“Evlenen bir arkadaşından söz ederken, ‘Artık hayat ona tüm kapılarını kapattı, bir tabutun içine hapsoldu,’ gibi bir laf etmişti. Evliliği tabuta girmeye benzetmeyen Harika bunu duyunca üzülmüştü. Fakat düşününce Selçuk’a bir parça hak verdiği de oluyordu. Annesinin ‘iyi bir yuva kurmak’ dediği, itibar ve güvence uğruna Harun bey gibi bir adamla evlenmekse evet bunun bir tabuta girmekten bir farkı yoktu. Peki ya delice sevdiği, kaybetmeye dayanamayacağı bir insanı bulduğunda aynı korkular, aynı endişeler geçerli miydi?”
Kendisine saygısı olan varlıklardır duygular.Yeteri kadar iyi değerlendirilmedikleri yerde durmaz, daha gerçek hissedecekleri bir yuva aramaya koyulurlar. İşin aslı,
buna da layıktırlar.