Size Bir Fikir Adamından, Ve Kelâmın Silahtan neden ağır geldiğini hayatıyla ispat eden bir Mütefekkirden Bahsetmek İstiyorum. 26 Mayıs 1904'de tevellüd eyledi ve Rahmeti Rahmana 25 Mayıs 1983'te kavuştu Üstad Necip Fazıl. Bugün Senei devriyesi,Rahmetle, dua ve hürmetle anıyoruz. Üstad Necip Fazıl gençlik çağlarında dönemin en iyi denilebilecek Üniversitelerinde okudu, edebiyat, tiyatro alanında kendini çok geliştirdi. Taki Bir Allah dostunun bir nazargâhına değene dek.. 1934 Yılında Abdulhakim Arvasi Hz. İle tanıştı ve dilinden şu mısralar dökülüverdi ; Bana bir kerecik yakan gözlerle baktınız,Ruhuma büyük temel çivisini çaktınız." Abdulhakim Arvasi Hz. İle Tanıştıktan sonra ruhundaki o Arayış İle hayatı değişti. Yüreğinde taşıdığı o Aşk ve vecd İle Bizlere " Genç adam at yorganını üstünden sana uyku haram!" Diyerek davasını ve mukaddesatını koruyan tüm gençlere bir model Oldu. Yazdığı tüm şiirlerin aslında bir anlamı olmadığını anladığında " Anladım işi, sanat Allah'ı aramakmış; Marifet bu, gerisi yalnız çelik,çomakmış." Diye Yazılan kelamın, düşünülen her fikrin,söylenen her sözün mânâ planında Allah için olması gerektiğini bizlere söylemiştir. Büyük doğu dergisini çıkardıktan sonra Yakın tarihin karanlık sayfalarını edebi dille çok güzel ifade etmiş, bunun için Osman Yüksel Serdengeçti ile birlikte mahkemelere çıkmış, Ve Ruhunda Bulduğu Allah sevgisi ile, ve aklının feraseti ile Bu toprakların Evlatlarına Derdini yaşayarak anlattı. Eğer bu ülkede Yakın tarihin karanlık sayfalarına rağmen Hâlâ Ezanı Muhammediyye,Ve Mukaddesatı Diniyye için canını verecek binlerce genç Varsa Bunun En büyük Öncülerindendir Necip Fazıl. Şunu Asla Unutmayacağız ; Bedenler Ölecek,Ruhlar ise Bâki. İslamiyet ruhumuzdur. Bu yüzden Bizlere Dava, şuur,aksiyon, cihad ve mukaddesat