Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir.
Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı
aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?
Çoklu görev yapma, dopamin bağımlılığına yol açan bir geri besleme döngüsü oluşturur ve beyni odağını kaybetmesi ve sürekli olarak dışsal uyarım araması için sürekli bir şekilde ödüllendirir. Daha da kötüsü, prefrontal korteksin yenilik yanlılığı vardır. Bu da, dikkatinin yeni bir şey tarafından kolayca gasp edilebileceği anlamına gelir, tıpkı bebekleri, köpek ve kedi yavrularını cezbetmek için kullandığımız o meşhur "parlak nesneler" gibi. Birden fazla faaliyete odaklanmaya çalışanlar için buradaki ironi açıktır: Görevimize odaklanmak için güvenmemiz gereken beyin bölgesinin dikkati kolayca dağılabilir. Telefonu cevaplarız, internette bir şey ararız, e-postalarımızı kontrol ederiz, SMS göndeririz ve bunların her biri beynin yenilik ve ödül arayışında olan merkezlerini harekete geçirerek endojen opioidlerin patlamasına neden olur (bu kadar iyi hissettirmesine şaşmamalı!). Tüm bunlar, görevimize odaklanmamızı engeller. Bu, beyin için tam manasıyla besin değeri olmayan bir abur cubur gibidir. Sürekli ve odaklanmış çabaların getirdiği büyük ödülleri toplamak yerine, binlerce küçük, şekerle kaplı görevi tamamlayarak boş ödüller topluyoruz.
Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan umuttan sevinçten ne anlar? Göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu? Bir güz düşünün ki Ömür Hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış, böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?
Beyin yenilik karşısında dopamin salgılar ; bu hormon içsel motivasyonun temel kaynaklarından biridir.
Büyük bir devrim değil, küçücük bir kıvılcım yeterlidir.