(Çok uzun oldu ama ayrıntılı olarak anlatmak zorundaydım üzgünüm)
Kitapla ilgili güzel olan sadece iki şey var. Biri tasarımında AI kullanılmamış olması, diğeri de ismi. Ancak kitabın içeriğinin ismiyle pek bir alakası yok. Bence.
Yani ismi okuduğunuzda karanlık, dram dolu bir kitap okuyacağınızı düşünüyorsunuz – en azından ben öyle düşünmüştüm – ancak kitap, erkek karakterle kadın karakterin atışmalarından ve mafyacılık oynamalarından ibaret.
Üstelik aile içi şiddet, kadına şiddet, taciz, tecavüz gibi konulara dikkat çekebilecek bir kitap olacakken bu konuda epey eksik kalmış, hatta bana kalırsa tacizin altını epey boşaltmış.
Bu kitap için en iyi şekilde olay örgüsünü takip ederek inceleme yazabilirim diye düşünüyorum, o yüzden öyle ilerleyeceğiz. Tabii bu da spoiler içereceği anlamına geliyor.
Kitabı erkek karakter Arden Deniz ve kadın karakter Güneş Ay’ın bakış açısından okuyoruz. Çocukluk dönemlerinden birer bölüm okuyarak başlıyoruz. İkisinin ailesi de yoksul, babaları iğrenç insanlar ve eşlerine de çocuklarına da şiddet gösteriyorlar. Güneş’in annesi onu gayet seviyor ve önemsiyor ancak Arden annesi tarafından pek de önemsenmiyor. Mert isminde küçük bir kardeşi var, annesi asıl onu seviyor. Arden yine de annesini de küçük kardeşini de elinden geldiğince koruyor.
Güneş’i de babası borçlarını ödeyemediği için mafya kaçırıyor. Bu mafyadaki adamlardan birinin adı da Mert, ne garip.
Sonrasında günümüzden devam ediyoruz. Arden komiser olmuş, Güneş de yine yoksul biri ve barmen olarak çalışıyor. Bunların ikisinin de ortak bir amacı var. Bülent Ali Yaman’ı öldürmek çünkü bu adam Güneş’in sevgilisini, Arden’in de kardeşi Mert’i öldürmüş. Anlamışsınızdır muhtemelen ama söyleyeyim yine de, Güneş’in sevgilisi dediğimiz kişi de Mert. İlerideki bölümlerde öğreniyorduk