The problem of lay investiture was settled in 1122 by the compromise known as the Concordat of Worms. The church maintained the right to elect the holder of an ecclesiastical office, but only in the presence of the emperor or his representative.
Kur'an, insanlara sadaka vermeyi önerirken, Muhammed'den 1122 yıl önce (m-ö. 551) ölen Konfüçyüs, "Sen bir insana balık yedireceğine ona balık avlanmayı öğret; böylece sen de kurtul, o da kurtulsun" deyip konu hakkında daha mantıklı, daha adil ve sosyal barış için daha uygun bir öneri getirmiş; üstelik, "Ey ahali! haberiniz olsun, ben bu bilgileri Allah'tan alıyorum" şeklinde, söylediklerini Allah'a mal etmemiştir.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Hunların ataları
Şi Ci ve Han Şu'daki kayıtlara göre Hunların atasının adı Çun-vey'dir. Çun-vey, Çinlilerin Şia hanedanının son hükümdarı Cie'nin oğludur. Babasının ölümünden sonra onun cariyeleriyle birlikte kuzeydaki kırlık alanlara kaçmıştır. Çin kaynaklarına göre Şia hanedanı MÖ 2207 – MÖ 1766 tarihleri arasında; Şia hanedanının yerine geçen Şang hanedanı da MÖ 1765 - MÖ 1122 yılları arasında hüküm sürmüştür. Cie, Şang hanedanı tarafından MÖ 1766'da yenildiğine ve üç yıl sonra da öldüğüne göre Hunların atası Çun-vey, MÖ 1763'te kuzeydeki kırlık alanlara kaçmış demektir. Fakat metinler dikkatle incelendiği zaman bozkırda yaşayan kavimlerin daha önce de mevcut olduğu anlaşılmaktadır: Tang ve Yü dönemlerinden önce de Şan Ronglar (dağ Rongları = dağ savaşçıları), Şien-yüler ve Hun-yüler kuzeyin kırlık alanlarında oturmakta ve hayvanlarını otlatmakta idiler. Tang ve Yü, Şia hanedanından önce yaşadıkları kabul edilen efsanevi hükümdarlardır. Çin kayıtlarına göre Tang Yao MÖ 2357 - MÖ 2258 yılları arasında, Yü Şün de MÖ 2257 - MÖ 2208 yılları arasında yaşamışlardır. Kuzeydeki bozkır kavimleri bunlardan da önce, yani MÖ 2357'den de önce bozkırlarda yaşıyorlarmış. Buna göre, Şia hanedanından Çun-vey, Hunların gerçek atası olmuyor. Sadece MÖ 1763'te Çin'den kaçarak en az 600 yıldan beri kuzeyde yaşayan bozkır kavimlerinin başına geçen bir hükümdar oluyor. Tabii bu da Çin kayıtlarına göre. "Bundan 200 küsur yıl sonra, Chou yönetimi zayıflamış, Chou Hükümdarı Mu Wang, Ch'üan Junglara (Köpek Savaşçıları'na) saldırarak 'Dört Ak Kurt ile Dört Ak Geyik'i ele geçirip dönmüştü."
Ahmet Bican Ercilasun, Eski Türk Efsane ve Destanlarında Köken Motifleri·Kitabı okuyor
1000Kitap
"Uluğ Bey ve ekibinin astrono­miyle ilgili çalışmaları Nasreddin Tüst'nin (1201-1274) Meraga (tran) rasathanesinin, matematikçi el-Kaşant, Ömer Hayyam (ö. 1122) veya Birüni'nin çalışmalarının devamı nitelniteliğindedir.
Sayfa 98 - En büyük bilim merkezi, Ulug Bey tarafından Semerkand'da Mera­ga rasathanesi örnek alınarak inşa ettirilen ünlü rasathaneydi. 1422'de tamamlanan bu yapı, saraylardan birinin muhteşem bahçesine bakan kırkbeş metre yüksekligindeydi.·Kitabı okudu
Alıntı
“Sizlerden biri öldüğü zaman ona sabah ak­şam (her daim) kalacağı yer gösterilir; cennetlik ise cennetteki yeri, ce­hennemlik ise cehennemdeki yeri gösterilir ve ona, ‘İşte burası kıyamet koptuğu zaman senin götürüleceğin ve kalacağın mekânındır denilir.” Buhârî, Rikâk, 42; Müslim, Sıfâtü’l-Cenne, 65-66; Tirmizî, Cenâiz, 71, Ahmed b. Hanbel, el-Mûsned, 2/16; Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs, nr. 1122.
Din
Enes ibni Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi: “Peygamber aleyhisselâm hac görevini yaparken, devesinin üstünde eski bir palan vardı; bunun üstü de, dört dirhem bile etmeyen oldukça yıpranmış kadife ile örtülmüştü. O, bu kadar mütevâzi bir haldeyken şöyle duâ etti: ‘Allahım! Bu haccımı, başkalarının görüp işitmesi için yapılan bir ibâdet değil, gösteriş ve şöhretten (riyâ ve süm‘adan) uzak bir hac eyle!” İbni Mâce, Menâsik 4, nr. 2890; Elbânî, Sahîhu’t-Tergîb ve’t-terhîb, II, 17, nr. 1122.
Din