• Uygun olmayan bence nedir bilir misiniz? Gençlerin çoğunluğunda rastladığımız, tarih ve yurt bilinçsizliği! Ne tarihlerine sahip çıkıyorlar ne yurtlarına çoğunun gözü de, alıp başını gitmekte! Bu olsa olsa, yanlış eğitim düzeninin, onları ülkerine yabancılaştırmasından; tabii -çalışan kesim için- iş bulma imkânlarının mahdut olmasından ileri geliyor.
  • Kâzım Karabekir (23 Temmuz 1882, İstanbul – 26 Ocak 1948, Ankara) Baba mesleğini seçerek askeri öğrenim gördü.

    1902’de Harbiye Mektebi’ni, 1905’te Erkân-ı Harbiye Mektebi’ni birincilikle bitirdi ve kurmay yüzbaşı oldu. Kurmay stajını Manastır’da Üçüncü Ordu emrinde tamamladı.

    1907’de Enver Bey (Paşa) ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Manastır şubesini kurdu.

    1909’da, 31 Mart Olayı patlak verince, Hareket Ordusu’nun İkinci Tümen kurmay başkanı olarak isyanın bastırılmasında görev aldı.

    1912’de binbaşı rütbesiyle Balkan Savaşı’na katıldı.

    1914’te yarbaylığa, 1915’te albaylığa, 1918’de mirlivalığa (tuğ-tümgeneral) yükseldi.

    2 Mart 1919’da Erzurum’daki 15. Kolordu komutanlığına atandı ve Milli Mücadele hareketine katılan ilk komutanlardan biri oldu.
  • Bütün zayıf ve tatmin olunmamış insanların başına gelen şey, sonunda Sabahattin Ali'nin de başına geldi: Felâketinin suçunu cemiyete yükleyerek cemiyete düşman oldu ve onun ayakta durmasını sağlayan değerlere saldırdı. Cemiyete düşman olmuştu ya, onun başında bulunanlara da elbet düşman olacaktı. Bu sebeple bir manzume yazarak zamanın Cumhurbaşkanını ve bakanını hicvetti. Bize de okuduğu hicivden:
    İsmet girmedi mi daha kodese, Kel Ali'den hesap sorulmuş mudur beyti aklımda kaldı. Buradaki "İsmet" devrin Başbakanı İsmet İnönü, Kel Ali de Bayındırlık Bakanı ve İstiklâl Mahkemesi Başkanı Ali Çetinkaya'dır.
    Bir yandan da "torpil" arıyordu. Nihayet aradığını buldu. Dört yıllık öğrenim için gittiği Almanya'da 14 ay kalmış olduğu için Almancayı öğretmenlik edecek kadar bilemediği halde torpil hazretleri sayesinde kendisini Konya Ortaokuluna Almanca hocası tayin ettirmeğe muvaffak oldu. Boşboğaz olduğuğu söylemiştim. Bu huyu dolayısiyle hicviyesini orada da herkese okuduğu için sonunda ihbar edilip hapse girdi; öğretmenlikten çıkarıldı. Hapisten çıktığı zaman artık kelimenin bütün şümulü ile kominist olmuştu.
    Buna rağmen öğretmen olmak için yine Maarif Bakanlığına başvurmaktan geri kalmadı. O zamanın bakanı Hikmet Bayur: "Eski kanaatlerini değiştirdiğini bize ispat etmezsen sana iş vermeyiz." demiş. O da fikrini değiştirdiğini göstermek için "Varlık" dergisinin 15 Ocak 1934 tarihli 13'üncü sayısında "Benim Aşkım" diye bir manzume yayınladı. Dört dörtlükten ibaret olan ve:
    "Kısacası: Gönlümü verdim ulu Gaziye, Göğsümde şimdi yalnız onun aşkı yatıyor" diye biten bu şiir(!) le Sabahattin Ali fikrini değiştirmis, Hikmet Bayur da onun fikir değiştirdiğini kabul etmiş oluyordu. Onu tekrar bir vazifeye tayin ettiler. Doğru güzel bir hükûmetçilik oyunu idi. Herhalde benim anlamadığım bir "hikmet-i hükûmet" vardı. Ah bu hikmetler!... Onlar ne şahane hikmetlerdir...
  • Dünya’nın atmosferi dışında ve diğer gök cisimleri arasında yer alan, gök cisimleri hariç, evrenin geri kalan kısmındaki sonsuz olduğu düşünülen boşluğa verilen isim. Az önce uzay kavramının tanımını okuduk. Yıldızlar, gezegenler, galaksiler, meteorlar, fırtınalar…

    Adını duyduğumuz anlamını tam olarak bilmediğimiz unsurlara bir bütün olan uzay, insanoğlunun mantıksal gelişimine de öncülük etmiştir. Uzayı anlama, yorumlama hatta oraya ulaşma isteği bizi yeni buluşlara yönlendirmiştir.

    Tabii günümüzde üretilen filmlerin yüzde 60’ına da konu olarak Hollywood endüstrisinin kurtarıcısı olmuştur. Ama biz durumun bilim tarafındayız. ‘’Üç Soru Üç Cevap’’ serimizin bu bölümünde ay peynirli keklerden evrenin en soğuk yerine kadar bazı sorulara cevap aradık.

    Samanyolu Galaksisi kaç yıldıza ev sahipliği yapıyor ?

    Berrak bir bahar veya yaz akşamında gökyüzü ihtişamlı yıldızlar ile doludur. Sevdiğiniz insanlar ile ya da tek başınıza yıldızları saymak insana büyük zevk verir ancak,galaksilerdeki yıldızların sayısını net olarak hesaplamak biraz zor. Dünya’nın da içerisinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi içerisinde birçok yıldıza ev sahipliği yapıyor.

    Tabii bu yıldızların sayısını net olarak vermek imkânsız. Ancak bir galaksinin kütle ölçümünden yola çıkarak bazı tahminlerde bulunmak mümkün, bunun için de Kepler’in üçüncü yasası kullanılıyor: Bir gezegenin yörüngesel periyodunun karesi, dolandığı elipsin ana eksen uzunluğunun küpü ile doğru orantılıdır.

    Samanyolu’nun merkezi Güneş’ten yaklaşık 25-28 bin ışık yılı uzaklıkta. Yörünge hızıysa saniyede 220 kilometre. İşte bu bilgiler göz önüne alınarak yapılan hesaplamalar, Güneş’in Samanyolu’na göre olan yörüngesi içinde, Güneş benzeri yıldızların sayısının 100 milyar civarında olduğunu gösteriyor.

    Bu yörüngenin dışındakilerin toplamıysa 200 milyar kadar. Yani Güneş benzeri yıldızların sayısı toplamda 300 milyar gibi bir rakama karşılık geliyor. Tabii bu rakamın belirli özelliklerdeki yıldızları içerdiğini ve minimum sayıya karşılık geldiğini de unutmamak gerek.

    Kaynak: https://www.space.com/...n-the-milky-way.html , https://www.sciencefocus.com/space/

    Evrenin en soğuk yeri neresidir ?

    Ocak ayını ortaladığımız şu günlerde soğuk bizim için çok yabancı bir kavram değil. Ancak evren için soğukluk derecesi biraz daha fazla. Biraz dediğimiz de yaklaşık -250 derece! Bilim insanları, bir şeyi ne kadar soğutursak soğutalım mutlak sıfır olarak adlandırılan 0 kelvine (-273,15°C) yaklaşacağımızı ancak o sıcaklığa ulaşamayacağımızı söylerler.

    Fizik uzmanları, laboratuvar ortamında mutlak sıcaklığa hayli yaklaşmış durumdalar. Örneğin Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) Wolfgang Ketterle ve ekibi 2003 yılında, laboratuvar ortamında sodyum atomu içeren bir gazı mutlak sıfırın yaklaşık 2×10-9 derece üstüne kadar soğutmayı başardı.

    Tabii bu, yapay ortamda elde edilen bir rekor. Doğal ortamda keşfedilen en düşük sıcaklık ise 1995 yılında Dünya’dan beş bin ışık yılı uzaklıktaki Bumerang Bulutsusu’nda gözlemlendi. Ömrünün sonuna gelmiş bir yıldızdan fırlatılan bu toz ve gaz bulutu, Centaurus Takımyıldızı’nda bulunuyor. Gaz bulutunun hızlı bir şekilde genleşmesinin sonucu olarak hayli soğuyan ortamın sıcaklığı 1 kelvindi yani mutlak sıfırdan sadece 1°C fazlaydı.

    Kaynak: https://conversationstartersworld.com/space-trivia-questions/ , https://www.sciencefocus.com/space/

    Üçüncü sorumuz ise biraz daha çeşitli olacak. Kısa cevaplı ‘tip’ sorular;

    Ay’daki ayak izinin inç cinsinden boyutu nedir ?
    Ay’a ilk ayak basan isim Neil Armstrong, Apollo 11 görevi ile bu başarıya ulaşmıştı. Armstrong’un ayak izine inç cinsinden bakacak olursak; 13 x 6 in.

    1969 yılında ilk çıkartılan Ay ürünü nedir ?
    Ay’a çıkılmasının ardından film sektörü patlamış, pazarlamacılar hararetli çalışmalar içerisine girmiş ve herkes yeni ürünler çıkarmaya başlamıştı. Bu konuda ilk adım ise Baskin-Robbins adında bir dondurma şirketinden geldi. Şirket, ‘Ay Peynirli Kek’ ürününü piyasaya sürdü.

    Güneş sistemimizde kaç Ay bulunur ?
    Güneş sistemi birçok Ay barındırır. En büyük ay Jüpiter’in Ganymede’si ve en küçük ay Mars’ın Deimos’udur. Bu koca sistemde ise tam tamına 181 Ay bulunuyor.

    En kısa uzay uçuşu ne kadar sürdü ?
    Mayıs 1961’de Alan Shepard, NASA’nın Özgürlük 7 görevinde 115 mil yukarı çıktı. Bu görev 15 dakika sürdü ve en kısa uzay uçuşu olarak kayıtlara geçti.

    Uzayda en fazla kaç gün kalındı ?
    Ocak 1994’ten Mart 1995’e kadar uzayda kalan ValeriPolyakov toplam 437 gün ile rekor kırdı.

    Kaynak: https://conversationstartersworld.com/space-trivia-questions/

    Yazının başında da belirttiğimiz gibi; uzay, içinde barındırdığı bütün unsurlar ile birlikte bizim hayatımıza etki ediyor. Beyaz perdeden laboratuvara; reaksiyonlardan keklere kadar her yerde karşımıza çıkıyor. ‘Üç Soru Üç Cevap’ serimizin bu bölümünde de uzay ile ilgili bazı ilginç bilgileri derledik. Yorum ve görüşlerinizi iletimizin altına lütfen belirtiniz.

    Editör / Yazar: Kuzey Kılıç (@KuzeyGencc)
    Kaynak: Beyinsizler Uygulaması
  • 1- Şanslı
    2- Azimli
    3- Deli
    4- Cimri
    5- Neşeli
    6- Sinirli
    7- Teknolojik
    8- Psikopat
    9- Sakin
    10- Yorgun
    11- Utangaç
    12- Titiz
    13- Sempatik
    14- Zeki
    15- Uysal
    16- Bıkkın
    17- Yalnız
    18- Gıcık
    19- Saf
    20- Kurnaz
    21- Olağanüstü
    22- Hırslı
    23- Cömert
    24- Kitap kurdu
    25- Aşık
    26- İyilikçi
    27- Öfkeli
    28- Havalı
    29- Yakışıklı
    30- Güzel
    31- Küçük


    Ocak: Patates
    Şubat: Şoför
    Mart: Penguen
    Nisan: Uzaylı
    Mayıs: Yıldız
    Haziran: Bakteri
    Temmuz: Ejderha
    Ağustos: Çorba
    Eylül: Balık
    Ekim: Soğan
    Kasım: Civciv
    Aralık: Limon
  • 76 syf.
    ·1 günde·Beğendi·8/10
    Hikaye albay, eşi, oğlundan kalan horoz arasında ama zengin Sabas ve doktor bey' in konuşmalarıyla da renk katılmış.

    Gazetelerin gerçekleri yazmadığı, sokağa çıkma yasağının olduğu her şeye bir çanı olan bir ülke.

    Emekli bir albay ama emeklerinin karşılığını, 15 yıldır her cuma bıkmadan usanmadan gittiği limandan devletinden gelecek bir mektup ile almayı bekliyor "emekli aylığını," bu yüzden hep yeni bir umutla gidiyor, sabırla gidiyor ve siz de o mektubu albay ile birlikte umutla bekliyorsunuz. (Her ne kadar da kitabın adı kitap hakkında bilgi verse de umut işte)

    Albayın sabrı ve umudunun eşince tanımı tam bizlik; "Bir mektubu on beş yıl bekleyebilmek için insanda bir öküzün sabrı olmalı, sende olduğu gibi."

    Yokluk, yoksulluk. Hazırdakiler de tükenince geçinebilmek için evlerinde paraya çevrilebilecek ne varsa satma düşüncesi içindeler. Horoz dövüşü yüzünden hayatını kaybeden oğullarından kalan horozu da var bu yokluğun içinde, yeri geliyor mahalledeki gençler karşılıyor horozun yemeğini, yeri geliyor kendi boğazlarından kısıp, onu doyurmaya çalışıyorlar. Onun horoz dövüşünden gelecek para da başka bir umutları...
    Horoz albayın vazgeçemediği, karısının gözünün çöpü.
    Albay umut dolu, sabırlı, kadın umutsuz, sabırsız...
    Yoksulluğun verdiği çaresizlik, hep bir umuda bel bağlama...

    Onu bunu satmayı teklif eden, hiç bişeyin satılamayacağını düşündükçe ne yapacaklarını soran, horoz dövüşü kaybederse yine ne yapacaklarını soran, aç kalmaktan korkan, yorgun, hasta ve sabrı taşan eşine albayın (bu ana ulaşması yetmiş beş yılını -dakika dakika, yaşamının yetmiş beş yılını almıştı. Yanıtlarken yalın, açık ve yenilmez hissetti kendini.)
    "Elinin körünü."
    Verdiği cevap ve bu cevap ile sonlanıyor kitap. Sonlanıyor da, bitiyor bitiyor da 44. gün, ocak gelmeden, ocağın yirmisi gelmeden...

    Bir mektup yazalım albaya ve postacı desin ki "albaya mektup var."

    Ve her zaman bana, gördükçe, hissettikçe, düşündükçe acı veren ve dünyadaki en kötü şey olduğuna inandığım şey "çaresizlik," Allah kimseyi çaresiz bırakmasın..."

    Hanginiz daha çok yoruldunuz bilemedim ki...

    Aklımızda da bulunsun
    -Sevgiyi bilmeyenden uzak dur.
    "Aldırma albay. Sevgiye güven."-
  • ANTARKTİKA

    Antartika soğuk ve ıssız olabilir, ama bu sizi şaşırtmayacağı ve eğlendirmeyeceği anlamına gelmiyor!

    1. Antartika'da çalışabilmek için apandistinizi ve 20 yaş dişlerinizi aldırmanız gerekir.

    2. Antartika dünyanın en kurak yeridir.

    3. Antartika kendi internet alan adına (.aq) sahiptir.

    4. 53 milyon yıl önce, Antartika kıyılarında palmiye ağaçları yetişiyordu.

    5. Metallica grubunun kıtada Freeze 'Em All adıyla kısa bir performans sergilemişliği var.

    6. Eskiden Antartika'da bir nükleer santral bulunuyordu.

    7. Antartika'nın kendine ait bir itfaiye teşkilatı var.

    8. Kıtada hayatta kaldığı belirlenen 1150 farklı mantar türü bulunuyor.

    9. Teknik olarak Antartika gezegendeki tüm zaman dilimlerini içeriyor.

    10. Antartika'da hiç kutup ayısı yaşamıyor. Kutup ayıları kuzey kutbunda yaşıyor.

    12. Kıtadaki en soğuk gün olan 21 Temmuz 1983'te sıcaklık -89,2 dereceydi.

    13. Antartika en geniş beşinci kıta olup Avrupa ve Avustralya'dan daha büyüktür.

    14. Kıtanın yüzde 99'u buzlarla kaplıdır ama buzun altında kara vardır.

    15. Dünya'daki tüm tatlı suyun yüzde 70'i Antartika kıtasındadır.

    16. Transantartik dağları Antartika'yı doğu ve batı olarak iki bölüme ayırıyor.

    17. Antartika'nın varlığı 1820'ye kadar hiç bilinmiyordu.

    18. Norveçli kaşif Roald Amundsen 14 Aralık 1911'de Güney Kutbu'na ulaşarak bunu başaran ilk insan olmuştur.

    19. Gizli görüşmelerden sonra 12 ülke kıtayı barışçıl amaçlarla kullanma konusunda bir anlaşma imzalamıştır.

    20. Ocak 1978 doğumlu Emilio Palma, kıtada doğan ilk insandır.