Puan vermedi·392 syf.··
2026 19. kitabı
Mükemmel Çift | Ruth Ware Bugün sizlere ters köşe olacağınız bir kitap önerisi ile geldim.Uzun zamandır bu kadar gerildiğim bir kitap olmadı. Agatha Crıstıe nin 10 kişiydiler klasiğini anımsatan temposu hiç düşmeyen, zekice kurgulanmış bir psikolojik gerilim kitabı.Biraz kitabın konusundan bahsedeyim. Bir gün Nico ve Leyla’nın karşısına yepyeni bir fikirle çıkıyor.Realite şov. Issız bir adada beş çift.Aslına bakarsanız lüks bir tropik adada bir tatil gibi ilk başlarda.Ama işler hiç de onların umduğu gibi çıkmıyor ne yazık ki. Diğer dört çiftimiz; Conor ve Zana , Bayer ve Angel , Dan ve Santana , Joel ve Rami.Hep birlikte bir realite şov.Büyük bir ödül için sizce ne kadar ileri gidebilirler? İlk görevden sonra işler iyice kızışacak ve sonrasında fırtınayla beraber kontrolden çıkacak.Ana karadan kilometrelerce uzakta , telefonlardan ve sevdiklerinden mahrum şekilde , ekipten bihaber ne kadar dayanabilecekler? Hayatta kalmak için birbirlerine güvenmekten başka çareleri yok.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202627 okunma
9/10
·856 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:26
Kitap 1994 yılında yazılmasına rağmen olayları açıklama becerisi oldukça kuvvetli. Avrupa düzeni ve onun dağılışını anlatarak başlayan bu kitap Çin’in yükselişini tahmin ederek bitiriyor. Ne yazık ki Osmanlı ve Türkiye hakkında değerlendirmeler çok az bu da gösteriyor ki aslında ne kadar güçten düşmüşüz. 1. Dünya savaşında bile bizden çok az bahsediyor. Siyaset akademisyenden değil belli dönem devlet kademelerinde çalışmış insanlardan dinlenince daha kıymetli oluyor. İşin teorisi değil gerçeği. Hem ne derler bilirsiniz akademisyen belirlediği konuda çözüm bulmaya çalışır politikacı ise sorunu önünde bulur ve onu çözmek zorundadır. Bu anlamda dünya tarihini Birleşik devlet nasıl yorumluyor onu anlamak için kült olmuş bir kitap.
DiplomasiHenry Kissinger · İş Bankası Kültür Yayınları · 2007443 okunma
Reklam
Puan vermedi·264 syf.··
2026 4107. kitabı
Uyku Tarlaları benim için ne yazık ki beklediğim etkiyi yaratmadı. En çok zorlandığım nokta diyalogların doğallıktan uzak olmasıydı; karakterler konuşurken gerçek hayatta kimsenin bu şekilde ifade etmeyeceği cümleler kuruyormuş gibi geldi. Bu da hikâyeye bağlanmamı zorlaştırdı. Zaman akışı da oldukça karışıktı. Geçişler net olmadığı için hangi anda, hangi olayın içindeyim sık sık kopukluk yaşadım. Paragraflar arasında da belirgin bir bütünlük hissi bulamadım; sanki parçalar var ama birbirine tam olarak oturmuyor. Bu durum kitabın genelinde bir dağınıklık hissi yarattı. Konu aslında ilginç olabilecek bir potansiyele sahip gibi duruyordu ama anlatım bu potansiyeli tam karşılayamamış hissi verdi bana. Okurken içine çekilmek yerine sürekli mesafede kaldım. Benim için biraz zor ilerleyen ve beklentimi karşılamayan bir okuma oldu.
Uyku TarlalarıOzan Balık · Lapis Yayınları · 202420 okunma
9/10
·409 syf.··
2026 97. kitabı
SENA CEYLAN~DYAVOL~ Selam.Bugün sizlere sevgili @authorsceylan kaleminden #kırıkkaburgalarserisi ‘nin birinci kitabı ile geldim.Yazardan okuduğum ikinci kitaptı ve sevdim mi evet sevdim.Ufak tefek eksikler var mıydı evet ama onlarda rahatsız etmedi.Çünkü kurgu güzeldi.Kitabımız düşmandan aşka ve intikam temalı bir kitap.Okurken hissedilmesi gereken tüm duyguları hissettim.Hatta öyle ki erkek karakterimiz Ceyhun Pars’ı şöyle bir güzel dövmek istedim.Hani bazı karakterlere sinir olursunuz ama aynı zamanda da içinizi eritir ya ha işte Pars tam da öyleydi.Ve Asya bu hikayenin kurbanı.Aileden yana yüzü gülmediği yetmiyormuş gibi bir de onların intikamına kurban gitti.Neyse ki o naif ve şımarık kız görüntüsünün altından inatçı ve dişli biri çıktı da kendini ezdirmemek için mücadele etti.Evet ilk kitap tam bir giriş kitabıydı ama merak ettiğim noktalar aklımda soru işareti olarak kaldı ve onların cevabını da büyük bir ihtimalle ikinci kitapta alacağım.Ve kitap öyle bir yerde bitti ki bakalım devamında neler olacak? Ceyhun Pars Havas;ringlerin parlayan yıldızı,aranan ve başarılı bir boksördür.Tıpkı babası ve büyükbabası gibi.Aynı zamanda bir tarafı da karanlıklar içindedir.Ezel’i rakibi Tunç Alaska ‘nın kurduğu tuzak sonucunda ne yazık ki hapise düşer.Ve tuzağa düşürüldüğünü öğrenince intikam almak için yemin eder.İntikamını almak için plan kurar.Plan basit düşmanının zayıf noktasını bul ve onu kullan.Ve bu zayıf noktada Tunç’un kız kardeşi Asya Alaska’dır. Asya Alaska;dışarıdan bakıldığında gösterişi ve lüks yaşamı seven,şımarık bir genç kız.En büyük tutkusu ise baledir.Ama aslında Asya tüm o şaşalı hayatın içerisinde yalnız ve sevgiye muhtaç biridir.Aslında ailesinin çevirdiği karanlık işlerinde asla farkında değildir. Pars planını devreye sokar ve Asya’yı Moskova’ya
DyavolSena Ceylan · Patara Kitap · 202517 okunma
Sadece Allah'ın vahyi olan Kurandan sorumlu tutulacağız
Puan vermedi·
Kıymetli hocalarımız sizin mezhebinizdekilerden daha fazla hakim bu konulara, araştırma yaptıkları her cümleden anlaşılıyor. Sadece Kur'an'a uymanın gerekliliğine, hadis denen zırvaların dinde kaynak olmaması gerektiğine her fırsatta değiniliyor. Daha veda hutbesinde anlaşamayan bu ümmetin burnu yere çok sürter benden demesi. Kitabı okuyun okutturun. Hoş bizi kafirlikle suçlayan, cehennemlik ilan eden sizin o pis zihniyetiniz ama ne demiş Allah azze ve Celle: 'Akıllarını kullanmayan kullarıma pisliği yağdırırım!' Hem maddi hem manevi. Benim daha doğrusu bizim hedefimiz bu kitleye, mezhepçi, hadisci, ilmihalci, tarikatci beyni yıkanmış kitlelere ulasmakti. Ama onlarında bu inatla bu satırları dahi okumayacağı çok açık. Gelin Kur'an'a uyalım ve aklımızı işletelim, ne dersiniz? Allah bu kitabı cikartan, katkı yapan bütün hocalardan razı olsun. Kuran’ın çevrilmesi teşebbüslerine karşı mezhepçi, gelenekçi grupların önemli bir kısmının direnmiş olmasının altındaki temel nedenlerden biri budur. Bunlar, dinin mezheplerin tekelinden çıkmasına ve uydurmaların sorgulanmasına tahammül edememektedirler. Kuran’ın anlattığı İslam’ın, doğru dürüst ortaya çıkmamasının, kökleşip yerleşmemesinin altındaki temel sebeplerin geçmişteki yönetimlerin baskısı ve çeviri yasağı olduğu kanaatindeyiz. Çevrilemeyen, Arapçasının bile matbaada basılmasına izin verilmeyen Kuran’ın ismi vardı ama kendisi ortada yoktu. “Çok şanlı” diye nitelenen atalarımız ne yazık ki Kuran’ı çevirttirmediler, insanlara anladıkları dilde okutturmadılar. Yıllarca “günah” dedikleri matbaanın “günah” olduğu iddiasından vazgeçtiklerinde bile Kuran’ın matbaada basılmasının “günah” olduğu iddiası devam etti. Hattatların el yazısı ile çoğalttığı, sadece bazı evlerde bulunan Kuran ise bulunduğu evlerde de bohçalar içinde
1000Kitap
Uydurulan Din ve Kur'an'daki DinKuran Araştırmaları Grubu · İstanbul Yayınevi · 2016932 okunma
4/10
·320 syf.··
2026 41. kitabı
Başarılı bir psikolojik gerilimde, karakterlerin iç dünyasını derinlemesine işlerken sağlam ve mantıklı bir kurgu üzerine kurulmalıdır. Gerilim hem “kim yaptı?” hem de “neden yaptı?” sorularıyla desteklenmeli, ipuçları dengeli verilerek final hem şaşırtıcı hem de tutarlı olmalıdır. Tüm bunlar, akıcı bir anlatımla birleştiğinde hikâye güçlü bir etki bırakır. Ancak bu kitap merak uyandıran bir girişine rağmen, zayıf kurgusu ve etkisiz sürprizleriyle benim için beklentimin çok altında kaldı. Sürpriz sonları seven bir okur olarak, kitabın finalinden büyük bir etki bekledim. Fakat ortaya çıkan gerçekler, bırakın şaşırtmayı, neredeyse hayal kırıklığı yaratan bir seviyede ilerledi. Özellikle son bölümlerde olayların aşırı hızlı gelişmesi ve bir karakterin adeta ezberlenmiş bir metni okur gibi her şeyi açıklayan uzun monoloğu, hikâyenin inandırıcılığını zedeledi. Üstelik ikinci bir sürprizle etki artırılmak istenmiş olsa da, yeterli altyapı ve ipuçları sunulmadan gelen bu gelişme, okurda beklenen şok etkisini yaratmak yerine yapay bir his bıraktı. Tüm bu unsurlar birleştiğinde, kitap ne yazık ki güçlü başlangıcının hakkını veremeyen bir hayal kırıklığına dönüştü. Öyle ki, bu kadar da saçmalık olamaz diyerek kitabın son 10 sayfasını okumayı düşünmeyip başka kitaba geçmeyi bile düşündüm. Çünkü ters köşe yapayım derken yazar fazlasıyla saçmalamıştı. Baştan sona kadar yalanları okumamız bir yana, yazarın tıbbi bilgisinin de sıfır olduğunu gördüm. Beyin oksijensizliğe ortalama 4-6 dakika dayanabilir. On dakikadan fazla oksijensiz bir beynin nasıl eski sağlığına dönüştüğünü okumak saçmalığın daniskası değildir de nedir? Daha öncede belirttiğim gibi hiçbir kitap dört dörtlük değildir. Bazen mantığa uymayan gelişmeleri okurken tolerans edebiliriz amenna, ancak bu kitap bu sınırı
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 202632 okunma
Reklam
Reklam