Booker ödüllü İsrail stand up'ı
Puan vermedi·216 syf.··
2026 12. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:30
Bu kitap ve "Ülkenin Sonuna" kitabını yorumlarından habersiz okuma listeme almıştım. Esas sebebim sitedeki önceki incelemelerde de dikkat çekildiği üzere yazarın kimliği ve görüşlerini, deneyimlerini merak etmemdi. Artı ve eksiler listesi yapmak istiyorum. Stand up gösterisi izlemeye bayılırım, kitap iki saatlik bir gösteri formatında ilerliyor ve bu gerçekten okumayı enteresan kılıyor. Başta hiçbir bölüme ayrılmaması korkutmuştu ve nerede mola vereceğime karar veremiyordum ama sonra alıştım. Yine de pek normal stand up'lara benzemiyor yazar hiç gösteri izlememiş mi dediğim de oldu. Bu şovları beğenip beğenmemeniz okuma deneyiminizi etkilemeyecektir. Kitabı kafamda üç bölüme ayırdım. Ve bunlardan en yoğunu tabii ki son parçaydı. Gereğinden fazla uzatıldığını hissettim bu kısım belki de biraz ayarlabilirdi. Ne yazık ki elim bir türlü kitaba gitmedi, iki yüz sayfalık kısa bir kitabı bitirmem günlerimi aldı. İçerisindeki şakalar vb. derken kültüre dair birçok bilgi edindim, bu kesinlikle çok hoştu. Okuduğum için pişman değilim. Fakat booker ödülünü nasıl almış onu da çok anlamış değilim.
Bir At Bara GirmişDavid Grossman · Siren Yayınları · 2018804 okunma
8/10
·125 syf.·
2026 13. kitabı
Kitap 5 ayrı kişinin ağzından anlatılan 5 bağımsız öyküden oluşuyor. Moda’da kedisiyle yaşayan, birkaç uzun ilişki yaşayıp sonucunda hepsiyle arkadaş kalmış, hayatında derin yaralar olan, boş zamanlarında salonun lambasının sarı ışığı altında kitap okuyup örgü ören birinin hayatından kesitleri anlatır gibi bir havası vardı kitabın. Bir kadın yazarın ürünü olduğunu hissedebiliyorsunuz satırlarda dolaşırken. Yazarın anlatımına o kadar bayıldım ki, aktı gitti resmen. Hafif kasvetli bir kitap olduğundan sonbaharda okumanızı öneririm. Ayrıca son öyküde bir hata olduğunu düşünüyorum. Başta babalarının öldüğünden bahsettikten sonra bir anda annelerinin yasını tuttuklarını okuyoruz. Birkaç kez kontrol ettim, acaba bir şey mi kaçırdım diye ama sanırım yazar önce babayı öldürüp sonrasında vazgeçip anneyi öldürmeyi karar verdi ve bu kısım düzenlenmedi. Belki de kaçırdığım bir kısım vardır, okuyanlar düşüncelerini paylaşabilirse çok sevinirim. Olay akışının bu kısımda tam oturmadığını düşündüğüm için 2 puan kırdım ne yazık ki.
Nohut OdaMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 201810,5bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·384 syf.··
2026 19. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:14
irade konusunda elbette belli bir olgunluğa gelmiş insanın gençlere göre kuvveti daha başkadır. buna istinaden gençliğin şehvetinde boğulan bir gencin okuması gereken veya okumasını tavsiye edeceğim bir kitap mı diye düşününce cevabım ne yazık ki olumsuz. tespitler, alıntılanan sözler veya paragraflar içerik bütünlüğü açısından tatmin edici. ama günümüz gencinin aklı beş karış havada ve anadilinden ne kadar uzakta bir yaşam sürdüğünü düşünürsek sahiden çok ağır. öğrencilerime tavsiye etmezdim. bununla beraber kitapta emeğin çok olduğunu ve ketebe'nin kalitesini de tartışmaya açık bulmuyorum. bence bu tarz kitapların pratik bir formda maddeleştirilmesi yapay zeka gençliğinin bilgi edinimini daha da kolaylaştırır. tembelliğe alıştırır mı, o da kabulüm. bir de biraz can sıkıcı olan şu, iradenin sadece sufizm gibi mistik bir hâlde terbiye edilmesini ben de uygun bulmuyorum ama bu kadar da batı merkezli bir kitap beklemiyordum. vatan millet sakarya vurgusunun çokça yapıldığı bir kitapta bence islâm içerikli bir irade başlığı da olmalıydı. kitabın girişinde batı merkezli olduğu da belirtilmişti bu arada.
İrade TerbiyesiEthem Bakar · Ketebe Yayınevi · 20231,241 okunma
BU KİTABI SAKİNLEŞTİRİCİ ALMADAN OKUMAYIN!!!
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 10:11
Bir insanın hayatını mahveden gerçekten kötü insanlar mıdır, yoksa o kötülüğü gelenek, terbiye, kader ve namus adı altında normalleştiren toplum mu? Peki, çoğu zaman kadınları her anlamda ezen erkekler midir yoksa erkeklerin kurduğu düzeni sorgulamadan kabul edip bu düzeni onlardan daha çok uygulayan kadınlar mı? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım! Orhan Kemal ’in El Kızı kitabını bitirdim. Kitabı bitirdikten sonra oturup uzun uzun ne hissettiğimi düşündüm. Çünkü ortada garip bir durum vardı. Bir yandan kitabı sevmiştim, bir yandan da içimde eksik kalan bir şeyler vardı… Sanırım bunun en büyük sebebi beklenti. Bazen bir kitabı okumadan önce o kadar çok övgü duyuyoruz ki daha ilk sayfayı açmadan zihnimizde kusursuz bir eser oluşturuyoruz. El Kızı da benim için biraz böyle oldu. O kadar çok övülüyordu ki kitabı elime aldığımda beni derinden sarsacak, uzun süre etkisinden çıkamayacağım, ağlatacak bir hikâye bekliyordum. Çünkü beni tanıyanlar bilir; kadının toplumdaki yeri, uğradığı haksızlıklar, aile baskısı, görmezden gelinen acılar gibi konular beni fazlasıyla etkiler normalde. Çoğu zaman böyle kitapları okurken karakterlerle birlikte üzülür, ağlar ve günlerce etkisinden çıkamam. Ama El Kızı bende farklı bir duygu bıraktı. Üzmekten çok sinirlendirdi. Hem de öyle böyle değil… Bunun en büyük sebebi de hiç kuşkusuz Hacer Hanım’dı… Uzun zamandır bir roman karakterine bu kadar sinirlendiğimi hatırlamıyorum. ( Masumiyet Müzesi Kemal beni böyle çıldırtmıştı en son :)) ) Kadın her konuştuğunda tansiyonum yükseldi desem abartmış olmam. Ama sonra fark ettim ki beni asıl öfkelendiren şey Hacer Hanım’ın kendisi değildi. Çünkü Hacer Hanım sadece bir karakterdi neticede... Asıl öfkelendiğim şey, onun gerçek hayatta bu kadar çok karşılığının olmasıydı. Belki siz de
Edebiyat
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Kapakta Tess Gerritsen Yazıyor, İçeride Nerede
7/10
·296 syf.··
2026 16. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:43
Tess Gerritsen’in tüm kitaplarını okumuş biri olarak bu kitapta onun izini bulmakta zorlandım. Hatta yer yer Tess Hanım’ın sadece bir iki cümle yazdığına inanacak kadar yabancı hissettirdi bana; kanıtlayamam ama hissiyatım bu yönde. Ne yazık ki Beni Seç, alıştığımız Tess Gerritsen romanları gibi son sayfaya kadar merak duygusunu canlı tutamıyor. Hikâyenin gideceği yön daha en başlarda kendini belli ediyor, olay örgüsü ise oldukça zayıf kalıyor. Finalde yapılmaya çalışılan ters köşe de beklenen etkiyi yaratmıyor. Bu kitapta Tess Gerritsen’den çok Gary Braver’ın kalemini hissettim. Belki iki yazarın ortak çalışmasının doğal bir sonucu bu, ancak bir Tess Gerritsen okuru olarak aradığım gerilim, tempo ve sürükleyiciliği bulamadım. Maalesef benim için sınıfta kalan bir kitap oldu.
Beni SeçTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20221,022 okunma
8/10
·392 syf.··
2026 31. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:33
ÖLÜMCÜL KONULAR Merhaba arkadaşlar bugün Semra un tavsiyesiyle okuduğum bir eserle karşınızdayım. "Geçmişin bir önemi yok, artık sadece bugün var." Bu cümle kitabın ruhunu yansıtan en güçlü detaylardan biriydi. Karanlık romantizm, gizem ve psikolojik gerilim türünde bir eser. Gizem ve psikolojik gerilim seven biriyim. Bu kitaba da büyük beklentilerle başlamıştım, çünkü konusu ve kapağı oldukça dikkat çekiciydi. Ancak ne yazık ki aradığımı bulamadım. Eser boyunca verilmek istenen gerilim hissine bir türlü giremedim. Olaylar ilgi çekici görünse de anlatım bana oldukça sıradan geldi. Ama kitap boyunca merak duygusu azalmıyor ve sayfalar ilerledikçe olayların ardında ki gerçekleri öğrenme isteği daha da artıyor. Bazı bölümlerde temposu yavaşlasa da final kısmı bu bekleyişe değdi. Şunu da belirtmek istiyorum kitap yetişkin okurlara öneriliyor. +18 bölümleri bana göre oldukça fazlaydı. Bu da bir çok okuyucuyu rahatsız edebilir. Biyoloji bölümünde yüksek lisans öğrencisi olan Sydney Denik. Bütün sevdiklerini kaybeden genç bir kız. İyi bir yere gelmek ve hayatını kurtarmak için Vancouver Ada'sındaki Madrona Vakfı'na başvurur. Başvurusu kabul görülen Sydney için bu fırsat büyük bir şanstı. Tâbi bu vakfın bütün hayatını değiştireceğini bilmeden. Büyükannesini Alzheimer hastalığından kaybeden Sydney, bu vakıfta bu hastalığı araştıran ekibe katılmak için herşeyi yapar. Madrona vakfı yasaklarla ve gizemlerle dolu tuhaf bir yer. Öğrencilerin dış dünyayla bütün bağlantılarını ellerinden alırlar. Uçaktan indikten sonra arkadaşı bir anda ortadan kaybolur. Onun tekrar gittiğini vurgulasalarda Sydney onu sürekli görür nedense. Bunun gibi bir çok hayali kişiler ve yaratıklar görür. Haziran ayında kar yağması gibi tuhaf olaylar başlar. Bunlarla başa çıkamayan Sydney vakfın
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202558 okunma