• 304 syf.
    ·17 günde·9/10
    -Bir şiirin ne kadar iyi, ne kadar edebi ya da ne kadar kötü olduğu hususunda fikir beyan edebilecek eğitim düzeyinde değilim. Bu sebeple burada yazdıklarım bir inceleme değildir, sadece benim yorumumdur.-

    Bir kitabı daha nihayete erdirirken hakikaten güzel bir şiir kitabı okumanın sevinci içerisindeyim.

    Yavuz Bülent Bâkiler'in siyasi hüviyetini bir kenara koyduktan sonra kendisinin nazarımda iyi bir şair olduğunu söyleyebilirim.
    Ayrıca şiirlerini okurken bir kez daha Yavuz Bülent'in Türkçesine ve Türkçe hassasiyetine hayran kaldım. Kaldı ki zannederim kendisi bu konuda yaşayan devlerimizdendir. Zaten benim Türkçeyi sevmemi ve Türkçe hususunda son derece dikkatli davranmamı sağlayan iki isimden birisidir.

    Ben kendisiyle 11. sınıfta iken tanışmıştım. O gün nöbetçiydim ve herkes dersteyken koridorda yürüyüp duruyordum. Gözüm kütüphaneye ilişti. Şu anda onarılmak üzere boşaltılmış olsa da o gün tam anlamıyla harap haldeydi. Raflara gözlerimi gezdirirken yan yana dizilmiş bir halde bir sürü Yavuz Bülent Bâkiler'e ait kitap gördüm. Bunlar kendisine ait ilk üç şiir kitabı idi: Yalnızlık, Duvak, Seninle. Bunların her birinden birden fazla mevcuttu ve ben yeni bir şair ile tanışmanın heyecanı ile her birinden birer tane almıştım. Ardından hemen okumaya başladım ve deyim yerindeyse aşık oldum.

    Bilhassa memleket şiirlerini hayranlık ile okudum. Çünkü öylesine naif, öylesine sıcak, samimi ve müessir şiirlerdi ki ben sanki bir kadına, sanki bir sevgiliye yazılmış gibi hissettim. Her mısra sonunda sanki şairin gözyaşları dökülmüş gibiydi.

    Oraları gerçekten özlüyor olmalıydı...

    Azerbaycan ve Karabağ üzerine yazmış olduğu şiirlerin ise özel bir yeri vardır. Zira kendisinin dedeleri Azerbaycan'dan Türkiye'nin muhtelif illerine göçmüş. Bu sebeple olacak ki hepsinden ayrı olarak kalbinde Karabağ ve haliyle Azerbaycan için bambaşka bir hicran hissi söz konusu:

    "Azerbaycan yüreğimde bir şahdamardır
    Ben Yâkub gibiyim uzun yıllardır
    Onda Yusuf'umun kokusu vardır.
    Ve hasreti, gönlümde, büyük Türkistan kadardır
    Âyettir kitabımda, bayrağımda rüzgârdır
    Azerbaycan yüreğimde bir şahdamardır."
    #59944877

    Yavuz Bülent'in Türkçe hassasiyetinden bahsetmiştim. Kendisini bu hususta -bence- şu iki mısrasıyla özetlemiş:

    "Akrep zehiri katmam onun helâl sütüne
    Arı-duru bir Türkçe süzülür hep dilimden"
    #59788483

    Bu şiir kitabını 09.11.2019 tarihinde İstanbul Kitap Fuarı'ndan almış ve fuarda bizzat kendisine imzalatma şansına nail olmuştum. Bir şairin ruhunu bıraktığı ve onun biricik yavrusu diyebileceğim bir kitabı imzalattığım için memnun olmuştum.

    Ayrıca bu imza gününden yaklaşık 7-10 gün sonra beni telefonla aradı ve 15-20 dakika kendisiyle konuşma şansına da malik olmuştum. Kitaplarımı imzalatırken bir mektup vermiştim. İçerisinde telefon numaram da bulunuyordu. Tabii bunlar benim için çok hoş hatıralar. Neticede aramayabilirdi. Lakin aramak inceliğini göstererek saygımı ve sevgimi kazandığını söylemeliyim.

    İlk defa okuduğum günden beri ne zaman bir daha okusam içime işleyen ve canımı yakan şu mısralarını da sizlerle paylaşmak istiyorum:

    "Çirkinim.
    Usandım tek başıma türküler çağırmaktan
    Biliyorum güzel değil gözlerim, dudaklarım
    İçinizden çıkıp gitsem bir gün diyordum
    Başladığım bütün türküler yarım
    Öyle bakmayın yüzüme kahroluyorum.

    Türküler unutturmaz çirkinliğimi..."
    #59315308

    Uzun lafın kısası, içerisinde Türkçenin tadına, naif ve yaralı bir ruhun, bir gencin ıstırabına, bir sevgiliye duyulan hasret gibi memleket hicranına ziyadesiyle varacağınız bir şiir kitabı olduğu kanaatindeyim.

    Keyifli okumalar diliyorum.
    Esen kalınız.
  • ÜMRANİYE BELEDİYESİ 16. GELENEKSEL YAĞLIBOYA RESİM YARIŞMASI BİRİNCİSİNE 12.000, İKİNCİSİNE 10.000. ÜÇÜNCÜSÜNE 8.000 TL. PARA ÖDÜLÜ VERİLECEK, MANSİYON ÖDÜLÜ İSE 2.500 TL.(SON KATILIM TARİHİ.27 MART 2020 CUMA)...

    KATILIM ŞARTLARI;
    01-Yarışmaya Seçici Kurul üyeleri ve geçmiş yıllarda Ümraniye Belediyesinin yaptığı resim yarışmalarında 1.lik ödülü alan sanatçılar, katılamazlar.
    02-Resimler, tuval üzerine “Yağlı boya veya akrilik” ile yapılmış olacaktır.
    03-Yalnızca özgün ve yayınlanmamış çalışmalar, Seçici Kurul tarafından değerlendirilecektir.
    04-Baskı resimler, değerlendirmeye alınmayacaktır.
    05-Resimlerin tuvallerinin kısa kenarı 80 cm’den küçük, uzun kenarı 120 cm’den büyük olmayacaktır.
    06-Her sanatçı, yarışmaya en çok 2 (iki) çalışması ile katılabilir.
    07-Resimler, daha önce hiçbir yarışmada ödül almamış olacaktır.
    08-Resimlerin arkasına, sanatçının adı ve soyadı. Resmin tekniği, boyutları ve fiyatını içeren10x10cm ebadında bir kağıt yapıştırılacaktır.
    09-Resimlerin üzerinde, sanatçının imzasının bulunması zorunludur.
    10-Resimle birlikte bir özgeçmiş, açık adres ve telefon numarası ve e postal adresini içeren bilgiler bir zarf içinde teslim edilecektir.
    11-Resimlerin alımı aşağıda belirtilen adreste, makbuz karşılığında olacaktır.
    12-Resimler, kargodan veya elden kabul edilecektir. Kargodan gönderilen resimlerde, gönderimden kaynaklanan hasar ve olumsuzluklardan idaremiz sorumlu değildir.
    13-Derece almayan ve sergiye katılmayan resimlerin iadesi, 31 Mart 2020 tarihinden itibaren “Alındı Makbuzu” karşılığında belirtilen yerde elden yapılacaktır. Kargo iadeleri, kurumumuz
    tarafından yapılmayacaktır.
    14-Derece alan ve sergilenmeye uygun görülen eserler, idarece belirlenen yerlerde sergilenecektir.
    15-Dereceye giren ve mansiyon alan eserler, her türlü haklarıyla birlikte Ümraniye Belediye Başkanlığına ait olacaktır.
    16-Sergi programlarından sonra, 1 ay içinde geri alınmayan eserlerden Ümraniye Belediye Başkanlığı hiçbir şekilde sorumlu tutulmayacaktır. 1 yıl içerisinde alınmayan resimler ise gerekli görüldüğünde, idaremizce kamu yararına değerlendirilecektir.
    17-Yarışmaya katılan sanatçılar, yarışma şartları ve Seçici Kurul kararlarını peşinen kabul etmiş sayılacaktır.
    18-Yarışma sonuçları, 30 Mart 2020 tarihinde açıklanacaktır.
    19-Ödül töreni tarihi, daha sonra ilan edilecektir.
    20-Son Teslim Tarihi 27 Mart 2020 Cuma, mesai bitimine kadardır.,
    21-Yarışma Konusu, ''Sanatçı Bakışı ile Türk Evleri''dir.

    ÖDÜLLER;
    Birinciye.12.000 TL.,
    İkinciye.10.000 TL.,
    Üçüncüye.8.000 TL.,
    Mansiyon.2.500 TL.

    SEÇİCİ KURUL ÜYELERİ;
    Prof.Dr.M.Hüsrev Subaşı (Fatih Sultan Mehmet Vakıf Ünv. Güzel San.Fak),
    Prof.Dr.Mehmet Özer (Marmara Ünv. Güzel San.Fak.E. Öğretim Üyesi),
    Prof.Dr.Zeki Kuşoğlu (Emekli Grafik Tas.Öğr. Üyesi-Osmanlı Medeniyeti Araştırmacısı),
    Prof.Dr.Fethiye Erbay (Boğaziçi Üniversitesi Güzel San.Öğretim Üyesi),
    Ekber Yeşilyurt (Sanat Yazarı),
    Mesut Özdemir (Ümraniye Belediye Başkan Yardımcısı),
    Kemal Süleymanoğlu (Ümraniye Belediyesi Kültür İşleri Müdürü).

    TESLİM ADRESİ;
    Ümraniye Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü
    Atatürk Mahallesi, Fatih Sultan Mehmet Cad. No.63
    34761 Ümraniye-İstanbul
    Tel.0-216-4435600/1196-1137
    E Posta.kultur@umraniye.bel.tr
    Web Sitesi.http://www.umraniye.bel.tr
  • Sevgisizlik Öldürücüdür
    Hekimlerin denetimindeki bir yetimhane­de çok sayıda bebeğin daha büyümeden öldüğü yönetimin dikkatini çekiyor. Gıdaları ve temizlik koşulları, varoşlarda yaşayan çocuklardan daha iyi olduğu halde yetim­hanedeki bebekler, yetersiz gıda alan ve pis koşullarda yetişen çocuklardan daha fazla hastalığa yakalanıyor ve ölüyor. Durumu araştıran psikolog, yetimhanede her bir çocuk bakıcısına 15 bebek düştüğünü görü­yor. Çocuk bakıcıları çocukları beslemeye ve onların altını değiştirmeye o kadar çok zaman harcıyorlar ki onları kucaklarına ala­cak zaman bulamıyorlar.
    Araştırmacı psikolog, çocukları dört gruba ayırıyor:
    Birinci grupta her bakıcıya 3, ikinci grupta 6, üçüncü grup­ta 9 ve dördüncü grupta 12 çocuk düşüyor.
    Bakıcılar besleme ve alt değiştirme işlerini bitirdikten sonra geri kalan zamanlarını çocukları kucaklayarak, onla­ra dokunup onları öpüp kok­layarak geçiriyorlar. Bu uygu­lama birkaç yıl devam ediyor. Bu sürenin sonunda araştır­macı şu sonucu buluyor:
    En çok dokunulan birinci grupta en az, en az dokunu­lan dördüncü grupta ise en çok hastalık ve ölüm ortaya çıkıyor.
    Dokunulan ve sevilen çocuk, hastalığa karşı direnç geliş­tirmektedir. Dokunulmayan çocuğun bağışıklık sisteminin gelişmediği değişik araştırmacılar tarafın­dan gözlenmiştir. Kucaklanan ve öpülen çocuk, kendisine hiçbir şey söylenmese dahi sevildiğini ve değer verildiğini bilmekte ve hem ruhen hem de bedenen daha sağlıklı gelişmektedir.
    Gözlerinin İçine Bakın
    Sevginin insan fizyolojisi ve psikolojisi üze­rindeki etkisi yeni yapılan araştırmalarda ortaya çıkmış bir gerçek değildir. Roma İmparatoru II. Frederick, bebekleri iyi besle­meleri ama asla öpmemeleri, onlarla konuş­mamaları ya da gülmemeleri hakkında kesin emir verdiği bakıcıların büyüttüğü çocuklar üzerinde deneyler yapmıştır.
    İmparator, çocukları konuşma modelinden yoksun bırakarak bir süre sonra insanlığın en eski dilini konuşmaya başlayacaklarını umuyordu.
    Deney başarısız oldu, tüm çocuklar öldü. Bakıcıların sadece fiziksel varlıkları çocuk­ları hayatta tutmaya yetmemişti. Duygusal sıcaklık yoksunluğu yalnızca normal zihin­sel gelişimi engellemekle kalmamış, aynı zamanda fiziksel olarak hayatta kalmayı da engellemişti."
    https://selmin61.wixsite.com/...3%96LD%C3%9CR%C3%9CR
  • Son yıllarda oldukça karışık okumalar yaptım; dine daldım, tarihe uzandım, fizikle ilgilendim. Okuldan kaynaklı, bir yandan da sürekli felsefe ve sosyoloji ile yürüdüm. Kafam allak bullak, rengarenk!
    Bütün bu karmaşanın içerisinde hissettiğim şey başa dönmem gerektiğiydi. En başa. Tanrıların zamanına.
    Hem kafamın içine hem de bazı alışkanlıklarıma çeki düzen verebilmek amacıyla, kendime küçük bir mitoloji okuma listesi hazırladım.

    İşte listem;

    1. Mitoloji 101
    2.Mitoloji
    3. Mitoloji Kitabı
    4. Mitlerin Kısa Tarihi
    5. Mitologya
    6.Her Yönüyle Klasik Mitoloji
    7. Doğu Mitolojisi
    8. Batı Mitolojisi
    9. İlkel Mitoloji
    10. Yaratıcı Mitoloji
    11. Yunan Mitolojisi
    12. Efsaneler ve Mitler
    13. Eski Türk Mitolojisi
    14. İmgeler ve Simgeler
    15. Atalarımızın Gök Tanrı Dini
    16. İskandinav Mitolojisi
    17. Gılgamış Destanı
    18. İlyada
    19. Odysseia
    20. Düşünbil Dergisi Sayı 87: Mit-Anlam-Yazı-Söz
    ...
    Sizlerden gelen öneriler;
    1. Mitoloji ve İkonografi
    2.Bitki Mitosları
    3. Su Mitosları
    4. Hayvan Mitosları


    Liste güncellemeye açıktır, önerilere de öyle :)
    Keşfettikçe ekleme yapacağım bir ileti olacak.
    Şöyle de bir site buldum; derli toplu, incelikli yazılar ve fotoğraflar paylaşılmış.
    http://www.antiktarih.com/...lk-destan-kahramani/

    Ve şöyle bir site buldum, e-kitap halindeki mitoloji eselerinin bir listesi, istediğiniz kitabı indirebilirsiniz.
    Linkleri görebilmeniz için yönlendirildiğiniz siteye üye olmanız gerek.
    https://www.eskikitaplarim.com/...index.php/f-432.html


    Eserlerin e-kitap formlarını temin edebilirsem de bir dosya oluşturacağım drive'da, onu da eklerim buraya.
  • KIZILBAŞ ALEVİ SOYKIRIMINA DUR DE

    Sivas katliamı,
    Kızılbaş Alevi soykırımı’nın
    bir parçasıdır.

    Hasan Hüseyin Beydil
    09.10.2012
  • ORTAK DÜŞÜNCE

    Kızılbaş Aleviliği,
    ortak yaşamın,
    ortak üretimin,
    ortak paylaşımın,
    ortak mülkiyetin
    en eski düşünce sistemlerindendir.

    Hasan Hüseyin Beydil
    09.10.2012