğeni
·
6.555
Gösterim
Adı:
Yılmaz Erdoğan
Unvan:
Oyuncu, Yönetmen, Yazar
Doğum:
Hakkâri, 4 Kasım 1967
"Yılmaz Erdoğan 1968 yılında Hakkari’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da yaptı. Tiyatroya 1987 yılında Nöbetçi Tiyatro’da amatör oyuncu olarak başladı. 1988 yılında Güldüşündürü Tiyatrosu’nu, 1994 yılında Necati Akpınar’la birlikte BKM Oyuncuları’nı kurdu. Kanuni Sultan Süleyman ve Rambo, Kadınlık Bizde Kalsın, Otogargara, Cebimde Kelimeler, Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü, Bana Bir Şeyhler Oluyor ve Haybeden Gerçeküstü Aşk adlı tiyatro oyunlarının yanı sıra birçok televizyon dizisi yazdı. İlk uzun metrajlı filmi Vizontele (2000), en çok izlenen Türk filmi oldu. İkinci filmi Vizontele Tuuba (2003) ile de aynı başarısını sürdürdü. Yaşamöyküsü Muhsin Kızılkaya tarafından Yılmaz adıyla kitaplaştı.

Hüzünbaz Sevişmeler (1993), Kadınlık Bizde Kalsın (1994), Kayıp Kentin Yakışıklısı (1996), Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar (1999), Anladım (2001), Hijyenik Aşklar, (2003) Feriştah’ın Fentezileri (2004) ve Bana Bir Şeyhler Oluyor (2005) sanatçının yayımlanmış kitaplarıdır.
Bir şiir istersin
"İçinde benzetmeler olan"
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar
Güzel bir şey yok
Yasak bana gözlerini anlamak
Ellerin,
Bana yasak...

Ah! Olaydım
Gözünde yaş
Fikrinde telaş
Düşüncende suçun
Beraatin olaydım...

Fakat yasak
Yasak bana gözlerini anlamak
Ellerin bana yasak...

Ah! Olaydım
Yüzünde sürgün
Yatağında mülteci
Vatanın,
Anayurdun olaydım...
Yılmaz Erdoğan
Sayfa 73 - *Sel Yayıncılık
yeri geldi diye ağlıyorum
yoksa hiç aklımda yoktu
gidenler gelirler
her gece yalnızlığıma
halleşir vedalaşırız
Bir demet tiyatro ile tanıdım ben Yılmaz Erdoğanı sonra da camların buğusuna buğu yazma ihtimali ile devam ettim. Mizah kitapları ile tanışmam onun sayesinde oldu. Kelimeler ile harika oynayan ve kendine has bir tarzı olan biri. Hijyenik aşklarda da çok güldüğüm oldu. Tavsiye ederim.
Yılmaz ERDOĞAN “Kayıp Kentin Yakışıklısı” adlı bu şiiri 1990’lı yıllarda Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu başkan yardımcısı olan amcası Namık ERDOĞAN için yazmıştır.Yani “Kayıp Kentin Yakışıklısı” Yılmaz ERDOĞAN’ın amcasıdır ve eser adını bu şiirden almaktadır,ayrıca bu şiirin yazılmasına neden olan birçoğumuzun bilmedeği hatta ve hatta tahmin edemeyeceği gerçek nedenler canımı çok ama çok sıktı…
.....Delirmemek elde değil…..
Şiirden de anlaşılacağı üzere Namık ERDOĞAN kaçırılıp öldürülmüş dürüst bir adam.-->9 mayıs 1994'de evine dönerken kaçırılmış ve cesedi 12 mayıs günü kafasına iki kurşun sıkılmış halde bulunmuştur.

Merak ettiğiniz neden mi öldürüldü? Evet-

Ölmeden önce tehdit ediliyordu çünkü; görevi gereği eroin(peynir,bit,blue magic…) üretiminde kullanılan asitlerin Türkiye'ye kimin adına ve ne miktarda girdiğinin, belgeleri(asit ithal izin belgeleri) arasında yaşıyordu.Bu cümleden neden ve kimler tarafından öldürüldüğünü de tahmin edeceğinizi umarım.

Olayın en dramatik yanlarından biriyse Namık ERDOĞAN’ın kendisi gibi aslen Hakkari’li olan Leman SAM’ın henüz 16 yaşındayken sevgilisi,nişanlısı olmasıdır.Şiirde fark edilmese de öldürüldüğünde de öldürülmeden önce de Leman SAM’a aşık olmasıdır.Hey gidi hey..Nereden nereye ... :(

Eser genel ve içerik olarak herkese hitap ediyor.Kalemine hayran olmamak bence imkansız.Bu adam yaptığı her şeyi hakkıyla çok iyi yapıyor.Benden yine bu kadar,içim buruk kaldı.

https://www.youtube.com/watch?v=OQ0-9s8AeXc
Yüreğimize dokunan yürekli şair Yılmaz Erdoğan'dan okuduğum güzel şiirlerdi.Yazdığı şiirlerinde ya güzel geçen anılarından bahsetmiş yada onun için önemli olan kişileri konu almış.
" yaşayabilme ihtimali " şiirini daha önce dinlemiş ve okumuştum.
Benim ilham kaynaklarımdan biridir Yılmaz Erdoğan,şiirlerini okuduktan sonra,içimde olan yazma isteğimle beraber, kelimelerle nasıl oynanabileceğini öğrendim.Kafiyesi az,anlamı çok şiirler.Kısacık bir cümlede bile bütün yaşadığın duyguların özetlenebilmesi,Yılmaz Erdoğan'ın en iyi yaptığı şeylerden biri.
Spoiler İçerir
Feriştah yenge unutulmayan kadınlardan :) Acaba var mı böyle kadınlarda diye düşünürüm hep. Olabilirdi neden olmasındı. Oduncu kocasını (Numan isminde bir suntaydı) sevmeyen kendini dünyalar güzeli gören, Mükremin Çıtır ile ilgili fantaziler kuran değişik bir kadındı o. Ama onu izlerken de okurken de ayrı bir tadı vardı. Tiyatroda Demet Akbağ'ın tiplemesiyle Feriştah yenge beni çok güldüren kadın tiplemelerinden biriydi. Bir dönem televizyonlarda tiyatrolar olurdu. Ne güzeldi o günler. Şimdi saçma sapan diziler filmler ve kitaplar... O güzel insanlar öldüğünde sanatta bitecek ülkemizde. Buna çok üzülüyorum.

Feriştah'ın Kütüphane Fantezisi
https://www.youtube.com/watch?v=DfsL3CwaRT4
Okuduğum, izlediğim en güzel tiyatro ,film, vs kategorileri içinde en anlamlı ve insanı derinden etkileyen bir eser ve tiyatro mutlaka izlemenizi yada okumanızı öneriyorum :):)

https://youtu.be/mzULyu7TIso.
Kendisi ile aynı liseden mezun olmamız ve aynı sokaklarda volta atmamız hasebiyle yazdıklarıyla beni de yıllar öncesine götürdü. Şiirden ziyade hayata bakışını anlattığı şiir-deneme karışımı bir kitap. Dünyaya sıradan(!) olmayan bir gözle bakmak isterseniz okumanızı tavsiye ederim.
Kalemi güzel yazarın okuduğum ilk eseri olmamakla beraber 2003-1.baskını okumuş olduğum bilginize.Eser Yılmaz Erdoğan tarafından Gürbüz Vural ismiyle Aktüel dergisi
ve Vatan gazetesinde yazdığı yazıları içeriyor.Birbirleriyle bağlantısız,okudukça okuyasınız gelen elinizden bırakmak istemediğiniz ve nihayetinde
okudukça kendinizden birçokşeyler bulacağınız eşsiz bir eser...Alıntı yaptığım birçok kısım var ve hemen hemen hepsini paylaşacağım.
Eminim ki tadını aldığınızda eseri beğenmemek zor olacak okunması şiddetle tavsiyedir.
""Kalabalık geceleri bekleyen yalnız kahvaltılar için hep acele ediyorduk.Yağsız beyaz peynir tadında ilişkiler kuruyorduk.
Seviyorduk.Sevmeyi seviyorduk.Bazı elele yürüyüşlerde keşke yağmur yağsın istiyorduk.
Hangi sevdanın üstüne yağmur yağsa,biz onu aşk belliyorduk.""
Yılmaz Erdoğan'ın kendine has bir tarzı var. Şiirleri okurken bazen o şiirdeki sokakta, köşe başındaki otobüse biniyorsun, bazen de çantadaki otlu peynir kokusu geliyor burnuna.. Hayatın her anından bir şeyler bulabilirsin bu şiirlerde.. öylesine içten.. Ben en kısa ve kısalığına oranla en anlamlı şiiri olan "Acaba?" şiirine hayran kaldım. Bir cümleyle bu kadar çok şey anlatılabilirdi..
Yılmaz erdoganın bence en guzel kitabıydı her sayfa tam onikiden vuruyordu kalbimi .bitiremedigim kitaplar arasindadir .kaldiramiyorum bitti deyip bir kenara .alip alip okuyasim geliyor .cogunu ezberledim ...siddetle tavsiye ediyorum .

Yazarın biyografisi

Adı:
Yılmaz Erdoğan
Unvan:
Oyuncu, Yönetmen, Yazar
Doğum:
Hakkâri, 4 Kasım 1967
"Yılmaz Erdoğan 1968 yılında Hakkari’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da yaptı. Tiyatroya 1987 yılında Nöbetçi Tiyatro’da amatör oyuncu olarak başladı. 1988 yılında Güldüşündürü Tiyatrosu’nu, 1994 yılında Necati Akpınar’la birlikte BKM Oyuncuları’nı kurdu. Kanuni Sultan Süleyman ve Rambo, Kadınlık Bizde Kalsın, Otogargara, Cebimde Kelimeler, Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü, Bana Bir Şeyhler Oluyor ve Haybeden Gerçeküstü Aşk adlı tiyatro oyunlarının yanı sıra birçok televizyon dizisi yazdı. İlk uzun metrajlı filmi Vizontele (2000), en çok izlenen Türk filmi oldu. İkinci filmi Vizontele Tuuba (2003) ile de aynı başarısını sürdürdü. Yaşamöyküsü Muhsin Kızılkaya tarafından Yılmaz adıyla kitaplaştı.

Hüzünbaz Sevişmeler (1993), Kadınlık Bizde Kalsın (1994), Kayıp Kentin Yakışıklısı (1996), Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar (1999), Anladım (2001), Hijyenik Aşklar, (2003) Feriştah’ın Fentezileri (2004) ve Bana Bir Şeyhler Oluyor (2005) sanatçının yayımlanmış kitaplarıdır.

Yazar istatistikleri

  • 275 okur beğendi.
  • 1.488 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 333 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları