Havva

Havva
Insan her daim yaşadigi anı kiymetini bilmeliydi.Başımıza gelen her kötü şeyin bize öğretmek istediği bir amacı vardı.Bazen iyi bazen kötü .Bazen de,yaşamamak için ne kadar uğraşsa da o anı yaşardı insan..

Havva

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.·
2025 16. kitabı
Franz Kafka
7.3/10 · 64bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Havva

, bir kitap okudu
Puan vermedi·690 syf.·
2025 15. kitabı
·
Adam Fawer
8.3/10 · 37bin okunma
"İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz.Bekleyip durur insan.Hiçbir şey olmaz.İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz.İnsan yalnız kalır. Yalnız... Yalnız..." Stefan Zweig, Satranç.
Satranç
Puan vermedi·83 syf.··
2021 124. kitabı
·
Stefan Zweig’in Satranç adlı eserinde, insan psikolojisinin sınırları ve zihinsel dayanıklılık çarpıcı bir şekilde işlemiş. Kitabın merkezinde yer alan Dr. B., Nazi rejimi tarafından hücre hapsine mahkum edilmiş, insanlarla tüm bağlantısı koparılmış bir şekilde tecrit edilmiştir. Bu süreçte rastlantıyla eline geçen bir satranç kitabı onun hem akıl sağlığını koruma aracı hem de yavaş yavaş içine düştüğü bir saplantı haline gelir. Satranç onun için bir oyundan fazlasına, hayatta kalmak için zihinsel bir dayanak noktasına dönüşür. Bu durum, insanın zorlayıcı hayat koşulları karşısında bir şeye bağlanma ihtiyacını ve bazen bu bağın insanı nasıl içten içe tüketebileceğini gösterir. Zweig, bu anlatımıyla hem bireysel direnişi hem de insan ruhunun kırılganlığını ustalıkla yansıtır.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,6bin okunma
Körlük
Başka bir gezegene, oradaki kayaların yapısını incelemek için araç gönderebilecek kapasiteye sahip bu şizofrenik insanlık, milyonlarca insanın açlıktan ölmesini umursamayabiliyor. Mars’a gitmek, yanı başındaki komşuya gitmekten daha kolay görünüyor.” Demiş Jose Saramago 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldıktan sonraki konuşmasında. Aslında bu anlamlı cümlesinde bile bu Körlük kitabındaki karakterler gibi bizlerin körleşmeye başladığını değil, aksine hepimizin kör olduğunu, kör olup baktığımızı, bakabilen ama görmeyen kör insanlar olduğumuzu belirtmiş. İnsanların yanındakini görmeden, umursamadan hayatlarına devam etmesine, iktidarların, baştakilerin bir yaşamı değersizleştiren tutumlarına karşı ettiği mücadelesinde yazar her daim kitaplarında da devam etmiştir hatta bu mücadelesinde kiliseden bile aforoz edilip ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır.Çarpıcı, korkutucu, düşündürücü hatta bu üçü kadar da mide bulandırıcı bu kıyamet senaryosunu yaşamaya devam ediyoruz MALESEF.Şüphesiz insanlarla yaşamak zor değildir, zor olan onları anlamaktır. İnsanlığı düzeltecek bir otorite var mı, insanlık bariz bir şekilde körlük sonrası duyguları ve davranışları yüzünden hiçliğe sürüklenmişken ve hiçliğin içinde yaşamaya başlamış durumda iken de maalesef hiçliği düzenlemek isteyen bir hiçlik yönetime hâkimdir. Kör olmakla kor olmak arasindaki uzantinin en yalin hali.