Dostluğun ve paylaşmanın değerini hatırlatan bir eser...
10/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:29
Sardalye Sokağı, Amerika'nın Kaliforniya eyaletindeki Monterey kasabasının Sardalye Sokağı adlı bölgesinde yaşayan sıradan insanların hikâyesini anlatır. Romanın merkezinde, iyi kalpli fakat biraz dağınık ve işsiz güçsüz bir grup insan ile onların dostu olan biyolog Doc bulunur. Mack ve arkadaşları, Doc'un kendileri için yaptığı iyiliklere karşılık ona teşekkür etmek isterler. Bu amaçla Doc için bir kutlama düzenlemeye karar verirler. Ancak iyi niyetle yaptıkları ilk parti büyük bir karmaşaya dönüşür ve Doc'un laboratuvarı zarar görür. Bunun üzerine hatalarını telafi etmek isteyen grup, daha iyi bir kutlama hazırlamak için yeniden çalışır. Roman boyunca John Steinbeck, yoksul ama birbirine bağlı insanların dostluğunu, dayanışmasını ve hayatın küçük mutluluklarını anlatır. Büyük olaylardan çok karakterlerin günlük yaşamları, umutları ve ilişkileri ön plandadır. sıradan insanların sıcak ve samimi dünyasını mizahi bir dille anlatır. Olay örgüsü sade olsa da karakterlerin içtenliği ve insan ilişkilerinin gerçekçiliği eseri etkileyici kılar...
Alıntı
Sardalye SokağıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20174,154 okunma
Fransada siyasi komediya hekayəsi.
8/10
·150 syf.·
2026 41. kitabı
Damdan düşən bir kral, yoxsa səltənəti ələ keçirib xalqı “xilas edən” bir təlxək? John Steinbeck qələmini çox bəyənirəm. Komediya şouları kimi siyasi vəziyyətləri təsvir edən müəlliflərin yazılarını isə daha çox sevirəm. Bəli, bu həmin hekayədir. Sadə bir vətəndaş olan Pippin Heristal bir gün kapitalizmin tüğyan etdiyi bir dövrdə Fransada kral olur. Steinbeck ulduzları və ailəsini belə gözəl seyr etməyi sevən bir insanın başına gələnləri danışır; İstər ölkənin siyasi vəziyyəti, istərsə də (məzlum və ya xor baxılan) fəhlə sinfinin gündəmi olsun, müəllif bizə böyük ironiya ilə göstərir. Düşmənin bizə edə bilmədiyi şeyi biz özümüz edirik. Tamahkar, dağıdıcı uşaqlar kimi ad günü tortunu hər yerə səpələyirik. s.139 Müəllif Kısa Süren Saltanat-ın həm əvvəlki, həm də sonrakı mərhələlərini təsvir edir. Ben Bir Devrimciyim-də çox bəyəndiyim bir sitat əlavə etmək istəyirəm; İnsanın bilməli olduğu hər şeyi əzbərləməklə öyrənmək ən etibarsız və əbəs işdir. səh. 180 Mənim üçün kitab unudulamaz bir təcrübə və intellektual nəzərindən düşüncələrimi işə salmaq üçün əvəzsiz mənbə oldu deyə bilərəm; qısa və bənzərsiz bir hekayə, bir növ tragikomediya hadisələr silsiləsi olan bu kiçik həcmli hekayəni oxunulmasını tövsiyə edirəm. Müəllif məzlum fəhlə sinfi ilə adi münasibət və dramatik realizmdən kənara çıxır, tez-tez alleqorik və şən bir povest təklif edir. Hekayənin ən dərin qatlarına girəndə əslində hər bir insan ölkəsinin əsas problem vəziyyətini görə bilir və dəyişikliyi hiss edirik. Ancaq yeganə problem; Onlara şübhə toxumunun səpilməsidir. Bu hekayə, nə olacağını əvvəlcədən bilənlərin tragikomediyası idi.
Düşünce
Kısa Süren SaltanatJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2015811 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
BORGES’E YOL SORMAYIN, KAYBOLURSUNUZ!
7/10
·146 syf.··
2026 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:27
Borges çok az metinle çok büyük şeyler anlatır. Özellikle Yolları Çatallanan Bahçe, insanı düşündürür, durdurur, geri döndürür. İlk bakışta bir hikâye okuduğunuzu sanırsınız; sonra fark edersiniz ki aslında zamanın içinde dolaşıyorsunuz. Borges'in derdi yalnızca kelimelerle değildir; onun asıl meselesi zamandır. Hikâyelerinde zaman doğrusal olmaktan çıkar. Geçmiş, şimdi ve gelecek birbirine karışır. Bir yol başka bir yola açılır; o yol başka bir ihtimale. Her seçim yeni bir evren yaratır. Bugün internette bir bağlantıya tıkladığınızda açılan yeni sekmeleri düşünün. Her sekme başka bir pencereye, o pencere başka bir dünyaya açılır. Borges bunu internetten onlarca yıl önce hayal etmiş. Yolları Çatallanan Bahçe aslında bir tür hipermetin deneyimidir. Hikâyedeki yollar, gerçekte zamanın dallanıp budaklanan ihtimalleridir. Çok ileri görüşlü bir yazar. Bu yüzden Borges'i okurken bazen bilim kurgu okursunuz, bazen felsefe. Bir sayfada Doğu mistisizmine rastlarsınız, diğerinde İslam, Hristiyanlık ya da Yahudi düşüncesine. Rüyalar, aynalar, sonsuzluk, kader, zaman... Ne ararsanız vardır. Borges'in zihni o kadar doludur ki bazen kelimeler yetersiz kalır. K.Sayfa 139: "Borges'e en büyük keyfi veren şey, zihinle, rüyalarla, uzam ve zamanla böyle oynamaktır işte. Oyun ne kadar karmaşıklaşırsa, o kadar çok keyif alır. Sırası gelince rüyayı görenin de rüyası görülebilir. 'Zihin rüya görüyordu; gördüğü rüya Dünya'ydı.'" İşte bu yüzden Borges'e yol sormayın. Çünkü onun evreninde yollar mekâna değil, zamana çıkar. Haritalarla değil, ihtimallerle çizilir. Ve bir kez o labirente girdiniz mi, kaybolmak kaçınılmazdır. Belki de Borges'in istediği tam olarak budur: Yolunuzu bulmanız değil, kaybolmanız. Borges'in bu kısa kitapta bir çok öyküsü var. Fakat bir diğer dikkate değer
Edebiyat
Yolları Çatallanan BahçeJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 1995240 okunma
Aday adayı
Puan vermedi·194 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 15:27
Filmi 2 kez izlemiştim. Ercan Kesal 'ın hekim ve yazar olduğunu bilmiyordum, kitabı görünce bir solukta okumak istedim. Beğendiğim, iyi hissettiren bir okuma deneyimi oldu benim için. Özel hastane işletmeciliği yapan bir hekimin ilçe belediye başkanlığı aday adaylığı süreci anlatılıyor kitapta. Kitabın kapağında " Bu kitapta anlatılan tüm olaylar ve kişiler kurmacadır ..." ifadesi var ama biliyoruz ki kirli siyasetimiz kitabın içeriğinden pek farklı değil... Meşhur asansör sahnesinin ardından yazılan cümleleri paylaşmak istiyorum birkez daha :) İçinde, Bir Numara ve diğer talihli yolcularıyla, mutlu bir halet-i ruhiyeyle, kendi özgür sularında coşkuyla yükseldi üst katlara. Ey, kutlu makine, yolun açık olsun. Çıktığın bu yolculuk, sana binmeye çalışıp da binemeyen memleket evlatlarının dertlerine derman olsun. Hasretle yolunu gözleyen her aday adayının kalbinde bı­raktığın ince sızı, çok sonra yazılacak olan mazlumların tari­hinde, ışıltılı bir manzume olarak kalacak. Ey, talihli yolcu. İçinde olduğun kabinin kıymetini bil. Önüne arkana sağına soluna sahip çık. Her şeye burnunu sokma. Önden yürüme, geride de kalma. Yüksek sesle ko­nuşma. Sessiz de kalma. Her şeyi düşünme. Sakın düşünce­ sizlik de yapma. syf 139
Nasipse AdayızErcan Kesal · İletişim Yayınları · 2015871 okunma
10/10
·144 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 01:32
Serinin ikinci kitabıyla geldim. Lana ve Logan’ı çok özlemişim. Kitabın yetişkin içerik olduğunu belirtiyor ve hemen yorumuma geçiyorum. İlk kitap oldukça heyecanlı bir yerde bitmişti ve ben olacakları deli gibi merak ediyordum. İkinci kitapta bütün merakım kısmen giderildi diyebilirim. Fakat bu kitapta öyle bir yerde bitti ki acilen üçüncü kitaba başlamam gerekiyor. Kitap 139 sayfaydı ve başlamamla bitirmem bir oldu. Keşke biraz daha uzun olsalar ve tadını çıkara çıkara okuyabilsem… Bu kitapta da heyecan hiç durmadı ve karakterleri biraz daha yakından tanıdık. Logan ve Lana’nın ilişkisi bir ara kopma noktasına geldi fakat hemen sonrasında toparladılar. Logan’ın Lana’yı çok masum ve saf görmesi kimi zaman komik gelirken, Logan’ın gerçekleri öğrendiğindeki tepkisinin ne olacağını daha fazla merak etmeye başlıyorum. Logan aşırı sade hissettiren bir karakter ve ben ona bayılıyorum. (Gelmiş geçmiş en green flag bence) Lana bu kitapta bir cinayet daha işledi ancak planladığı cinayetlerin dışındaydı. Onu detaylarıyla okumadık ama amacını gayet iyi biliyorduk. Bütün bunlardan sonra kitabın sonu dehşet şekilde bitti ve ben heyecan içinde üçüncü kitaba başladım. Kitapla kalın dostlar…
Mindf*ck 2: SekteS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202673 okunma
8/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:12
Edebiyatımızın "Koca Çınar" ı Rıfat Ilgaz 'ı okumak için en doğru başlangıç tabii ki Hababam Sınıfı idi. Hababam sınıfı 7'den 70'e herkesin sevdiği o zamansız eserlerden biri. Kaç kez izlesek de doyamadığımız, hem güldürüp hem hüzünlendiren, o muhteşem filmi... Ve tabii ki bu filmin çekilmesi için bu harika kitabında yazılması gerekliymiş. İyi ki yazmış Rıfat Ilgaz. Kendisi de uzun yıllar yatılı okulda kalmış olduğu için belki bu kadar içten yansıttı bizlere bu ortamı.. Filmini nasıl bir keyifle izliyorsam kitabını da o derece büyük bir keyifle okudum. Sayfalar nasıl su gibi aktı gitti anlamadım bile. Hababam sınıfı'nın o haylazlığını, samimiyetlerini, hayata alaycı bakış açılarını okurken 'Bunlar da ne sınıfta ama' desek de; birbirlerine olan sadakatlerini de okurken iyi ki de böyleler diyoruz. Bu sınıf kendi şahsına münhasır bir sınıf:) belki dışarıdan bir baltaya sap olamamış adamlar gibi görünebilirler ama özünde hepsi pırlanta gibi:) Evet binlerce kez izlediğim hababam sınıfı ile bu kitabı birebir aynı değil. Ama 500 sayfalık bir kitabı da komple filme yansıtamazlardı tabii ki. Filmde bazı olaylar zaten kitaptan alınmış. Buraları keyifle okurken bir yandan da gözümde canlandı o sahneler :) Zorlu kitapların arasında size neşe katacak bir kitap arayışındaysanız aklınızda mutlaka olsun :) Serinin diğer kitaplarını da alıp okumak istiyorum. Böyle kitaplar iyi geliyor çünkü:)
Edebiyat
Hababam SınıfıRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20193,534 okunma