1949 yılı için tarımsal hasada dair rakamsal veriler kasti bir şekilde düşük gösterildi; ancak tarımsal üretimin seviyesi, gerçekte, 1930’lu yıllardaki seviyenin dahi altına inmişti. Ancak Mao’nun isteği Sovyetler Birliği’ni geçip ona fark atmaktı. Bu yüzden “Büyük İleri Atılım” denen bir kalkınma planına girişti. Mao’ya göre bu plan çerçevesinde amaç, Çin’in çok hızlı bir şekilde, neredeyse bir gecede, sanayileşmesini sağlamaktı. Partideki yoldaşlarından bazıları, daha yavaş ve zamana yayılan bir yaklaşımı önerdiklerinde Mao’nun yaptığı şey, onları partiden tasfiye etmek oldu. Stalin’in ölümünden sonra 1953’te iktidarı ele alan yeni Sovyet lider Nikita Kruşçev bile programında ısrarcı olmaması konusunda Mao’yu uyarmıştı. Kruşçev, bu planla Mao’nun “dünyayı –özellikle de sosyalist dünyayı– dehası ve liderliği ile etkileme” amacı taşıdığı-nın pekâlâ farkındaydı. Kruşçev, Stalin’in tarım politikalarının ülkeye verdiği zararın ne olduğunu çok iyi biliyordu ve zaman içerisinde bu sıkı politikaların çoğunu gevşetmeye çalıştı. Ancak Sovyetler Birliği ile Çin arasında gitgide büyüyen rekabet, Mao’nun yalnızca Stalin’in sözde başarılarına erişmekle yetinmediğini, bunun üzerine çıkıp Sovyetler’e fark atma amacında olduğunu gösteriyordu. Mao bir yıla kalmadan tarımsal üretimin çelik üretimiyle birlikte kendini ikiye, hatta üçe katlayacağı vaadinde bulundu.