Zeynep Ebrar

Zeynep Ebrar
@zeynepebrar_
"Ölüm etrafımda kol gezerken, uzun zamandır hayattayım, hayatın bitişiyle tanışmak istemiyorum. Elbette bir gün hayatın sonuyla yüzleşmek zorunda kalacağım. Ama bunun bir önemi yok. Asıl mühimi benim ölümümün ya da yaşamımın, başkalarının hayatını nasıl etkilemiş olacağı"
Alıntı
İnsan bir başkasını en çok yaralarından tanır. Kendi yaralarından
İncinmiş bir çocukluk ancak bir başkasına yaslanarak sendelediğinde mutlaka orada yanı başında olacağını bildikleribir yürek değneği ile şifa bulacaktır.
Hepimiz kırılgan varlıklarız. Hayat hakkında bir düş kırıyoruz, sevdiklerimizle sonsuza dek birlikte olacağımızı, bela ve musibetlerin bize erişemeyeceğini hayal ediyoruz. Oysa hayat yordanamıyor. Ani sıçrama ve kırılmalarla seyri birden değişebiliyor. Hayat ırmağımız, bazen karmaşalar, beklenmedik olaylar, tesadüflerle yatak değiştiriyor ve bizi hiç ummadığımız bir menzile ulaştırıyor. Ona diyorum ki, "Derdini sev, kaderini sev, sana kuyuların karanlığından sonra aydınlığı göstereni sev."
Ölümün yanı başında, ondan bir adım ötede yaşadığımız bilgisi, bizi endişelendirir ve işte bu yüzden, dünyanın kontrol edilebileceğine inanmak isteriz. İnsan, değiştiremeyeceği karşısında, kaderine rıza göstermeyi bilmeli. "Kaderini sev" demişti Nietzsche, "kaderini sev ki o senin hayatındır."