Köşede durup geniş caddeye baktı. Önünden insanlar, otomobiller, tramvaylar geçiyordu. Işıklarını yeni yakmış bu şehri seviyordu. Aradığı burda, şu gelip geçen insanların içindeydi. Belki bu akşam onu bulacaktı.
Kulakları kapı ötesinin bütün tıkırtılarına açık... kapıya yaklaşan ayak sesleriyle iki kere yüreği duracak gibi çarpmıştı.
**Herkes onun gibi değil miydi? En az umutlanmaları gerektiği zamanlar en çok umarlardı.
Kafasından geçene güldü. Duraktakiler dönüp baktılar. Sokakta kendi kendine sesli gülünemeyeceğini bilmeyen yoktu. "Ne adamlar be. Güldüysem güldüm, size ne?"