İnsanlar ikiye ayrılır: Dünyaya uyum sağlayanlar ve dünyanın kendilerine uymasını bekleyenler. Her türlü icat, ufkumuzu genişleten her tür düşünsel ve materyal yenilik, dünyanın kendisine uymasını bekleyecek ve isteyecek kadar çılgın insanların eseridir."Ben haklıyım, dünya yanılıyor" diyerek, canla başla bütün dünyayı değiştirmeye çalışan insanların eseridir.
Dopamini tetikleyen yenilik sonsuza kadar devam etmez.Aşkı düşününce, tutkulu romantizm her zaman kaybolur ve işte o zaman bir karar anı gelir.Ya diğer kişinin o anda yanımızda bulunmasının getirdiği hoşnutlukla beslenen bir aşka geçiş yaparız ya da ilişkiyi bitirip kendimize başka bir macera ararız.Dopaminerjik etkiyi tercih etmek asgari çaba gerektirir ama etkisi kısa sürer, aynı güzel bir çikolatayı yiyip bitirmek gibi.İstikrarlı aşk, odağı beklentiden tecrübeye çeker; her şeyin mümkün olabileceği fantezisinden gerçekle ve tüm kusurlarıyla yüzleşmeye.Bu geçişi yapmak zordur ve dünya bize zor bir işten kolayca kaçmanın yolunu sunarsa, o yolu seçmeye meyilli oluruz.Bundan dolayı aşkın ilk zamanlardaki dopamin pompalaması bitince, birçok ilişki de biter.Aşkın ilk zamanları, bir köprünün başında panayırda eğlenmek gibidir.Panayırdaki atlıkarınca sizi istediğiniz kadar bir oraya bir buraya götürebilir ama en sonunda sizi yine başladığınız yere bırakır.Müzik durduğunda ve ayaklarınız yere tekrar bastığında bir karar vermeniz gerekir:Ya bir tur daha bineceksiniz ya da köprüden karşıya geçecek, daha kalıcı bir aşka ulaşacaksınız.
Her gün bir yerden göçmek
Ne iyi
Her gün bir yere
Konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan
Akmak ne hoş
Dünle beraber
Gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa
Düne ait
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım
#Mevlana