7/10
·144 syf.··
2026 48. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:39
Selamlar. Georgi Gospodinov'dan okuduğum ikinci kitap bu öyküleri oldu. Tanıştığım Bahçıvan ve Ölüm kitabını beğensem de bu kitabını ortalama buldum. Belki de benim çok öykülerle haşır neşir olmadığımdandır, bilemiyorum. Öncelikle, Ve Her Şey Aya Büründü 139 sayfa olmasına rağmen bir oturuşta bitirilebilecek kitaplardan. Yazarın kalemi, samimi bir üslupla, doğal bir sohbet havasında kendini gösteriyor. O yüzden zor kitapların ardından rahatlıkla okuyabileceğiniz bir eser. İçerisinde 19 öykü karşılıyor bizi. Ölümün, sevginin, baba özleminin, yalnızlığın, özlemin var olduğu öyküler bunlar. Bu öyküler içerisinde 'Baba Edinme' adlı öyküyü bir çok sevdim. Hikâye, anlatılan duygu, o özlem çok güzel geçti bana. Onun dışında çok da beğendim dediğim bir öykü olmadı maalesef. Özgün bir kalem, farklı bakış açısıyla yazılmış öyküler ve samimi bir üslup seviyorsanız seversiniz bence. Altını çizdiğim, çok beğendiğim cümleler olsa da genel anlamda mutlaka okuyun dediğim bir kitap olmadı benim için. Yine de keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
Ve Her Şey Aya BüründüGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 2026130 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:47
"Hachiko, tren istasyonunda Profesör Ueno'yu bekleyeli yıllar geçmiş olsa da, hiçbir zaman unutulmadı..." S.139 Öncelikle söylemek istediğim şey, bu kitaptan süslü, edebi cümleler beklemeyin. Yazar, yalın bir anlatımla okuyucuların dikkatini doğrudan Hachiko'nun dokunaklı hikâyesine odaklıyor çünkü. Kitabın bu kadar etkileyici olmasının sebebi de sanırım bu samimi sadelik. Yazarın gerçek bir hikâyeden yola çıkarak kaleme aldığı bu kitap; sahibi vefat ettikten sonra yıllarca aynı istasyonda onu bekleyerek sadakatin, inancın, umudun, dostluğun, vefanın, saf ve koşulsuz sevginin ölümsüz bir simgesi haline gelen Akita cinsi bir köpek olan Hachiko'nun hikayesini anlatıyor. Shibuya İstasyonu'nda heykeli dikilerek bir sembol haline gelen Hachiko, vermiş olduğu bu anlamlı mesajlar sebebiyle Japonya'daki okullarda ders olarak işlenmekte aynı zamanda. Eğer sizin de hayatınızda böyle bir can dostunuz varsa, ya da içinizde hayvanlara karşı ufak da olsa bir sevgi taşıyorsanız, bu kitabın uyandırdığı duyguları daha derinden hissedeceksiniz diye düşünüyorum. Belki de benimde kitaptan bu denli etkilenmemin sebebi geçen yıl kaybettiğim kedim Dico'yu bana hatırlatmasıdır...:((( Okurken gözyaşlarıma engel olamadığım o özel kitaplar listesinin en başına yerleşti bu kitap... Kesinlikle okumanızı öneririm...
Edebiyat
HachikoLeslea Newman · Yakamoz Yayınevi · 20222,634 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·224 syf.··
2026 2. kitabı
Haziran ayı programımızın ikinci haftasında inceleyeceğimiz modern bir kült: Dövüş Kulübü. Tüketim çılgınlığına, modern sistemin insanı tek tipleştiren çarklarına ve kimlik arayışına distopik, yeraltı bir pencereden bakan bu sarsıcı eserin künyesi ve sinematik detayları şu şekildedir: ​ Kitap Künyesi ​Kitap Adı: Dövüş Kulübü (Fight Club) ​Yazar: Chuck Palahniuk ​Orijinal Basım Yılı: 1996 ​Türkiye'deki Yayıncı: Ayrıntı Yayınları ​Sayfa Sayısı: ~224 (Baskıya göre küçük değişiklikler gösterebilir) ​Çevirmen: Elif Özsayar ​Tür: Roman / Yeraltı Edebiyatı / Psikolojik Kurgu ​ Film Künyesi ​Film Adı: Fight Club (Dövüş Kulübü) ​Yönetmen: David Fincher ​Vizyon Yılı: 1999 ​Başroller: Brad Pitt (Tyler Durden), Edward Norton (Anlatıcı), Helena Bonham Carter (Marla Singer) ​Süre: 139 Dakika ​IMDb Puanı: 8.8 / 10 ​ Kitap ile film arasındaki anlatım dili, son kısımlardaki kurgusal farklılıklar ve David Fincher'ın beyaz perdeye aktardığı o eşsiz kaotik atmosfer, yazılı analizlerimiz için harika bir malzeme sunuyor. Bireysel okuma ve izleme sürecinizde Tyler Durden karakterinin sosyolojik alt metnine dikkat etmeyi unutmayın! ​Keyifli okumalar ve iyi seyirler dileriz. SENTEZ ENTELEKTÜEL OTURUM | AYIN KİTABI KİTAP KİMLİĞİ Kitap Adı: Dövüş Kulübü (Fight Club) Yazar: Chuck Palahniuk Tür: Kurgu Sayfa Sayısı: 224 Odak Noktası: Tüketim Çılgınlığı, Kimlik Karmaşası, Nihilizm ve Modern Yabancılaşma ​ Soru: Yazarın bu eserde inşa ettiği düşünce dünyası, bugünün modern insanı için bir "çözüm" mü sunuyor, yoksa sadece "sorunu" mu derinleştiriyor? Cevap: Palahniuk, mobilya kataloglarında kaybolan modern insanın uyuşmuşluğunu yıkmak için şiddeti, acıyı ve dibe vurmayı bir uyanış yöntemi olarak sunar. Ancak Tyler Durden'ın vaat ettiği bu "özgürlük", sistemi yıkmaya çalışırken kendi faşizan
1000Kitap
Dövüş KulübüChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 202011,4bin okunma
Dostluğun ve paylaşmanın değerini hatırlatan bir eser...
10/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:29
Sardalye Sokağı, Amerika'nın Kaliforniya eyaletindeki Monterey kasabasının Sardalye Sokağı adlı bölgesinde yaşayan sıradan insanların hikâyesini anlatır. Romanın merkezinde, iyi kalpli fakat biraz dağınık ve işsiz güçsüz bir grup insan ile onların dostu olan biyolog Doc bulunur. Mack ve arkadaşları, Doc'un kendileri için yaptığı iyiliklere karşılık ona teşekkür etmek isterler. Bu amaçla Doc için bir kutlama düzenlemeye karar verirler. Ancak iyi niyetle yaptıkları ilk parti büyük bir karmaşaya dönüşür ve Doc'un laboratuvarı zarar görür. Bunun üzerine hatalarını telafi etmek isteyen grup, daha iyi bir kutlama hazırlamak için yeniden çalışır. Roman boyunca John Steinbeck, yoksul ama birbirine bağlı insanların dostluğunu, dayanışmasını ve hayatın küçük mutluluklarını anlatır. Büyük olaylardan çok karakterlerin günlük yaşamları, umutları ve ilişkileri ön plandadır. sıradan insanların sıcak ve samimi dünyasını mizahi bir dille anlatır. Olay örgüsü sade olsa da karakterlerin içtenliği ve insan ilişkilerinin gerçekçiliği eseri etkileyici kılar...
Alıntı
Sardalye SokağıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20174,156 okunma
Fransada siyasi komediya hekayəsi.
8/10
·150 syf.·
2026 41. kitabı
Damdan düşən bir kral, yoxsa səltənəti ələ keçirib xalqı “xilas edən” bir təlxək? John Steinbeck qələmini çox bəyənirəm. Komediya şouları kimi siyasi vəziyyətləri təsvir edən müəlliflərin yazılarını isə daha çox sevirəm. Bəli, bu həmin hekayədir. Sadə bir vətəndaş olan Pippin Heristal bir gün kapitalizmin tüğyan etdiyi bir dövrdə Fransada kral olur. Steinbeck ulduzları və ailəsini belə gözəl seyr etməyi sevən bir insanın başına gələnləri danışır; İstər ölkənin siyasi vəziyyəti, istərsə də (məzlum və ya xor baxılan) fəhlə sinfinin gündəmi olsun, müəllif bizə böyük ironiya ilə göstərir. Düşmənin bizə edə bilmədiyi şeyi biz özümüz edirik. Tamahkar, dağıdıcı uşaqlar kimi ad günü tortunu hər yerə səpələyirik. s.139 Müəllif Kısa Süren Saltanat-ın həm əvvəlki, həm də sonrakı mərhələlərini təsvir edir. Ben Bir Devrimciyim-də çox bəyəndiyim bir sitat əlavə etmək istəyirəm; İnsanın bilməli olduğu hər şeyi əzbərləməklə öyrənmək ən etibarsız və əbəs işdir. səh. 180 Mənim üçün kitab unudulamaz bir təcrübə və intellektual nəzərindən düşüncələrimi işə salmaq üçün əvəzsiz mənbə oldu deyə bilərəm; qısa və bənzərsiz bir hekayə, bir növ tragikomediya hadisələr silsiləsi olan bu kiçik həcmli hekayəni oxunulmasını tövsiyə edirəm. Müəllif məzlum fəhlə sinfi ilə adi münasibət və dramatik realizmdən kənara çıxır, tez-tez alleqorik və şən bir povest təklif edir. Hekayənin ən dərin qatlarına girəndə əslində hər bir insan ölkəsinin əsas problem vəziyyətini görə bilir və dəyişikliyi hiss edirik. Ancaq yeganə problem; Onlara şübhə toxumunun səpilməsidir. Bu hekayə, nə olacağını əvvəlcədən bilənlərin tragikomediyası idi.
Düşünce
Kısa Süren SaltanatJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2015812 okunma
BORGES’E YOL SORMAYIN, KAYBOLURSUNUZ!
7/10
·146 syf.··
2026 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:27
Borges çok az metinle çok büyük şeyler anlatır. Özellikle Yolları Çatallanan Bahçe, insanı düşündürür, durdurur, geri döndürür. İlk bakışta bir hikâye okuduğunuzu sanırsınız; sonra fark edersiniz ki aslında zamanın içinde dolaşıyorsunuz. Borges'in derdi yalnızca kelimelerle değildir; onun asıl meselesi zamandır. Hikâyelerinde zaman doğrusal olmaktan çıkar. Geçmiş, şimdi ve gelecek birbirine karışır. Bir yol başka bir yola açılır; o yol başka bir ihtimale. Her seçim yeni bir evren yaratır. Bugün internette bir bağlantıya tıkladığınızda açılan yeni sekmeleri düşünün. Her sekme başka bir pencereye, o pencere başka bir dünyaya açılır. Borges bunu internetten onlarca yıl önce hayal etmiş. Yolları Çatallanan Bahçe aslında bir tür hipermetin deneyimidir. Hikâyedeki yollar, gerçekte zamanın dallanıp budaklanan ihtimalleridir. Çok ileri görüşlü bir yazar. Bu yüzden Borges'i okurken bazen bilim kurgu okursunuz, bazen felsefe. Bir sayfada Doğu mistisizmine rastlarsınız, diğerinde İslam, Hristiyanlık ya da Yahudi düşüncesine. Rüyalar, aynalar, sonsuzluk, kader, zaman... Ne ararsanız vardır. Borges'in zihni o kadar doludur ki bazen kelimeler yetersiz kalır. K.Sayfa 139: "Borges'e en büyük keyfi veren şey, zihinle, rüyalarla, uzam ve zamanla böyle oynamaktır işte. Oyun ne kadar karmaşıklaşırsa, o kadar çok keyif alır. Sırası gelince rüyayı görenin de rüyası görülebilir. 'Zihin rüya görüyordu; gördüğü rüya Dünya'ydı.'" İşte bu yüzden Borges'e yol sormayın. Çünkü onun evreninde yollar mekâna değil, zamana çıkar. Haritalarla değil, ihtimallerle çizilir. Ve bir kez o labirente girdiniz mi, kaybolmak kaçınılmazdır. Belki de Borges'in istediği tam olarak budur: Yolunuzu bulmanız değil, kaybolmanız. Borges'in bu kısa kitapta bir çok öyküsü var. Fakat bir diğer dikkate değer
Edebiyat
Yolları Çatallanan BahçeJorge Luis Borges · İletişim Yayınları · 1995240 okunma