Ancak sabredenlere mükafatları hesapsız (ölçüsüz) olarak bol bol verilecektir. (Zümer Suresi,10)
Din
Fatiha 1.Bölüm
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Kovulmuş, taşlanmış şeytandan rahman ve rahim olan Allah’a sığınırız. Daha önce rabbimizi isimlerinden tanıyalım, sevilmeye neden layık olduğunu bilelim ve onu, onun muamelesini sevelim diye sohbetlerimizi yapmıştık. Şimdi de hep beraber Fatiha Suresi’ni Kur’an’ın özü olarak nasıl anlayabileceğimizi, Fatiha’yı anlamasak olur mu, Fatiha’nın bize ne kazandıracağını, Fatiha’nın kulluğumuzdaki yerinin ne olduğunu öğrenmeye, anlamaya çalışacağız inşallah. Biri; “bismillahirrahmanirrahim” dediğinde; “benim rabbim rahman ve rahimdir, bana karşı merhamet sahibidir. Bana yaptığı muameleler rahmetinin eseridir, rahmetinin sonucudur. Beni yaratan, seven, rahmetiyle bana muamele eden odur. Allah bana nasıl bir muamelede bulunursa bulunsun, onun muamelesi güzeldir, ben onun muamelesini beğeniyor, kabul ediyorum; çünkü o benim rabbimdir” demiş olur. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn:(Fatiha /1) “Hamd, övme ve övülme âlemlerin rabbi olan Allah içindir.” Bu ayeti namazda Allah’a söyler, dua olarak okuruz. Namazda bu ayeti okuduğumuzda; “ya rabbi! Hamd, övme ve övülme senin içindir, sana layıktır. Övgüye layık olan sensin, ben de seni övüyorum ya rabbi! Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, ben seni överim; çünkü senin her işin övgüye layıktır. Bütün kâinatta ve varlıkta her ne varsa hepsini kâmil olarak, eksiksiz ve noksansız olarak yaratmışsın, bana da kâmil insan olayım diye dünya sahnesinde bir hayat tanımışsın. Sen bana nasıl bir muamelede bulunursan bulun, senin o muamelen hamda, övülmeye layıktır; yani güzeldir, benim kazanabilmem için en
Sayfa 155·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sabredenlere mükafatları hesapsız verilecektir Zümer|10
Sayfa 45
"Sabredenlere mükâfatları hesapsız verilecektir." Zümer, 39:10
Sayfa 256·Kitabı okudu
Ahiret ücreti kimlere verilecektir
Kur'ân'da Yüce Allah'ın; mü'min-lerin (Ali Imran, 3/171) muslihlerin (A'raf 7/170) ve muhsinlerin (Hûd, 11/110) ecir-lerini zayi etmeyeceğini âhiret ücre-tinin daha hayırlı olduğunu (Yūsuf, 12/57) bildirmiştir. Ücreti veren Allah (Bakara, 2/277), hak eden ise çalışanlar dır. Kur'ân'da "çalışanların ücreti ne güzeldir" (Ankebût, 29/58) denilmiştir. Allah; mü'minlere ücretlerini yaptık-larının en güzeliyle (Nahl, 16/97), sâlih amellere on katı ile (En'âm, 6/160), Allah yolunda infaka 700 katı ile (Bakara, 2/261) ve sabretmeye hesapsız derecede (Zümer, 39/10) vereceğini "Zerre miktarı bir iyi lik olsa onu kat kat yapacağını ve kendi katından büyük mükâfat lütfedeceğini (Nisā, 4/40) açıklamıştır. (İ.K.) Allâh Teâlâ, kendisine inanıp da sâlih amel işleyenlere bu dünyada yap-tıklarının karşılığını ahirette verecek-tir. Bu karşılığa ise ecr denilmektedir. Kur'ân'da, iyilik edenler ve sakınanlar (Al-i İmrân, 3/172), inananlar ve sâlih amel işleyenler (Mâide, 5/9), sabredenler (Hud 11/115), infak edenler (Hadid, 57/7), ödünç para verenler (Hadid, 57/18), namaz kılıp zekat verenler (Bakara, 2/277) için ecr olduğu açıklanmaktadır.
Kurdî
"Bu dünyada samimî davranıp iyilik yapanlar için güzel bir karşılık vardır. Allah'ın arzı da geniştir. Sabredenlere ise mükâfatları hesapsız şekilde verilecektir. "(Zümer, 39/10
Sayfa 21 - Tahlil Yayınları / 2.Baskı:Ocak 2023·Kitabı okuyor