• 272 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Zezeyle çok geç tanıştık biz bu sefer kalbindeki kurbağayı ile yeni maceralara başladı bir kitabı daha varmış serinin aldığım sitede yoktu gelince alacaktım sahi ne oldu da alamadım almadım
    Bir de yeniyim şimdi bu inceleme oluyor mu bilemedim.
    Ama şeker portakalının okuyan kitap devam ediyor
  • Merhaba Ben yeniyim programdan hic biwey anlamiyorum yardim ederseniz cok sevinirim
    Bu arad bu kitabi ben daha once 1 kere okudum ama tam deyil sonunu merak ediyorum Dosteyevskini cok seviyorum tum kitablari muthiw
  • Kimse benden bir olağanüstülük beklemiyordu.
    İsteseydim hiç çalışmadan da maaşımı almaya devam edebilirdim. Mazeretim de hazırdı. " Ben daha yeniyim." diyebilirdim mesela; ama demedim. Çünkü mazeret basit hedefleri olanlar için vardır ve benim basit hedeflerim hiç olmadı..
  • Bugün itibariyle 1.yilimi doldurmaktayim.Çok garip biraz da buruk bir his kaplıyor nedense yüreğimi.Çok şey yazmak isteyip de aynı anda hiçbir şey yazmama isteğiyle dolu içim.Yine de an'larin hatırı üzerimde kalmasın diye bugünkü tarihe müsaadenizle şerh düşmek istiyorum.

    Hafizami yoklayip geriye doğru sardığımda günleri 1k'nin bana kattıkları hiç şüphesiz tartışılmaz.Kitap okumayı seviyordum ancak bu platform sayesinde daha bilinçli bir okuma yaparak yol haritamı cizmis oldum.En azından nasıl bir güzergah izleyeceğim konusunda yol emniyetimi sağlama noktasında fikir edinmiş oldum.Bu bana göre önemli bir mevzu hani şairin dediği gibi "zaman kısa,yol uzun,ben yorgunum" misali :)) vakit kısa
    ,okunacak kitap sayısı çok kendime iyilik etmek istiyorsam şayet; en değerli vaktimi yanlış kitaplarla israf ederek zamanımı heba etmek istemiyorum.Yine de derin okuma boyutuna gecemedim henüz.Nitelikli okurlar var okudugunun hakkını veren.Gercekten gerek yorumlar gerekse incelemeler sayesinde zihnimde temeli cok da sağlam olmasa bile bir inşaat oluşmaya basladi heybemde biriktirdiklerimle. Bilenler bilir siteye kayıt olduğumdan beri buradaki okuduklarimi sadece okuma ceteleme eklemek istedim.Unutkanim yenilenmek ve tazelenmek için önemli bir fırsat oldu benim için.

    Okumanın yanı sıra yazmak,kendimi ,hislerimi ifade etmek noktasında da sitenin önemli bir katkısı oldu.Yazmaya cesaret kazandım bir nevi.Kalbimin kapilarini actim yani misafir ettim sizi bazen gonulden :)) Cünkü okumuş olduğumuz her bir kelime eğer dikkatimizi verirsek; biz farkında olmasak bile bilincimizde veya kalbimizde bir şekilde tohum olarak saklı güzellikleri bünyesinde barindirarak zamanı geldiğinde çok farklı şekillerde meyvesini vererek tezahür edecektir.Buna inandım ve bir şekilde yazmak noktasında ,inceleme ise şayet adı ne derseniz bilemiyorum o noktada azmetmek istedim.Profesyonel degilim kesinlikle.Ama edebihayat'ı seviyorum.Edebiyat demedim dikkat ederseniz edebihayat çünkü okuduklarimi adeta yaşayan birisi olduğum için 'yasama ve gönüllere dokunmak ' en büyük mutlulugum.Hislerini kaybetmiş bir dünyada, duygulara biraz da söz hakkı vermek istedim çok mu ?

    Bundan dolayı yazmak eylemine de ayrı bir ehemmiyet verdim.Okuduklarim uçmasın ,gönlümde demlensin diye.Ancak son zamanlarda bu isteğim de azaldı.Yazmayi azalttim yani bilincli olarak.Beklentiler de yoruyor insanı galiba.Bu şekilde kafam daha rahatmis onu fark ettim.

    Şiir okuma alışkanlığım yoktu buradaki şiirsever kitap dostları vesilesiyle tabiki şiir okudukça ayrı bir iştahım arttı.Sayelerinde şiir okuma alışkanlığı kazandım.Ve gerçekten de kalbimin gidasiz kaldığını hissettiğim anda bir koşu gidip dizelere tutunmak, yüreğimin dehlizlerine beraber kulaç atmak muhteşem bir duygu.İyi ki şiirler var kalbinizin en gizli siginaklarina sahit olup;sessiz ve dilsiz çok güzel tercümanlık yapıyorlar.Savurup dagitmiyorlar sizi bilakis derleyip toparliyorlar,iyilestiriyorlar..
    Hmm..bir de İzdiham var tabiki.O da en başta Ferman Bey ve izdihamistler :) vesilesiyle oldu.Minnettarim.Neydi kalbi olana zormuş yaşamak ? :)) Buradan çıkıyorum girince içerisine, çıkmak zor biliyorsunuz.Bu konuda uzuunca fikirlerime sahitsiniz zaten.

    Erhan Bey vesilesiyle gerçekten emekleri çok üzerimizde,
    çabalari ortada.Sitede gercek manada kıymetinin bilinmesi önde gelen isimlerden.Belki farklı isimler de vardır ancak Erhan Bey birikimlerini paylaşma noktasında cömert bir insan.Verici yani.Her ne kadar tembel bir öğrenci olsam da :)) Sayesinde öykü denen bir türden aynel yakin haberim oldu.Neden öyle söylüyorum çünkü uzak bir türdü benim için.Daha doğru bir ifadeyle tanimiyordum.Gayretiyle öykü ve öykücülere başlangıç dahi olsa bir merhaba diyebildim.Yazmaya heveslendirdi şahsen beni.Biliyorum bu konuda zerre kabiliyetim yok ama emeklerini gördükçe vaktimi ayirmak istedim.En önemlisi sevdim öykü türünü.Yasamla iç içe çünkü.Hayata ve insanlara karşı daha farklı bir gözlem yeteneği kazandığımi düşünüyorum artı bir özellik olarak.

    Rengarenk bir aile burası kitap dostları.Mavisi de mevcut ,pembesi ,moru da...Siyahı da var tabiki.Bazen çok sivri,keskin,gönüllere paldır küldür girip kanatan üsluplarla karşılaşınca üzüldüm tabiki.Ancak herkes kendisine yakışanı yapıyor bunu da unutmamak gerekir.Bazen yorumlarda öyle cümleler görüyorum ki ben utanıyorum başkalarının yerine.Bir gönlü incitmek bu kadar ucuz olmamalı arkadaslar.Sanal alem diye görmüyoruz bilmiyoruz diye har vurup harman savurmak , yakıp yıkmak karakterinize ayrı bir anlam katmiyor emin olun.Sizi daha bir farkli gostermiyor yani.Olanı daha bir öne cikariyor.Sadece ikiyüzlülüğünüzü biraz daha kuvvetlendiriyor.Mevcut karakterinize netlik katarak kimliğinizi daha bir görünür hale getiriyor.Kelimeler mananın taşıyıcısı değil midir neticede.Yüregimizden geçenlere dilimiz sadece tercümanlık yapıyor unutmayalım.Kirliyse yüreğimiz berrak bir hitabet zaten olmaz!

    Dedim ya rengarenk diye.Guvenimi ve samimiyetimi kaybettiğim,insanlarla arama mesafe koyduğum belki de uzaklaştığım anlar da oldu.Hatta siteye karşı bir soğukluk.İctenlik benim için çok önemli bir duygu arkadaşlar.Özü sözü bir olmak ,şeffaf olmak yani.Bazi arkadaşlarla aramıza mesafe girdi ancak rahat olsunlar benden yana bu sadece etki- tepki meselesi.Samimiyetsizligi kelimeler üzerinden bile olsa fark eden hassas bir alıcıya sahibim.Benim de istemeden bile olsa kırdığım arkadaşlar varsa özür diliyorum gerçekten bilin ki istemeden oldu.Ama arkadaşlar şunu unutmayalım bir hayatın içinde binbir hayat yaşayan ,bambaşka imtihanlarla meşgul olan kitap dostlarımız var.Herkes her şeyi elbette ki bilmiyor."Bizim birbirimizi yargılamaya değil ,anlamaya ihtiyacımız var."Anlasilmak da değil mesele inanın saygı sadece saygı duyulsun en büyük iyilik bu zannediyorum.

    Bizim parçalamaya değil zaten imtihanlarimizda bölük pörçük olmuşuz tamamlamaya ihtiyacımız var.Fikirler yönüyle zengin bir hazine burası.Herkesten alacagimiz bir yön muhakkak vardır.Birbirimize 'katkı' sağlayarak cogalacagimiz,muhabbette ittifak edeceğimiz yönler vardır muhakkak.Bundan dolayı bir dizide geçtiği gibi "Farklılık kötü bir şey değil ,alışkın olmadığınızdır" diye bizim zihin konforumuza aykırılık teşkil ediyor diye gerek fikirler gerekse özel gereksinimler yönüyle kimseyi itmeye ,dişlamaya hakkımız yok.Fikirlere açık olmak gerekiyor arkadaşlar bir psikoloğun dediği gibi daha önce de paylasmistim " aynı düşüncedeki insanlar ruhunuza,farklı düşüncedeki kişiler zihninize iyi gelir" diye bunu düstur edinebiliriz .Bizim birbirimizi itmeye değil ,sımsıkı tutmaya ihtiyacimiz var .

    Bana kizmayin arkadaşlar madem kitap dostuyuz bu serzenislerim inanin en başta kendi nefsime..Demek ki rahatsız olmuşum ki kalbimin sızlanması ondan.Bir de okuyup da değer veren arkadaslara ortak bir mesajım olsun sağ olun hediye noktasında çok dusuncelisiniz ancak prensip olarak kabul edemiyorum.Lutfen bu kararima saygı duyulsun arkadaslar😪Bu arada gerçekten takip etme noktasında kitap dostlarini buradaki amaçlarını asmadiklari müddetçe herhangi bir elemeye tabi tutmuyorum.Beni takibe deger gorduyseniz ayrica tesekkur ederim.Ancak edebiyat alaninda cok yeniyim,acemiyim yani bilginiz olsun.Cok takipcim olsun diye de bir derdim yok.Ancak gönül ister ki herkesin fikirlerine misafir olayım ama yetişemiyorum arkadaşlar.Bir de uzuldugum takip edip edip sonra takipten cikarak kendisine kişi kazandırdığını düsünen egosunu tatmin eden arkadaslar inanin fark ediliyorsunuz.Bunun icin ozel bir çaba harcamadim.Bir vesileyle sayfalarina bir girdim, karsima çıktı yani. Haber vereyim eger vakit bulursam cikacagim onlari takipten :)) Zaten karar aldım kendimce çok fazla girmeyecegim çok da inceleme vs.yapmayi düşünmüyorum.Gerektigi kadar ,değeri kadar.En güzeli sonra kendim üzülüyorum.Ancak alintisini tekrardan paylaştıgim için engellemeler veya ideolojimden dolayı akreditasyona maruz kalmak üzücü yani arkadaşlar.Hayir sadece anlamlandiramiyorum.Okuyan insana yakistiramiyorum..Kelama yasak konulması acizligi !

    Son olarak çok değerli dostlar tanıdım 20-25 kişi ...Tek tek isimlerini yazmak isterdim ama unutacağım isim çıkarsa diye tedirginim.Birisi var ki cok özel.Zaten biliyorsunuz.Sitede bu tarz güzel dostluklar da biriktirebilirsiniz yani.Sahsen benim bile ümidim yoktu ama oldu yani :))Ama suradan cikarimda bulunabilirsiniz bence kiminle gönüllü olarak etkileşimde bulunuyorsam bir şekilde o insan ve de fikirleri benim için değerlidir.Samimiyeti ve karakteri yönüyle taktir ediyorum zaten bazı arkadaşları.İyi ki varsiniz.İnanin burasi da sizinle guzel.Cekilmiyor yoksa baska türlü.İnsan insanin sozunde dinlenirmis ya bazen bir söz,bir dokunus,bir hasbihal iyi gelebiliyor emin olun.Yazarin dediği gibi; Bizi kendimizden gecirecek olana değil,kendimize getirecek olana ihtiyacimiz var.Bizi iyileştirecek olana, hatırlatacak olana,derleyip toplayacak olana ihtiyacımız var be arkadaşlar.

    Not: Biraz uzun oldu ama farkında değilim.Hakkinizi helal edin.İçimden geçenleri dillendirmek istedim sadece.
  • sitede yeniyim. bir arkadaşım, okuduğun/okumayı düşündüğün kitapları çok rahat görebiliyorsun, onun dışında daha önce duymadığın veya dikkat etmediğin kitaplarla ilgili olarak geniş bilgi alabiliyorsun ki bu gerçekten insanın bakış açısını genişleten bir şey dediğinde nasıl olurda böyle bir siteden haberim olmaz diye kendime kızmıştım. nihayet ben de aranızdayım. şimdilik bir sorun yok siteyi çok beğendim tam istediğim tarzda bir sosyal ağ. neyse herkese iyi okumalar kitapsız kalmayın. 📖☘✋
  • 260 syf.
    ·10/10
    **Hawksridge Hall'a hoşgeldiniz. Aklınız varsa yemek salonuna girmeyiniz**

    Jethro...
    Nila...
    Jethro ve Nila...
    Nila ve Jethro...

    *And we live like legends now, no that would never die!
    Oh, we got love! We got love!*

    Diyerek başlamak istiyorum, Tove Lo senin müziklerin olmasaydı bu kitap eksik kalırdı.. Pepper bu kitabı yazarken nasıl Tove Lo dinlememiş diyorum, sonra; yazarken, okurken olduğu gibi olmuyordur diyip konuyu kapatıyorum.. Neyse.


    Buralar sessiz ve sakin ama ben bu durumdan şikayetçi değilim. Melike, Indebted ortamında seni de görmek istiyorum artık. Koş. Run, Ms.B. Run.

    Debt Inheritance ve First Debt'i bir rafa, Second Debt'i ayrı bir rafa koyalım lütfen. Bu kitap iki kitabı sıyırıp attı. Şu an kasılmış, gururlu bir şekilde en önde duruyor. Onu ilk sıralarda görmek beni mutlu ediyor.

    Ben kitap okurken diyalog okumak isterim genelde, iç sesler pek bana göre değildir. Bana ne senin iç sesinden, ben kendi iç sesimi bile dinlemezken seninkini neden okuyayım?

    İşte Pepper. Sevmediğim şeyi bile bana sevdirdi. Ben Jethro'nun içinden geçen her kelimeyi, ağzından çıkan her kelimeyi duvara asmak istiyorum. Yapmak istediğim çok şey var ama bunlardan yapacağımı düşündüğüm iki şey var -bende kalsın.

    Nila, ikinci kitabın sonunda gerçeği öğrenmişti. Ama biz Jethro'nun o mükemmel-ötesi-harika-tatlı iç sesinden dolayı kitabın başlarında öğrenmiştik.

    Bu kitapta, ilk karşılaşma her zamanki gibi havaya çakmak çakmışsınız da alev almış gibiydi. Kalbimin ritmini değiştiren türden hani.. Yani bu kitap genel olarak kalbimin ayarlarıyla oynuyor, bu kötü bir şey mi?? HAYIR!

    ARADIĞIMIZ RUH BU!!!11*1

    Aradığım yani.

    İlk kitabın sonunda olan şeyin benzeri yine yaşanıyor ama bundaki tutkuyu buraya aktarmak için yetenek lazım.. Öyle bir şeyi buraya tam olarak geçirebileceğimi sanmıyorum.

    Nefret ve sevginin çoğu kitapta işlendiğini biliyorum. Herkes farklı şekillerde karşımıza çıkarıyor, bazen seviyoruz, bazen sevmiyoruz tamamen nefret ediyoruz. Ben öyle yapıyorum. -Yani seviyor musun? Sevmiyor musun? Söyle! Buraya bunlarla uğraşmaya gelmedim, hayatım zaten karışık bir de senin çekişmelerinle mi uğraşacağım?- diye sitem ediyorum.

    Bu kitap öyle bir kitap ki, o çekişmeleri.. O duygudan duyguya savrulmayı hissetmek, daha çok hissetmek istiyorsun. Düşünceler o kadar iyi yansıtılmış ki, okudukça okumak istiyorsun. Karakterler kanına işliyor, aranızda bir bağ oluşmasa gözlerin dolmaz değil mi? Yüreğin sıkışmaz, o acı çekince senin için çekilmez.

    Nila ve Jethro içime öyle bir işledi ki, onları çıkarabileceğimi sanmıyorum. Gerçekten bu kitaptan sonra ara vermem lazım. Tove Lo dinlerken olanları düşünmem lazım. Jethro'nun yaptığı gibi yatağıma uzanıp gülümsemem lazım. *az önce spoi yedin, kendini balkondan atabilirsin*

    Jethro, senin gülümsemeni alıp saklama kabına koyarım, gittiğim her yerde yanımda taşırım. Jethro, sen nasıl bir karaktersin? Jethro, sen benim ruhumu emmek için mi yaratıldın? Jethro, bana biraz fazla geldin sanırım. Ama senden daha azını beklemiyordum zaten.

    *bugüüüün yıkığım biliyor musuuuun, üzgünüm, çaresizim, umutsuzuuuum.*

    Ve hepsi senin yüzünden Jethro, ya ne demek beni çağırman yeterli? O banyoya niye geliyorsun Jethro? Benim yüreğimi sökmek için mi? Ya gerçekten o sahneyi okuduktan sonra bana yaz, biraz konuşalım, çünkü ben o kadar şaşkınım ki, hala geçmedi şaşkınlığım.. Polo maçı başlamadan önce Nila'ya söylediği şey zaten beni gömdü. Kemiklerim sızlıyor. OOF, oof

    Polo maçı başladıktan sonra Nila'ya olan şey ya? Nila'nın düşündükleri? Jethro'yu izlerken içinde kopan fırtına? Düşündüğü, hissettiği şeyler? O kadar yoğundu ki, kendisi bile dayanamadı..

    Zaten bundan sonra da en en en eneenenenen sevdiğim sahne geliyor. Okursan anlarsın.. o sahneyi hiçbir sahneye değişmem. Üç kitap içinde *en* sahnem orasıydı..

    Jethro'nun bütün duyguları içinde barındırabilmesi,
    Nila'nın duygudan duyguya atlaması ama en sonunda ne istediğini görmesi,
    Jethro'nun babasının söylediği şeye karşı hissettikleri,

    İkinci borç ödenirken olanlar.................*error*

    Ben biraz zorlandım nasıl bir şey olduğunu hayal ederken, Hülya abla nasıl bir şey olduğunu attı. Eğer ikinci borç ödenirken olan şeyi görmek istersen mesaj at. Linkini atarım, gözünde tam olarak canlanır.

    İkinci borçta olanlar aşırı iyi bir şekilde aktarılmıştı, hissedebildim ama elbette anlamama imkan yok. Kimse böyle bir şey yaşamamalı, intikamların, borçların canı cehenneme. Defol git cehenneme Bonnie! S*ktir olup ölebilirsin Cut!! Daniel bi s*ktr git karşımdan, sana olan nefretimde boğul.!!!1

    Çok sinirlendim okurken. Öyle böyle değil. Sakinim. Devam edeyim..

    *ben daha önce hiç sevilmemişim, bunu seninle öğrendim şahsen*

    Kimse kimseyi böyle sevemez diyorum her Pepper kitabında, var mı böyle bir şey? Q, çok ayrı seviyor.
    Jethro, ayrı. Gerçekten ayrı.
    İkisi de farklı-aşık-yıkık-yaralı-kıskanç-koruyucu-sinirli-hasta-aşık-aşık-ve-aşık.

    Ben bundan sonra kaplıcaya falan gidersem ne olacak şimdi? GEL DE DÜŞÜNME! Pepper ne yapıyorsun bana, lütfen... Unicorn diyorsun, at diyorsun, Polo diyorsun... Hayatımdaki her şeyi kitaplarına kodluyorsun resmen. Unicorn lafı geçince aklıma geliyorlar, siyah tişört dediklerinde aklıma önce Jethro, sonra Q geliyor.. Çünkü Q daha çok renkli gömlekleriyle kalbimde. Jethro'ysa siyah tişörtleriyle.. Allahım hiç fangirl olmak istememiştim daha önce.. Pepper'ın kitaplarını okumadan önce...


    Şimdiyse sıkı bir *fangirl* oldum. Kimse *fangirl* lüğümü sorgulamasın. Büyük hata.

    *tercümesi yok, tecrübesi yok, yeniyim ben daha buralarda.. Bildiğimi de unutturuyor, kokun esince rüzgarla*

    ah, ah... Neler yazardım da, hepsi spoi olurdu.. En iyisi okumak ve yaşamak, hissetmek. Jethro'dan sonra kendine gelememek... Siren sesi duyunca aklına bu kitabı getirmek falan dermişim.. sustum...

    Ben her zaman söylüyorum, mutlu sonları sevmem diye.. Şimdi bu cümlede asıl anlatılmak istenen nedir? cevabı basit.. SON BÖLÜMDE AYCAN ÖLDÜ! ŞU ANDA YAŞAMAYAN BİR VARLIK! Nefes alamıyor çünkü *kiss* BÜTÜN nefesini çaldı.!1!!

    Cebimde peçete, burnumda gözyaşlarım yüzünden akan sümük, kalbimde Jethro, beynimde Jethro, damarlarımda Jethro... ĞĞĞA ağlayabilirim..

    Bana sakın eski anıları yenisiyle değiştirelim diyerek gelmeyin, SAKIN! Orada oturup ağlarım, Jethro ve Q gelir aklıma. Ama şimdi ben eskiyi alıp yenisiyle değiştirelim deyince bayağı kaba oldu. Onlar çok kibar oluyordu söylediklerinde... Pepper ve büyüleri işte..

    Pepper güneş, ben bitki, Jethro karbondioksit, Q da su... Hadi eyw.
  • 163 syf.
    ·1 günde·Beğendi·9/10
    Aslında farklı bir tür okuma etkinliğine biyografi ve şiirle katılacaktım. Ancak buna fırsat bulamadım ve tesadüf eseri kişisel gelişim okumak nasip oldu. İlk defa okuduğum için de sanırım etkinlik sınırlarının dışına çıkmadığımı ümit ediyorum.
    İlk defa bir etkinliğe katıldım ve gönderi olarak nasıl etiket veya bir yazı yazılması gerek açıkçası bilmiyorum. Eh bu platformda da yeniyim zaten bildiğiniz üzere. :)
    Necip Gerboğa beye düzenlediği bu etkinlik için de teşekkürlerimi sunuyorum. Gelelim kitabın incelemesine:
    Kitap en başta ilginç ismiyle dikkatimi çekmişti. Ancak kitabın kişisel gelişim olduğunu öğrenince okumasam da olur diye düşünerek okumamaya karar vermiştim. İlk defa kişisel gelişim okudum ve benim için güzel bir deneyim olduğunu söylemeliyim.
    .
    Farklı bir türle tanışma etkinliğimize de bu türle katılım sağlamış olalım madem.
    .
    Tekrar ediyorum kitabın adı çok hoşuma gitti ve içeriğinde kitabın isminin böyle olmasının da nedeni açıklanıyor. Ancak bunun ne olduğunu söylemeyeceğim. Okuyun da öğrenin he he he!
    .
    Kitap adı gibi samimi ve bir arkadaşla muhabbet ediyormuşçasına kitabı bir anda okuyup bitiriyorsunuz ve gerçekten hiç sıkılmıyorsunuz. Yani şiddetle tavsiye edilir. Lütfen okuyun, lütfen!
    .
    "Hortumlu dünya, şu hortumlu dünya, hortumlu dünyada bizler, bizler yalnızız, bizler filiz..." diye kitabı okuduğum sıralarda ortalıkta dolandığımı ve çevremdekilerin buna güldüğünü de söylesem ayıp etmem inşallah.
    .
    Şimdi size kitapta şu işleniyordu, bu işleniyordu desem çok yanlış bir şey yapmış olurum. Çünkü kitapta pek çok şey işleniyordu. Arada birinin bize çıkıp da "Sen şöyle yapıyorsun, dostum. Farkında mısın?" diye hesap sorarak bize yaptığımız yanlışları hatırlatması gerek ve bu kitap işte tam da öyle bir kitap.
    .
    Arada sırada tekrar tekrar alınıp okunması gereken kitaplardan!..
    .
    E daha ben ne diyim?
  • 120 syf.
    ·Beğendi·7/10
    Başında harika bir giriş yapmış sonlarına doğru biraz koptum açıkcası.Ben Türkiye iş bankası yayınlarından okudum ama ithaki yayınlarının çevirisi daha güzel olabilir iyice araştırmamıştım.Celal Üster i severim harika çevirileri var bu kitaba da yazdığı önsöze bayıldım tabi ama hikayede zaman makinesine yakışır kopukluklar vardı sanırım bu konuda yeniyim tabi bu tür pek kitap okumadım genelde filmlerden takip ettiğim bir konu.Çağrışımları yakalamakta zorlandım.İnce bir kitap ama ağırlaşabilir.