İn dem ki ze şâirî eser nîst Sultân-ı sühan menem, diger nîst Şeyh Galip [Şairane söze muktedir çok er yok zamanımızda; söz ülkesinin sultanı benim; bir yanlışlık olmasın!]
Sayfa 89·Kitabı okudu
Unutmadım hiç pence-releri yarıya kadar griye boyalı sınıflarımızı. Çocuklar dı-şarıya bakamasın diye, hangi akla hizmetse. Hep delikler açmak istedim o boyalı pencerelerde. Kırmak değil, açmak. Gökyüzüne, masmavi semaya, buradan öteye uzanan öz-gürlük kapıları; içimize kapanmayalım, hepimiz birbirimi-ze benzemeyelim, aynılaşmayalım diye.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gönlüm bir sevgilinin elindeki kaleme döndü; bu gece “ze” harfini yazıyor, yarınsa “rı” harfini yazacak. (Zer – altın sözü yazılacak; altına döneceğim, sararıp solacağım, ayarı tam altın kesileceğim.)
Türkiye iş bankası yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Özgürük, seçme hürriyeti olarak tanımlandığında daha fazla seçenek daha fazla özgürlük olarak takdim edilir. Oysa "seçme paradoksu"bi- ze daha fazla seçeneğin ve opsiyonun otomatik olarak daha fazla mutluluk, tatmin, doyum ve huzur anlamına gelmediğini ve do- layısıyla özgürleşme sürecimize katkı sunmadığını gösteriyor. İhtiyaçlara değil arzulara dayalı, yapay ve tüketim odaklı kurgulan- mış seçenekler, seçme hürriyeti duygusunu güçlendirebilir ama bizi özgurlestirmez.
Ölüme gözya dökmenin derecesi, ölümün kendi benliine yaknlama derecesi kadardr. Bu yüzden en çok kendibenliimi- ze yaknlaan varlklarn ölümüne alyor insan.
Her bergehên wusa xweş,wusa xweş li wan warên we koçeran hene ku meriv naxwa ze bimire!...Jiyan bi meriv xweş û şêrîn dibe.
Sayfa 11
Kurdî