"New York'ta mehtap bile bir akıl hastasına benzer. Central Park'ta ne zaman mehtabı görsem aklıma Shelley'nin Solan Ay ad­lı şiiri geliyor" diye yazdı özel notlarına. Ne yazık ki buradaki çevresinde sanat ve edebiyat üstüne konuşabileceği hiç kim­se yoktu. Bırakalım Rimbaud'yu, Gauguin'den, D.H. Lawren­ce'tan, Oscar Wilde'dan, Edgar Poe'dan bile habersizdiler. Er­kekler ruhsuz, kadınlar manasızdı. Yalnız melezlerle zenciler, sütun gibi bacakları, abanoz tenleriyle vahşi orkideleri andırı­yorlardı.
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Yazık. 50’den fazla yıl geçti; tümüyle farklı olsa da, erkekleri şoke olmaktan koruyacak, kadınların bedenleri, tutkuları ve varoluşuyla ilgili yalnızca erkek deneyimini kabul eden uzlaşılar hâlâ var, çok yazık.
Reklam
"Ve bir parçan değilim ne yazık ki. Yakınmaktır şimdi yapabildiğimiz, yalnızca."
Neden "iyiliğin kökeni"ni incelemezler, araştırmazlar? Herkesin derdi "kötülük" ya da "iblisliğin kökeni". Eğer serseriler kötülük yapıyorsa bu onların tercih hakkı. Yani adamlar kötülüğü benimsemişler. Iyiler de iyiliği... Ben kötülüğü yeğleyenler arasındayım. Yetke hiçbir zaman kötülüğe izin vermez ne yazık ki... Insan kişiliği Koca Tanrı'nın en büyük eseridir. O bununla övünür. Kişiliksiz yaratıklar kişilik sahiplerini ezmeye uğraşırlar bu dünyada kardeşlerim. Çağdaş tarihimize bir göz atin. Bu makinelere karşı çıkıp onları bozmaya uğraşanlar hep kişilik sahibi, yüce yaratıklardır. Bunları anlatırken son derece ciddiyim kardeşlerim. Ben yaptıklarımdan zevk, mutluluk duyduğum için kötüyüm o kadar.
Kitap Alıntısı
Dilin güzelliğini de kendinden geçmeyi de bilmeyen yoksul zekâlara ne yazık!
Keşke çok sevdiğimiz her şey bizi o kadar sevseydi. Ama ne yazık ki ortada basit bir denklemden çok daha fazlası var. İşte tam da bu yüzden bir insan bedava ya da karşılıksız olan hiçbir şeyin kıymetini bilmez. Bilemez. Buna sevgi de dahil ne yazık ki.
Sayfa 46 - Pdf-·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam