Ey Özgür Filistin
Kardeşlerimin hayalleri kefene büründü,
Bir çocuğun gülüşü yarı yolda söndü.
Umuda yürüyen o eller titredi,
Affet bizi Filistin, insanlık öldü.
Peygamber Efendimizin miraca çıktığı Mescidi Aksa,
Adınla direnir ümmet, taş taş üstüne kalsa da.
Hastaneler yandı, dualar sustu,
İnsanlık baktı, vicdanı sustu.
Bir anne evlatsız, bir evlat anasız,
Yürekler paramparça, gök sessiz, ıssız.
Kefen onlara değil, bize örtüldü,
Hayatlar değil, vicdanlar gömüldü.
Tüm dünya “Özgür Filistin!” diye haykırdı,
Ama bombalar sustu sanma, yine yağdı.
Ne su kaldı, ne ekmek o mübarek elde,
Yalnızca sabır kaldı, iman kaldı geride.
Mümkün olduğunca uzağa gitmek istiyordu. Afrika iş görürdü. Fırtınalı bir gökyüzü altında yürüyen fotoğraftaki tabip olacaktı - ikramiye olarak başının üzerinde bombalar ıslık çalarsa daha da iyiydi.
Hüzün ve Tesadüf(1999)
“Bunca yoksulluk var iken, nasıl gider gönül darlığı. ”
Hüzün Ve Tesadüf hikâye kitabı ilk baskısını 1999 yılında yapmıştır.
“Bir şey yap güzel olsun. Huzura vesile olsun,