hoş bir temenni ve vaaz kitabı.
Puan vermedi·246 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 15:33
Hayatın içinden sosyal konulara dair pek çok konuda yazarın "beklentilerinden", "temennilerinden" ve "buyuruklarından" oluşan kitap, kemal sayar'ın kişisel ajandasının ötesinde geçebilecek argümantasyon derinliğinden uzak. Eğer kemal sayar'ı kemal sayar olduğu için her dediğini ciddiye alacağınız bir aile büyüğü olarak görerek okuyacaksanız tavsiyeler kitabı olarak faydalı olur. Ancak; isminden ve kimliğinden bağımsız bir yazardan böyle bir kitapta fikirlerini okurken daha ciddi neden sonuç ilişkileri, ispatlar, anti-tezler beklenir. Yazar konuları ele alırken insanın doğuştan iyi olduğuna dair bir temel varsayım üzerine tüm fikirleri kurgulamış. Yine bu temel varsayımla muhtemelen (insanı kendi tabiri ile)"meleksi" bir canlı olarak yaratan bir yaratıcıyı da varsayıyor. Aslında insan doğası tüm iyi şeylere muktedir ancak bir şeyler bozulmuş ve işler yolunda gitmemiş gibi bir kurgu var. İnsan doğası "meleksi" yanı, hatta "şeytansı" yanından öte asla çözülemeyecek ve birer tabii veri olarak kabul edilmesi gereken bir sürü çelişkiyi de içinde barındırır. Kitap bu çelişkilerden, kaderimizdeki çıkmazlardan bahsetmiyor. Yapılması gereken iyilikler ve yapılan kötülükler var. Yazarın kişisel bir dikotomi rehberi olarak görüyorum böyle bir yaklaşımı. Üstelik yüzyıllar boyu her nesil kendinden önceki nesillere dair bir sürü haklı gerekçe ile "çok bozdular" söylemini dile getirmiştir. Bu anlamda bir yenilik ya da özgünlük barındırdığı söylenemez. Bu haliyle bilge bir aile büyüğünüzün bana güvenin sizlere güzel sözlerim var kitabı.
Hayata Dair
YavaşlaM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 202013,2bin okunma
Mülksüzler
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 11:50
Mülksüzler, Ursula K. Le Guin’in 1974 yılında yayımlanan, yazarın ‘ikircikli ütopya’ olarak nitelendirdiği bir bilimkurgu romanıdır. Romanımız, Anarres ve Urras isimli hayali iki gezegende yaşanıyor. Bu iki gezegendeki yaşam biçimini, roman kahramanı fizikçi Shevek ile birlikte anlamaya ve tanımaya çalışıyoruz. Shevek, yıllar önce Urras gezegeninden kopup gelen Odocuların kurduğu Anarres’te yaşayan bir bilim insanıdır. Anarres gezegeni, anarşist düşüncenin hâkim olduğu bir toplumsal düzenle yönetilmektedir. Belki de burada ‘yönetilmek’ kelimesi yanlış kaçabilir; çünkü bu gezegende insanların insanlar tarafından yönetilmesinden ziyade, ortak yaşamın ve üretimin örgütlenmesi söz konusu. Anarres’te merkezi bir devlet yapısı yok. Üretim ve iş bölümü ise ÜİD (Üretim ve İaşe Dağıtım Koordinasyonu) aracılığıyla organize ediliyor. Anarres’in en dikkat çeken yanlarından biri, yaşam koşullarının son derece zorlu ve gezegenin verimsiz olması. Doğrusu, yazarın anarşizm gibi bir sistemi neden böylesine sert koşullara sahip bir gezegende anlattığı beni oldukça düşündürdü. Ancak roman ilerledikçe bunun kurgu açısından ne kadar yerinde bir tercih olduğu da bir gerçek. Kapitalizm ile yönetilen Urras’ta, Odocu isyancıların elbette verimli ve zengin bir gezegene gönderilmeleri beklenmezdi; Anarres gibi zorlu bir yere yerleşebilmeleri bile bir bakıma mucize sayılabilir. Ama yine de aklımdan şu soru geçmedi değil: Ursula Le Guin, anarşist sistemi bolluk ve bereket içindeki bir gezegende anlatsaydı nasıl bir tabloyla karşılaşırdık acaba? Belki eksikler bu kadar görünür olmazdı, belki de bambaşka sorunlar ortaya çıkardı. Çünkü burada kıtlık ve yoksunluk, sistemin sınırlarını görünür hâle getiriyor gibi. İşte tüm eksiklerine rağmen, Anarres’teki yaşamın Urras’taki yaşamın çok ötesinde
İnceleme
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma
Reklam
İvan İliç, Tolstoy, Demolition
7/10
·83 syf.··
2026 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:00
İvan İliç obrazını 58 yaşı olanda yaradıb və düşünürəm ki, kitabda ölən İvan İliç 58 yaşına qədər içində səhv yaşadığı insanı öldürən Tolstoy'dur. Bu yaşlar onun böhran vaxtlarını yaşadığı anlardır və keçmişinə baxdıqda güclü yazıçı, mükəmməl uğurlar görür. Lakin ömrünü istədiyi kimi mi? yoxsa insanların gözündəki uğur çərçivəsinə layiq biri kimi mi? yaşayıb deyə özünə sual verir. Bildiyimiz kimi ömrünün sonuna yaxın o bütün sərvətindən əl çəkərək, yoldaşı olmadan, tək başına, təbiət ilə birgə şəkildə minimalist, sadə bir yaşam sürüb. O velosiped sürməyi qoca yaşlarında öyrənib. Səbəb kimi oğlunun müharibə zamanı ölməsi və onun yenilik axtarması kimi başa düşülür. Bu işə başlamaq üçün gecdir ifadəsinə qarşılıq Tolstoyun velosiped misalının verilməsidə buradan gəlir.Bundan əlavə dini baxışları dəyişdiyindən ,kilsədəki vəzifəsindən atılıb. Ölüm səbəbi sadə şəkildə ciyərinə su yığılması və qatar stansiyasında gözləyərək can verməsi kimi bilinir. Məzarı isə digər dahilər kimi şanlı deyildə Polyana'da meşənin içərisində sadə, əlavə nəsə olmadan yerləşdirilib. Bu kitabı oxuyanda bu kitabdakı mövzu ilə paralel "Demolition" filminin səhnələri gözümdə canlanırdı. Çünki oradada həyatını istədiyi kimi yaşamamış, cızılmış yol, axan suyun yolu ilə gedən bir gənc vardı və onun yoldaşı ölən zaman buna heç bir reaksiya verə bilməməsi də həmən yaşam stilindən qaynaqlanır. Öz hissləri ilə hərəkət edib,yaşamadığına görə hissizləşmiş və npc kimi bir davranışa malik təəssürat yaradırdı.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Çocuktaki Bahçe
8/10
·216 syf.·
2026 80. kitabı
|İNCELEME| kitaphaber.com.tr / 25.05.2026/Ayşe Can:Kelimelerin Arasındaki Gizli Bahçe Feyyaz Kayacan'ın Çocuktaki Bahçe adlı romanı, Türk edebiyatında kendine özgü bir yerde durur. Daha ilk sayfalarından itibaren okuru alışılmış anlatı kalıplarının dışına çağırır. Bu davet, yalnızca biçimsel bir yenilik arayışı değildir. Aynı zamanda insanın iç dünyasına, çocuklukla yetişkinlik arasındaki o kırılgan eşiğe doğru derin bir yolculuktur. Kayacan'ın dili, ilk bakışta kapalı hatta zaman zaman zorlayıcıdır. Ama bu kapalılık, okuru dışarıda bırakmaz aksine metnin içine doğru çeker. Metnin esas gücü de burada yatar. Okur, anlamı hazır bulmaz, onu metinle birlikte kurar. Yazarı çağdaşlarından ayıran en temel özellik ise dili bir araç olarak değil, bizzat anlatının öznesi olarak kurgulamasıdır. Çocuktaki Bahçe' de bu yaklaşımı oldukça açık bir şekilde görürüz. Ayşe Can Çocuktaki Bahçe Feyyaz Kayacan
Edebiyat
Çocuktaki BahçeFeyyaz Kayacan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 094 okunma
Yüzbaşının Kızı Eleştirisi
6/10
·152 syf.··
2026 2. kitabı
Siz okumaya başlamadan uyarayım, yazımda kitabı anlatmadım, kendi fikirlerimi söyledim. Yani "Nasıl bir kitap acaba?" diye merak ediyorsanız sadece son paragrafta biraz özelliklerini anlattım ama olay örgüsünü falan detaylı anlatmadım bilginiz olsun. Yazımı anlamak için biraz kitaba hakim olmanız iyi olur yani demek istediğim bu. İyi okumalar:) Kitabı okumaya başlarken Gogol'un kitabı övgü dolu bir şekilde açıklamasında, Puşkin gibi bir yazarın elinden çıkmasından ve çevirmeninde aynı Gogol gibi çokça kitabı övmesinden dolayı yüksek bir beklenti ile kitabı okumaya başladım. Ancak biraz hayal kırıklığı yaşadım doğrusu. Alıntılanacak çok az yer olması, şaşırtıcı şeylerin olmaması, baş karakter Pyotr'ın çok önceden tanıştığı insanların sonradan karşısına çıkması ve romanın "Şimdi adam patladı" dediğimiz yerlerinde onu kurtarmaları, yani realist bir şekilde olay örgüsünün akmayışı, açıkçası bende roman için eksi yazan durumlar oldu. Çok bahsetmiyorum bu "Kaderin cilvesi" karşılaşmaları ki spoiler vermeyeyim. Ancak kitap yine kendini okutturan bir kitap. Tüm bu eksilere rağmen okuru boğmuyor ve bazı yerleri insanı merakta bırakıyor. Burada Gogol'a hak verdiğim yerlerden bahsetmek istiyorum. Yaptığı önemli yenilikler var. Hatta Rus edebiyatı için devrim bile denebilir bunlara. Dönemin Rus edebiyatında hepimizin bildiği üzere sayfalarca betimlemeler yapılıyordu ve bu biz okurları genelde sıkan bir durum oluyordu. Fakat Puşkin kitapta çok ayrıntıya girmemiş yalnızca aklımızda canlanacak kadar anlatmış. Diğer bir yenilik de şu romantizm akımında yavaş yavaş realizme geçiyor yazar. O savaş anları, idamlar, insanlar arasındaki sınıflar falan kitapta güzel işlenmiş. Ancak hâlâ romantizm etkisi var. Bahsettiğim "kaderin cilvesi" anlar mesela romantizm akımının
Edebiyat
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Turkuvaz Kitap · 202136,8bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 12:11
"Bir şey (birçok şey, bir şeyler) öğrenmek için okumak, kitaba yönelmek ile, haz duyulduğu (duyulacağı umulduğu) için okumağa oturmak arasında, gerçekten, büyük bir fark var mı? Hatta, herhangi bir fark var mı?" Türk edebiyatının en özgün postmodern yazarlarından Bilge Karasu kaleminden Ne Kitapsız Ne Kedisiz 1994 yılında yayımlanan ve Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü'ne layık görülen yazarın ödüllü deneme inceleme kitabıdır. Eser, felsefe düşünce türünde kendine özgü ifadeleriyle metis yayınlarından okuyucuları ile buluşur Türk entelektüel dünyasının ve hayvansever kitap kurtlarının adeta ortak mottosu haline gelmiştir. yazarın okuduğum ilk kitabı ama her bir cümlesinin altını çizdim sanki çünkü yazar “Hangi yazar -okumayı yaşamının bir parçası saymışsa- kitap üzerine, kitaplarla ilişkiler üzerine bir şeyler yazmamış?” diyerek benim dikkatimi zaten çekmeyi başarmıştı. "Okur kitap arar ama, kitabın da okuru bulduğunu ben çok gördüm." dediği anda benimde bu kitaba karşı ilgim daha da arttı. Kitap 8 farklı denemeden oluşuyor ve konular birbirinden farklı olsa da her bir bölümde merakınız artıyor ve o bölüm ve diğer bölümlerle bir bütün olduğunuzu hissediyorsunuz. Son bölümde ise 50 yaşında değilseniz 50 yaşınızdaki halinizi düşündürüp artık sizi başbaşa bırakıyor. "Durmaksızın öğrenmek gerekiyor; kendini tanımak, her günün değişikliğine kendini uyarlamak." bu bölümde altını çizdiğim acaba ben nasıl olurdum diye düşündüğüm alıntıyı paylaşıyorum. Diğer bölümleri toparlayacak olursam: *Okumanın kitapseverler için ne ifade ettiği ve ortak his ve duyguların anlatıldığı bölüm *İletişimde dilin, imgelerin ve düşüncenin rolü ve önemi üzerine düşüncelerini aktardığı bölüm *Kitapların sadece fiziksel birer nesne değil, hayatı anlamlandırma aracı olduğunu ifade ettiği bölüm *İnsanların
Ne Kitapsız Ne KedisizBilge Karasu · Metis Yayıncılık · 20202,503 okunma
Reklam
Reklam