8/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 23:19
Yıllardır okunacaklar listemde yer alan ama bir türlü okuyamadığım bir kitap bu. Çok ciddi bir psikolojik tahlilmiş okuyunca anladım ve bunu beklemiyordum. Bir insanın kendiyle kavgası, içindeki karanlıkla mücadelesi işlenmiş. Romanın havası kasvetli ve bunaltıcıydı ama yine de merak edip sürükleniyorsunuz. Bir mahkeme sahnesi var ki, o kısım beni benden aldı. Sanırım birkaç yıl sonra tekrar okuyacağım.
Roman
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202134bin okunma
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Puan vermedi·382 syf.··
2026 150. kitabı
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, ilk bakışta mizahi ve absürt bir roman gibi görünse de, aslında modernleşme sürecindeki Türkiye'nin en keskin eleştirilerinden biridir. Saatleri Ayarlama Enstitüsü ile Ahmet Hamdi Tanpınar, zamanı yalnızca saatlerin gösterdiği bir kavram olarak değil; toplumun, bireyin ve medeniyetin değişim ölçüsü olarak ele alır. Romanın merkezindeki Hayri İrdal, güçlü bir kahraman değildir; aksine, hayatın akışına kapılan sıradan bir insandır. Onun gözünden ilerleyen hikâye, geçmiş ile gelecek arasında sıkışmış bir toplumun portresini çizer. Enstitünün kendisi ise üretmeyen, fakat varlığını sürdürmek için sürekli kendini meşrulaştıran kurumların simgesidir. Tanpınar, bürokrasiyi ve şekilciliği öyle ince bir ironiyle anlatır ki, romanın yazıldığı dönemden onlarca yıl sonra bile güncelliğini koruduğunu görmek şaşırtıcıdır. Eserde beni en çok etkileyen nokta, "zaman" kavramının yalnızca kronolojik değil, kültürel bir mesele olarak işlenmesiydi. Toplumun geçmişi tamamen reddederek ilerleyemeyeceğini, fakat yalnızca geçmişe tutunarak da yaşayamayacağını gösteriyor. Bu nedenle roman, Doğu-Batı çatışmasını klişelere düşmeden, insanın iç dünyası üzerinden tartışıyor. Tanpınar'ın dili sabır isteyen bir dil. Uzun cümleleri ve ayrıntılı tasvirleri nedeniyle hızlı okunabilecek bir eser değil. Ancak bu üslup, romanın atmosferini kuran en önemli unsur hâline geliyor. Mizah ile hüzün, gerçek ile absürt, eleştiri ile şiirsellik aynı metinde doğal biçimde birleşiyor. Benim için Saatleri Ayarlama Enstitüsü, yalnızca bir roman değil; Türkiye'nin modernleşme serüvenine tutulmuş edebî bir aynaydı. Her okunuşta farklı anlamlar sunabilecek, düşünmeye zorlayan ve zaman geçtikçe değeri daha iyi anlaşılan eserlerden biri. Bürokrasiye, kimlik arayışına ve insanın zamana karşı
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sağlıklı yaşam kılavuzu veya "Yeşil ışık."
Puan vermedi·304 syf.·
2026 47. kitabı
Oscar ödüllü Matthew McConaughey'in Interstellar isimli filmini ilk izlediğimde aktörün rolünü çok beğenmiş ve en önemlisi de izleyiciye geçirebildiği duygu selini doyasıya yaşata bilmişti. İlk ve tek kitabı olan Greenlights çocukluğundan başlayarak şöhret basamaklarını tırmanışını ve hayat felsefesini anlattığı bir otobiyografik eserdir. Yazarın 35 yıl boyunca tuttuğu günlükler bir kitap halinde bizlere sunulmuştur. Hayattaki "kırmızı" ve "sarı" ışıkların; yani zorluğun, hayatta kalmanın zamanla nasıl "yeşil ışığa" dönüştüğünü gösteren bir yaşam kılavuzudur diyebilirim. Birçok ünlü anı kitabının aksine oldukça açık, dürüst ve abartısız bir tona sahiptir. McConaughey'nin sıra dışı ailesi, Avustralya'daki gençlik yılları ve oyunculuk serüveni ham haliyle okuyucuya aktarılır. Sade bir hikaye anlatımından ziyade, şiirler, aforizmalar, günlüğe düşülen çarpıcı notlar ve fotoğraflarla desteklenmiştir. Sürükleyici, ilham verici ve çoğu zaman eğlenceli bir üsluba sahip bir kitaptır ve zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile. Matthew'in babası ve kardeşi Mike ile olan "yaşam koçluğu" ve çocuklarına destek olması çok iyi nüanslardan idi. Sadece bir ünlü hikayesi değil, aynı zamanda kişisel gelişim ve motivasyon kitabı niteliğini taşıyan bu kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. "Acı veren sözler. Ama bu sözler sadece sözden ibaret değildi; beklentiler ve sonuçlardı. Değerlerdi. Bu sözler, kim olduğumu şekillendirmeme yardımcı oldu." s.35 "Kendi hayatımda hava koşullarıyla başa çıkarken, kaçınılmaz olana alışmak başarımın anahtarı oldu." s.297 Verdiğim bu alıntılardan da göründüğü gibi adam tüm başarılarını "kırmızı" ışıktan " yeşile" döndürmeye çalıştığında kazanmış ve zorluklardan çıkış yolunu bizlere göstermeye çalışmıştır.
Düşünce
GreenlightsMatthew McConaughey · Crown Publishing Group (NY) · 202026 okunma
10/10
·272 syf.··
2026 30. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 22:54
Mehmet Akif Ersoy'un şiirlerini bir araya topladığı bu eserin ön söz kısmını çok beğendim. Mehmet Akif hakkında bilmediğimiz ne çok şey varmış. Boğaz'ı yüzerek geçebildiği, saatlerce kürek çekebildiği, atlama ve taş atmayla ilgilendiği, güreş yapmayı sevdiği anlatılıyor. Aynı zamanda karakter özelliklerine de değinilmiş. Verdiği ve aldığı söze, dostlarına ne kadar bağlı olduğu arkadaşlarının bizzat yazdığı anılarla anlatılmış. Aynı zamanda muazzam bir hafızası varmış, verdiği derslerde hiç kitap açmadan yüzlerce şiiri ezbere okur, anlatırmış. Bunun yanı sıra derslerinde kendi şiirlerini işlemez, ayıp olarak görürmüş. Mithat Cemal Kuntay onun için şöyle söylemiş: İlk tanıdığım zaman ona inanamadım: Bir insan bu kadar temiz olamazdı. Fena aktör, melek rolünü oynamaktan bir gün yorulacaktı. Doğal olmayan bir erdemden yorulan yüzünü bir gün görecektim. Ama otuz beş yıl bugün gelmedi. Otuz beş yıl onun yanından her çıkışımda, kendime hep bu soruları sordum: Bu alçak gönüllülük, kendi kendini inkar edercesine nasıl çıkıyordu? Mahrumiyetlerinden yılmayan ahlakıyla, kendisini nasıl kahraman sanmıyordu? Onu yakından tanıyanlar için, her geçen gün, nasıl onun lehine geçen bir gün oluyordu? Onun temizliği yanında insan kendi günahlarından mustarip olurken, o, kendisinin sizden başka olduğunu nasıl görmüyordu? ... Kendisi şiire yönelme sebebinin düzyazıda başarısız olduğunu düşünmesi olduğunu söylüyor. Dindar bir nesilden gelmesine rağmen dindar görünen sarıklı hocalara şiirlerinde yaptığı eleştiriler gülümsetti. Aynı zamanda Müslüman diyarlara yaptığı gezilerde gördüklerini de şiirlerinde anlatmış, günümüze kıyasla çok da fazla bir değişiklik olduğunu düşünmüyorum. 2. Abdülhamid yönetiminden de pek haz etmediğini şiirlerinden anlıyoruz. Genel olarak şiirlerinde değindiği
SafahatMehmet Âkif Ersoy · İskele Yayıncılık · 20217,5bin okunma
Puan vermedi
Henüz sayfa 39’dayım. Kitap müthiş başladı. Devamı da bir o kadar etkileyici devam ediyor. Jose nin yazma stilini çok beğendim ben. Henüz yıl bitmedi ama bu yıl okuduğum en iyi kitap olacak bence
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
You're Perfect, Right?
6/10
·162 syf.··
Beğendi
·
2026 113. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:57
Kitabımızın asıl olayı, bir katille FBI ajanı arasındaki aşk; av-avcı tropunun bir çeşit varyasyonu anlayacağınız. Genelde konusunu anlatarak incelemeye giriş yapardım ama hem olaylarla hem de karakterlerle ilgili o kadar az şey biliyoruz ki bu sefer fazla uzatamayacağım. Lana Myers, geçmişinde abisi ve babasını da içeren ve okuyucunun henüz giriş kitabında öğrenemediği bir trajedi yaşıyor. Anladığım kadarıyla işin içinde cinsel suçlar da var. Yıllar sonra ise kızımız kendini toparlayarak onlara bu kötülüğü edenleri avlamaya başlıyor. Ama kısmet ya, tam da diğer vakaların arasında onunkine de bakan bir FBI ajanıyla bir anda yakınlaşmaya başlıyor. Ki zamanlama bana oldukça tuhaf geldi çünkü Lana, başına gelen olaydan on koca yıl sonra intikam almaya başlıyor ve o kadar vakit varken ajanla henüz iş üstündeyken bir ilişkilerinin olmaya başlaması bana kalırsa kesinlikle fazla tesadüfi bir durumdu. Bakın, kitap 160 sayfacık, puntosu gayet iyi. Bölüm başları hem yarım sayfa hem de Albert Einstein'ın sözleri ile başlıyor. Sonunda ise bir sayfalık boşluk var. Yani acayip derecede kolay ve hızlı okunan bir kitap. Yazım dili çok düz, konusu ise hiç derin değil. Zaten ortada birilerini öldüren bir kadın karakter ve bir ajanla yaşadığı tuhaf ilişki dışında herhangi bir şey de yok. Yani ancak kafa dağıtma ya da RS'yi atlatma amacıyla okunacak türden bir roman bu. Yine de... Yaşınız yetiyorsa okuyun elbette çünkü içinde smut var. Bu yüzden de 18 yaşın altındaysanız zaten Mindf*ck 1: Risk 'tan uzak durmalısınız. Bu kitap serinin ilk kitabı ama yeniden söylüyorum, her şey o kadar belirsiz ki yazar okuyucuya hiçbir bilgi verme zahmetine girmemiş. Ne ana karakterlerin ne de kötülerin geçmişini biliyoruz. Lana'nın tüm bu intikam silsilesine girişmesine neden olan olay bile bize
1000Kitap
Mindf*ck 1: RiskS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026590 okunma