Hayatının yirmi yılını bir kadın uğruna harcamış, onun için her şeyini, dostluklarını, işini , şerefini bile feda etmiş bir adam tanımıştım; bir akşam, o kadını aslında hiç sevmemiş olduğunu anlayıvermişti. Canı sıkılıyordu, işte o kadar çok kimse gibi onun da canı sıkılıyordu. Bu yüzden kendi başına çorap örmüş, karmakarışık, dram dolu bir hayat kurmuştu. Bir şey olsun da, işte, insanların kurdukları ilişkilerin çoğunun açıklaması bu. Bir şey olsun da... Sevmeden kölelikmiş, savaşmış , ölümmüş, hepsi bir. Öyleyse, yaşasın gömme törenleri.