AİİT-II
5 Aralık 1934 tarihinde anayasada yapılan değişiklikle kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.
Tarih
​"Kişisel trajedini unut. Hepimiz en başından beri lanetlenmişiz zaten. Ciddi anlamda yazabilmek için önce cehennem gibi acı çekmen gerekir. Ama o kahredici acıyı hissettiğinde onu kullan, onunla hile yapma." (Scott Fitzgerald'a yazdığı bir mektuptan, 1934)
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
ETH-Zürih Konferansları, 1934
İki kişi düşünün. Biri binlerce kitap okumuş olsun, diğeri hiç okumasın. Binlerce kitap okuyan kişi okuduklarının hepsini unutmuş olsa bile hiç okumayan kişiden farklı olacaktır… çünkü bilinçdışı kayıt tutar. Carl Gustav Jung
Psikoloji
Ha Tüfeği Olmayan Asker , Ha Öfkesi Olmayan Fikir !
Size Bir Fikir Adamından, Ve Kelâmın Silahtan neden ağır geldiğini hayatıyla ispat eden bir Mütefekkirden Bahsetmek İstiyorum. 26 Mayıs 1904'de tevellüd eyledi ve Rahmeti Rahmana 25 Mayıs 1983'te kavuştu Üstad Necip Fazıl. Bugün Senei devriyesi,Rahmetle, dua ve hürmetle anıyoruz. Üstad Necip Fazıl gençlik çağlarında dönemin en iyi denilebilecek Üniversitelerinde okudu, edebiyat, tiyatro alanında kendini çok geliştirdi. Taki Bir Allah dostunun bir nazargâhına değene dek.. 1934 Yılında Abdulhakim Arvasi Hz. İle tanıştı ve dilinden şu mısralar dökülüverdi ; Bana bir kerecik yakan gözlerle baktınız,Ruhuma büyük temel çivisini çaktınız." Abdulhakim Arvasi Hz. İle Tanıştıktan sonra ruhundaki o Arayış İle hayatı değişti. Yüreğinde taşıdığı o Aşk ve vecd İle Bizlere " Genç adam at yorganını üstünden sana uyku haram!" Diyerek davasını ve mukaddesatını koruyan tüm gençlere bir model Oldu. Yazdığı tüm şiirlerin aslında bir anlamı olmadığını anladığında " Anladım işi, sanat Allah'ı aramakmış; Marifet bu, gerisi yalnız çelik,çomakmış." Diye Yazılan kelamın, düşünülen her fikrin,söylenen her sözün mânâ planında Allah için olması gerektiğini bizlere söylemiştir. Büyük doğu dergisini çıkardıktan sonra Yakın tarihin karanlık sayfalarını edebi dille çok güzel ifade etmiş, bunun için Osman Yüksel Serdengeçti ile birlikte mahkemelere çıkmış, Ve Ruhunda Bulduğu Allah sevgisi ile, ve aklının feraseti ile Bu toprakların Evlatlarına Derdini yaşayarak anlattı. Eğer bu ülkede Yakın tarihin karanlık sayfalarına rağmen Hâlâ Ezanı Muhammediyye,Ve Mukaddesatı Diniyye için canını verecek binlerce genç Varsa Bunun En büyük Öncülerindendir Necip Fazıl. Şunu Asla Unutmayacağız ; Bedenler Ölecek,Ruhlar ise Bâki. İslamiyet ruhumuzdur. Bu yüzden Bizlere Dava, şuur,aksiyon, cihad ve mukaddesat
Din
Uluönder Gazi Mustafa Kemal Atatürk CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR..! Demişti. Ama ne var ki siyasal dinciler aydınlamanın önünü kesmek için şeytan ile bile iş tutmuştur. Bugün şu tarkat şeyhlerinin altını kurcalayonca milyar dolar sahibi çıkıyorlar. Ama insanları müthiş hipnotize edyorlar. Misal İsmail Ağa cemaati lideri nin şifa dağıttığını söylediler fakat adamı yerden 4 kişi zor kaldırıyordu. Adamın şifa anlamında kendisine faydası yok örnek gözlerinin önünde ama şifa dağğıtığınanandılar. Atatürk ve laik ülke siyasal hiç bir dincinin işine gelmez. Köy enstitüleri kurulduğunda çarıkla buraya giren çocuklar günü gelince genelkurmay başkanı öğretmen mühendis vs işte böyle yetiştirdiler o çocukları. ATATÜRK DÖNEMİNDE KURULAN 46 FABRİKA (1923–1938) Aşağıdaki tablo, Atatürk döneminde kurulan tüm fabrikaları yıllarına göre sıralı biçimde göstermektedir. Her biri, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının yapı taşlarını oluşturmuştur. # Fabrika Adı Kuruluş Yılı 1 Ankara Fişek Fabrikası 1924 2 Gölcük Tersanesi 1924 3 Şakir Zümre Fabrikası 1925 4 Eskişehir Hava Tamirhanesi 1925 5 Alpullu Şeker Fabrikası 1926 6 Uşak Şeker Fabrikası 1926 7 Kayseri Uçak Fabrikası 1926 8 Kırıkkale Mühimmat Fabrikası 1927 9 Bünyan Dokuma Fabrikası 1927 10 Eskişehir Kiremit Fabrikası 1927 11 Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası 1928 12 Ankara Çimento Fabrikası 1928 13 Ankara Havagazı Fabrikası 1929 14 İstanbul Otomobil (Ford) Montaj Fabrikası 1929 15 Kayaş Kapsül Fabrikası 1930 16 Nuri Killigil Tabanca, Havan ve Mühimmat Üretim Tesisleri 1930 17 Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası (Genişleme) 1931 18 Eskişehir Şeker Fabrikası 1934 19 Turhal Şeker Fabrikaları 1934 20 Konya Ereğlisi Bez Fabrikası 1934 21 Bakırköy Bez Fabrikası 1934 22 Bursa Süt Fabrikası 1934 23 İzmit Paşabahçe
SIRADIŞI KÂŞİF TESLA: İSTİKBÂL METAFİZİKİNDİR..
(...) TELEGRAM’ın beynin ELEKTROMANYETİK faaliyetini taklid ettiği ve bu tür dalgalarla beyne tesir ettiği açıktır. Ancak TELEGRAM’da elektromanyetik enerjiye ilâveten “psikotronik enerji” veya başka birtakım “meçhul” enerji ve dalgalar da kullanılmakta mıdır; işte bazı uzmanlarca tartışılan bir mesele de budur. Bu tartışmayla birlikte öne çıkarılan isim ise, “SIRADIŞI” meşhur mucid Nikola Tesla Hani hepimizin kulağına küpe olması ve hem TELEGRAM hem de istikbâldeki medeniyetimiz bakımından daha da derinden idrâk edilmesi gereken şu çarpıcı tesbitin sahibi dev ilim adamı: “Bilim, fizikî olmayan fenomenler üzerinde çalışmaya başladığı zaman, bir on senelik zaman dilimi içinde, var olduğu bütün asırlar boyunca yapmış olduğu gelişmeden daha fazlasını yapacaktır.” Haykırdığı ve aslında “biz”e yakışan bu prensibi lâfta bırakmamış, çığır açıcı ve hayranlık uyandırıcı sayısız “icâd”a tam da bu prensible imza atmıştır Tesla. Onun hikâyesi, bildik “fizik” dünyasının kurallarıyla ve diğer “fizik” uzmanlarının tarzıyla çoğu zaman barışmaz, hattâ çoğu zaman “inanılmaz” bir nitelik belirtir. Ne var ki, bugünkü dünya hâkimleri onun “sıradışı” hayatına, sözlerine, araştırmalarına ve buluşlarına gülüp geçmemiş, aksine şimdi her ân karşımıza çıkan teknolojik ürünlerde onun buluşlarını temel almış, üstelik TELEGRAM’ı doğuran esrarengiz teknolojiyi oluştururken belki en büyük ilhâmı da ondan almış veya çalmıştır. Aslına bakılırsa, bugünkü fizikçilerin pîri Newton bile kendi çapında bir simyacı ve hermetik sayı hesablarıyla kehânet kitabı yazan bir “ezoterist”tir. Aytunç Altındal’ın “gizli ilimler”in Batı dünyasındaki macerasını ele aldığı Bir Türk Casusunun Mektupları adlı eseri, birbirinden çarpıcı malûmatla doludur bu bakımdan. __“Çöpçü” yetiştirmeyi materyalist akademilere havâle ederek,
Nikola Tesla