"Yezidiler de senin burada olduğunu öğrenmişler. Yalnız onlar, ne yaparsan yap, insan öldürmezler. Şeyh Adinin türbesine girsen, özür dilemeye geldin sanırlar,sana saygı da kusur etmezler." " Çok tuhaf. " " Çok tuhaf değil, çok insan. "
Sayfa 262·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
yezidiler
“ insanlık ağacının kırılmış dalıyız“
Reklam
Debistan adlı kitapta şöyle yazılmıştır: "Büyük Yezidiler ağızlarına et sürmezlerdi. Çünkü et yemek insanın özelliği değildir. Ne zaman yemek için öldürürse, bu adet onun tabiatma yerleşir ve bu gıda yırtıcılık getirir."
Sayfa 32·Kitabı okudu
Yezidiler ölümü hayatın bitişi olarak görmezler, giysi değiştirme olarak algılarlar ölümü.Beden ölür, ruh başka bir bedende yaşar. İyi ve temiz bir ruh, iyi ve temiz bir bedene girer, kötü ve kirli bir ruh ise bir hayvanın veya duygusuz bir insanın bedenine. Ben ölüyordum, ancak ruhum yaşıyordu, gözlerim kapalı, ancak ruhumun kapıları açıktı. Tanıdıklar toplandı üzerime, fakihler İmanın Kavli'ni okudular ölümün üstüne, Yezidilerin şeyhi nehrin suyunu damla damla ağzıma damlattı, yüzümü suyla ovdu, beni yıkadı, beyaz libaslar giydirdi bana. Aziz halkım, dost ve tanıdıklarım, tef, erbane ve ka- val eşliğinde, Merg'in kavlince, dualarla toprağa uğurladılar beni.
Sayfa 138·Kitabı okudu
Ezidi
"Yezidilerin öteki dinler gibi kitapları yoktur. Onlar gene yüreklerinin buyurduğu gibi doğaya, insana, suya ateşe, güneşe inanıyorlardı. Bir kırımdan sonra Yezidiler gene ortadan kaybolmuşlardı. Onları aylarca demir çarık, demir asa arayarak, Sincar dağlarında, Cudi, Ararat, Süphan dağlarında buldum. Birkaç yıl onlarla dağlarda kaldım. Dilleri Kürtçeydi. Çok zengindi, çok sıcaktı."
Sayfa 258 - Yapıkredi yayınlar, 37.baskı·Kitabı okudu
1000Kitap
Ezidi
"Bunlar şeytana, güneşe, toprağa, ateşe tapıyorlarmış. O şeytan ki Allaha başkaldırmış. Kim gördü şeytanı, Allahın huzuruna kim gitti? Bir yandan baksan Yezidiler haklı. Vareden ve yaratan ki topraktır, güneştir, sudur, havadır. Yezidiler günde üç kere, bir sabah gün doğarken, bir kez de tam öğleyin, güneş tepedeyken, bir de gün batarken yönlerini güneşe dönerler dualarını okurlar. Yüzyıllardır bu insanlar öldürüldüler, o kadar sürgün edildiler, o kadar işkence gördüler, o kadar aşağılandılar gene de yılmadılar, tükenmediler. Şu insanoğlundan öylesine bir gün var ki tükenmiyor, çürümüyor, ölmüyor, toprak gibi, ışık gibi, su gibi."
Sayfa 255 - Yapıkredi yayınlar, 37.baskı·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam