Mai ve Siyah

7,5/10  (124 Oy) · 
823 okunma  · 
100 beğeni  · 
3.050 gösterim
“O benim olmayacak olursa hayat artık taşınamayacak bir yük hükmünde kalacak.”


Günün birinde iyi bir edebiyatçı olma hayalleriyle yaşayan bir gencin, babasının ölümü ile birer birer yıkılan hayalleri ve verdiği hayat mücadelesini anlatan ve Halid Ziya Uşaklıgil’in Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı kabul edilen, üzerinden seneler geçmesine rağmen zihinlerden silinmeyen romanı Mai ve Siyah, yazarın üslubuna müdahale edilmeden günümüz Türkçesine uyarlanmış hâliyle okuruyla buluşuyor.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2016
  • Sayfa Sayısı:
    352
  • ISBN:
    9786053849360
  • Yayınevi:
    Yakamoz Yayınları
  • Kitabın Türü:

Dilinin ağır olmasından kaynaklanan sıkıntıları yaşamak mümkün fakat konusu ve psikolojisi dikkatinizi hemen çekecektir. Okurken hayatımdaki mavileri ve siyahları sorgular buldum kendimi. Keyifli okumalar.

Rabia 
 17 Şub 18:36, Kitabı okudu, 5 günde, 8/10 puan

Servet-i Fünün edebiyatı denince aklımıza gelen en önemli isimlerden birisi Halid Ziya. İlk olarak Mai ve Siyah kitabını okudum ve korkularıma rağmen açıkçasası çok sevdim.

Eğer öncesinde Tanzimat romanlarından okuduysanız, Mai ve Siyah'ı okuyunca dönem edebiyatının ne kadar ilerlediğini çok net fark ediyorsunuz. Zaten Halid Ziya, Mai ve Siyah'ı 'en iyi kitabım' diye tanımlıyor. Her şey Ahmet Cemil'in hayalleri ile başlıyor. Ahmet Cemil duygusal, edebiyat düşkünü, hayalleri olan, romantik bir karakter. Babasının vefatından sonra ailesini ayakta tutmak, zengin olmak, sevdiği kıza kavuşmak istiyor. Fakat en büyük emeli ise hayalindeki eseri yazıp çok ünlü bir şair olmak. Tutkulu şekilde istiyor bunu. Hatta bunu da "....Öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah daima siyah... Bir şey ki mai ve siyah olsun." cümleleriyle ifade ediyor. -Kitapta en sevdiğim kısım- Okurken realizm kavramını çok net idrak ettim çünkü Ahmet Cemil bunca saydığı hayallerinin birer birer ellerinden kaydığını gördükçe, çaresizliği dibine kadar hissedince pişman olmak dışında geriye bir şey de kalmıyor.

Evet, dili döneminden dolayı ağır fakat Özgür Yayınları'nın baskısında zaten en basit kelimenin bile yanında açıklaması var. Bu başta çok rahatsız edici geliyordu ama sonradan aksine hoşuma gitmeye başladı; hatta öğrendiğim bir iki kelimeyi gün içinde farkında olmadan kullandım :) Çok yoğun tamlamalar, betimlemeler, ruh tahlilleri var; bazen okurken zorluyor.

*Uzun bir inceleme oldu, eğer okuduysanız teşekkür ederim. Hepinize bol kitaplı günler. :)

Esra Uyar 
 01 Kas 19:26, Kitabı okudu, 8/10 puan

Ah! Zavallı hırpalanmış, ezilmiş hayat !.. mavi bir geceyle siyah bir gece arasında geçen su nasipsiz , bahsiz ömür..

Halit Ziya'ya olan hayranlığım bir ölünün defteri adlı romanı ile başlamıştı şimdi bu romanı ile daha çok hayran kaldım ..
İnsan hayatta daha ne kadar kaybedebilirdi ki babasıni kardeşini işini ve en sonda da sevdiğini kaybetmişti .. peki bunlara rağmen çok uzakta yeni bi hayata başlayabilecek kadar güçlü bi karakteri anlatmış yazar .. Romandaki karakter Ahmet cemil ile birlikte Sabri ,kaybedişi ve herşeye rağmen ayakta kalabilmeyi anlayacaksınız ..
Kitap içinde beni en çok etkileyen kısmı ise Ahmet cemilin kardesinin yani ikbalin eşine olan Sabrı suskunluğu ve eşinin karinina tekme vurması sonucunda çocuğunu kaybetmesi ve ikbalin ölmesi.. romanda geçen şu söz
"DUYGULARLA İLGİLİ OLAN ŞEYLERDE ERKEKLER KADINLARIN NE KADAR AŞAĞISINDA.!"

Kübra A. 
 10 Eki 20:32, Kitabı okudu, 72 günde, Beğendi, 9/10 puan

3 dil şarkı söyler gibi konuşuluyor. Bu diller içinde bir ritme sahip: Fransızca, Korece ve eski Türkçe. (Bana göre) Bu dilleri bilmeyen biri sadece dinlediğinde karşısındaki çok basit bir şey söyleyese dahi "dünyanın en güzel şiirini mi okuyor" sanısı uyandırabilir insanda. İşte bizim eski dilimizde de öyle bir içsel ritim var ki günlük hayatta ifade edilen bir şey, insanı bir anda eski İstanbul'a götürüp, Çamlıca'da hülyalı hülyalı yoğurt yedirebilir insana. Halit Ziya Uşaklıgil de sözü hamur gibi yoğuran bir yazarımız olduğu için "sen yaz Üstad biz okuruz" dedirtiyor okuyana. Kitabını bir şarkı gibi başlayıp bir şarkı gibi bitirmiş...

Bundan sonrası Sürprizbozan içerebilir.

Ana karakter Ahmet Cemil. Hisli, hayalperest, her şeyi anca rüyasında görecek bir karakter. Kitap boyunca delikanlı (delikanlı dedim ama iyi mi ettim bilemedim) sadece "düşündü" Tırnak içine almamın sebebi, "insan ya hayatı oturur izler ya da parmağını olayların tam ortasına basar, gidişatı değiştiremese de izini bırakır" anlayışına sahip olmam. Ya bir insan bu kadar mı ezik olur. Kitap boyunca hem kendi başına hem ailesine neler oldu, oturdu izledi ya. Sadece kahretti, üzüldü bu kadar. O kadarını ben de okurken yaptım. Yani çok bir mesele değil. Nasıl uyuz, nasıl vasıfsız. Anca eline vereceksin şiir kitaplarını, çayır çimen gezdireceksin. Sonra ölen de ölür, olan da olur. Bir kelimeye bin anlamı beyninin içinde yükleyeceğine az erkek ol, adam ol, cesaretli ol, "Behey burda noluyor" de. Tek bir hareketi takdire şayandı, onu da yaptığında zaten mezarda yatan yatıyordu garibim...

Bu kitap iki sebeple okunabilir :
1) Üstadın kalemi nasıl ahenkli kullandığını görmek, ne söylerse şöyle bir Yeşilçam'a uzanmak için.
2) Ahmet Cemil'in ezikliğinden mide ağrılarıyla sinir krizi eşiğine gelmek için.

Nasıl beklentiler içine girip, artık bir şey yap yahu diye heveslenip hüsrana uğradıysam artık :) (Hüsran falan edebiyatımı az konuşturayım dedim :D) Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim :)

Ferah 
29 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

En büyük hayali tanınmış bir edebiyatçı olmak ve sonrasında Lamia ile evlilik olan Ahmet Cemil'in hayal ve ümitlerinin yanı sıra hayal kırıklıkları,hayatın gerçeğinin sorgulanışının romanı...

handan sarıcaoglu 
20 Kas 18:11, Kitabı okudu, 17 günde, 5/10 puan

Halid ziya nın okuduğum ilk romanı icerisinde fazla eski kelimeler olduğu icinmidir bilmem kitaptan etkilenemedim belkide yoğun vize dönemi olduğu için kitapa alışamadım sevemedim belki ilerleyen zamanlarda açıp bir daha okurum.

Rabia Özen 
17 Eyl 18:20, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

1971 yılındaki basımı kütüphanem de mevcut olmasından dolayı çok memnun olduğum doğrudur :) Tabi basım yılı eski olduğundan sadeleştirilmesi şu döneme göre biraz ağırdı. Baştan eski kelimeler yüzünden biraz sıkıcı gelse de bitirince eserin lezzetinin farkına varacaksınız, sıkılsanız da bırakmadan okuyun. Tavsiye ederim...

Ceren Acer 
02 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

İşte bir HALİD ZİYA UŞAKLIGİL romanı daha... Lise yıllarımda okuyup, etkisi altında kalıp, ağladığım ilk romandı. HALİD ZİYA UŞAKLIGİL romanlarıyla, o kendine has üslubuyla okuyucuyu nasıl etkileyeceğini çok iyi bilen bir yazardı. Ölümsüz eser- ölümsüz yazar dedikleri bu olsa gerek. Aradan kaç sene geçerse geçsin. Yazar ve romanları o zamanki ilgiyi, alakayı görüyor yine ne mutlu HALİD ZİYA UŞAKLIGİL sevenlerine! Kitapları eski Türk dilinde olup, biraz ağır oldukları şüphe götürmez bir gerçek. Fakat yine de etkileyici, akıcı, profesyonel bir kalemi vardı. Adeta kusursuz bir yazardı desem yeridir sanırım. Özlenilesi romanlar, özlenilesi bir yazar sıfatına uygun yazar deriz ya hani işte HALİD ZİYA UŞAKLIGİL bu yazarların başında yer alıyor.

Ayşen BÜLBÜL 
09 Eyl 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Hayallerin mai hayatın ise siyah olduğu bir yaşam. Ahmet Cemil hayalleri olan bir genç. İdealist çalışkan ama kardeşi öyle yanlış bir izdivaç yapmıştır ki ne hayallerine ulaşabilir ne aşık olduğu kadına.

Neslihan 
02 Eki 2014, Kitabı okudu, 10/10 puan

Kitap çok güzel dili biraz ağır sadece. Fakat okurken Ahmet Cemil'in başına gelenleri sanki gerçekte yaşıyormuşum gibi oldum ona için çok üzüldüm etkisinden bir süre kurtulamadım.

3 /

Kitaptan 21 Alıntı

"İnsan, üzüntülü ve sevinçli zamanlarında, kalbinin dayanamayacağından fazlasını duyarlı bir kalple bölüşmek ister…."

Mai ve Siyah, Halid Ziya UşaklıgilMai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil

Aman Yarabbi! Sevmek bu muydu? İnsanı sanki bir mengene içinde sıkıp da birisinin ayakları altına ezik, bitik, can çekişerek atmak isteyene bu öldürücü şey, sevmek bu muydu?

Mai ve Siyah, Halid Ziya UşaklıgilMai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil

Ah! O sevda dakikası!.. Acaba yoksunlukla dolu hayatında o mutlu saat çalacak mı?

Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 161 - İnkılâp Kitabevi, 1988)Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 161 - İnkılâp Kitabevi, 1988)
Yusuf Kaplan 
19 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Demek hayat dedikleri şey sonuna kadar müthiş darbeler toplamakla geçecek.

Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 351)Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 351)
Yusuf Kaplan 
19 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bir kadın bir kere uçurumlardan yuvarlanmaya başladı mı artık düşüşüne son verecek nokta yoktur, ne kadar aşağı düşerse düşecek yerleri o kadar çoğalır.

Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 167)Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 167)
ismail salcan 
12 Mar 23:48, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Dert ve felaket insanları en çok umuda sarıldıkları zamanda hırpalamaktan zevk alır.

Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 48 - İnkılap yayınevleri)Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 48 - İnkılap yayınevleri)
Yusuf Kaplan 
19 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bütün bu ölüler diyarının ölüm ile yaşayan halkını seyrediyor...

Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 342)Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 342)
3 /

Kitapla ilgili 2 Haber

Halid Ziya Uşaklıgil’in unutulmaz başyapıtı Ferdi ve Şürekâsı
Halid Ziya Uşaklıgil’in unutulmaz başyapıtı Ferdi ve Şürekâsı Ferdi ve Şürekâsı, hem orijinal metniyle hem de günümüz Türkçesiyle Can Yayınları tarafından yeniden basıldı.
“Mai ve Siyah” günümüz Türkçesiyle ve açıklamalı orijinal metinle yayımlandı.
“Mai ve Siyah” günümüz Türkçesiyle ve açıklamalı orijinal metinle yayımlandı. Halid Ziya Uşaklıgil’in ölümsüz eseri “Mai ve Siyah” günümüz Türkçesiyle ve açıklamalı orijinal metinle iki kitap olarak Can Yayınları tarafından yayımlandı.